Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
611

Fight Club ve A Beautiful Mind filmlerini es geçiyoruz çünkü izlediğinizi biliyoruz. Psikoloji konusunda ilgiliyseniz aşağıdaki filmlerden izlediklerinizin olması muhtemel, izlemediklerinizi de izlemeniz gerektiğini düşünüyoruz. Eski ve yeni tarihli adlarından çokça söz ettiren 5 filmi mixledik, keyifli izlemeler dileriz.

1- The Machinist (Makinist)

Makinist filmini, rolü için Christian Bale’in normalin dışında zayıflamasına şaşırarak izlemiştik. Çağımızın hastalığı desek yanılmamış olacağımız “insomnia” hastalığının konu alındığı film, zihinlerimizde uykusuzluğun doğuracağı sonuçları ve insan psikolojisinin bu durum karşısında aldığı cepheleri bize sunmakta. İnsomnia, uykusuzluk olarak biliniyor. İnsomnia yanında bir de uykusuz kalmanın getirdiği bilinç kontrolsüzlüğü de insanı iyice çıldırtan bir duruma dönüşebiliyor.

Film, 2004 İspanya yapımı. Filmin ana karakteri Trevor Reznik, sanayide çalışmakta. Yaklaşık bir yıldır düzgün uyku uyuyamayan Trevor, bilincinin iplerini tutmakta zorlanmakta ve halüsinasyonlar görmeye başlamaktadır. İş arkadaşlarıyla arası da bir kaza yüzünden bozulunca paranoya sınırlarını tekrar çizen nitelikteki beyin fırtınaları kaçınılmaz olmuştur.

Filmin bize sorduğu bir soruyu, biz de tekrar size soralım: “How do you wake up from a nightmare if you’re not asleep?”

 

2- Split (Parçalanmış)

James Mcavoy’un akıllara kazınan performansıyla izlediğimiz filmde baş kahramanımız “disosiyatif kişilik bozukluğu” ya da “disosiyatif kimlik bozukluğu” denilen çoklu kişilik bozukluğuna sahip. DKB, kimliğin ve algının bölünmesidir. Kişi farkında olarak ya da olmayarak tek bedende farklı kişilikler geliştir.

Film, 2016 Amerika yapımlı. Baş kahraman Kevin, bu hastalığın farkındadır ancak rahatsızlık Kevin’ın kontrolü dışında ilerlemektedir. Kevin’ın aldığı psikolojik destek farklı kişiliklerin bilinci ele almasıyla ilerleyince, tedavi süreci geçersiz kılınmakta ve ortaya yeni karakterler çıkmaktadır. Tehlikeli bir karakterin, 3 kızı kaçırmasıyla gelişen olaylar ve olayların altındaki ana sebepler. Spoiler olmasın ve izlerken sayıyı duyunca şaşırın diye kaç kişilikli olduğunu söylemiyoruz. Filmin sizi içine çekeceğinden ise şüphemiz yok.

 

3- Black Swan (Siyah Kuğu)

Filmin başrolü Natalie Portman ve Portman’ın bu filmdeki efsanevi oyunculuğu ona hem Altın Küre hem Oscar kazandırdı. 2010 Amerika çıkışlı film, mükemmeli aramanın ve mükemmele ulaşmanın zorluğu ve mükemmelliğin sonuçları arasında bizi kendine çekiyor.

Nina, filmdeki başrolümüz, prenses mi prenses, kibar mı kibar bir genç kızdır. Hayatını baleye ve balede gelişmeye adamıştır. “Mükemmelliyetçilik” tutkusuyla yanıp tutuşan Nina, kendini yeterince iyi görmemektedir. Anne faktörü de dahildir bu mükemmeliyetçiliğe, hele ki annesi eski ve hırslı bir balerinken mükemmelliyet en ufak şeyde gerekli kılınmıştır. Sürekli kontrol altındaki bir kız “helikopter anne” modeliyle içsel sorunları yüzünden geliştirdiği mükemmel olma isteğiyle doludur.

Film, 2010 Amerika çıkışlı. Filmde yeni bir gösteri için ana kuğuya ihtiyaç vardır, bu ana kuğu hem iyi kuğu hem kötü kuğu niteliğinde beyaz ve siyah kuğunun tek kişi tarafından canlandırılması demektir. Nina’mız hanım hanımcık kişiliği ile iyi kuğu olarak doğmuştur zaten ancak derinlerde gizlediği o kötü kızı ortaya çıkarabilecek midir? Herkesin derinlerde bastırdığı tutkular var, Nina bunları derinlerden söküp gün ışığına çıkarmak zorunda. Tek rakibinin kendisi olduğunun farkına geç varacak ancak o her zaman bahsettiği “sadece mükemmel olmak istiyorum” sözlerini gerçekleştirecektir, fakat bunun sonuçları beklenenden farklı ilerlemektedir.

 

4-Memento (Akıl Defteri)

Karınız öldürülmüş, olaya dair tüm detayları hatırlıyorsunuz ve kimin öldürdüğünü bulmaya çalışıyorsunuz. Önünüzde, sizden kaynaklı ufak bir engel. “Amnezi”. Hafıza kaybı. Geçmişe dair olayları hatırlıyorsunuz ama yakın tarihli olaylarda tık yok. 15 dakika önce neredeydiniz, ne yapıyordunuz bilmiyorsunuz, hatırlayamıyorsunuz. E işler zorlaşıyor tabi. Minik notlar alarak, fotoğraflar çekip altına tarih saat isim olay yazarak devam ediyorsunuz hayatınıza. Başrolümüz Leonard, hafıza kaybına rağmen karısını öldürenleri bulabilecek mi?

2000 yılı Amerikan yapımı, Christopher Nolan’ın hem yazdığı hem yönettiği film, 117 eleştirmen tarafından “21. Yüzyılın En İyi Filmleri” listesinde 25. sıraya layık görülmüş ama izledikten sonra sizin için kaçıncı sırada olur bilemeyiz tabi.

 

5- Girl, Interrupted (Aklım Karıştı)

Başrollerde Angelina Jolie ve Winona Ryder varken, neyle ilgili olduğuna bakılmadan izlenilesi bir film olsa da, film, bir genç kızın 18 aylık akıl hastanesi sürecini ve bu hastanede yaşadıklarını anlatmakta. Başrolümüz “borderline” sendromlu. Borderline duygu durumu değişkenliği temelli, hayatı çekilmez  kıldığı söylenilen “ya siyah, ya beyaz” düşünce tarzlı bir psikolojik bozukluk. Başrolümüz kendi isteğiyle hastaneye yatmış ancak hakkındaki düşünceleri reddetmekte ve neler olduğunu çözmeye çalışmakta. Sorunu öğrenmesi, reddetmesi, dostlarının desteği aşamalarının her birinde duygu patlaması yaşayabilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler.

İzledikten sonra, şuradan bu film hakkındaki yazımıza da ulaşabilirsiniz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
611

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here