HALİKARNASSOS, HALİKARNASSOS MAUSOLEUM

HALİKARNASSOS, HALİKARNASSOS MAUSOLEUM
  • 2
    0
    0
    0
  • HALİKARNASSOS

    Antik dönemde batı Anadolu’nun önemli kentlerinden birisi olan Halikarnassos, Bodrum’un şehir merkezinde bugünkü modern yerleşimin kurulduğu alanda yerleşiktir. Başlangıçta Dor yerleşimi olan Halikarnassos, İonyalıların etkisi altına girmiş ve İ.Ö. 5. yüzyıldan itibaren İon kenti olarak anılmaya başlamıştır.

    İ.Ö. 545 yılında Pers hakimiyetine giren kent, bir süre tiranlar yönetiminde kaldı. Pers kralının emriyle bölgenin, İ.Ö. 395 yılında satraplık haline getirilmesi ile Kindyalı Hyssaldomos’un oğlu Hekatomnos, Mylasa’da Karia Satrabı oldu. İ.Ö. 377 yılında ölümü ile yerine oğlu Maussollos geçti. Maussollos, başkenti Mysala’dan Halikarnassos’a taşıdı. Oldukça büyük sınırlara sahip, Yunan “polis” örneğinde baştan sona yepyeni bir kent inşa etti. 

    Bölgede bulunan 8 Leleg kentinden altısının halkını zorla Halikarnassos’a taşıdı. Satraplığı döneminde kenti anıtsal yapılarla donattı. 

    Mausolos öldükten sonra sırasıyla yönetim önce II. Artemisia , ardından Büyük İskender’e geçer. İskender ise Alinda Kraliçesi Ada’yı bütün Karia bölgesinin hâkimi yapar. İskender’den sonra II. Ptolemaios’un hâkimiyeti altına giren Halikarnassos Roma döneminde Rodos yönetimine verilmişse de bağımsız kabul edilmiş. MÖ 1. yüzyılda korsanların akınları yüzünden fakirleşen kentin yeniden canlanması Augustus zamanında olur. M.S. 4. yüzyılda Roma eyaletleri düzenlenirken Karia ayrı bir eyalet, Halikarnassos metropolisi Aphrodisias olan bu eyalete bağlı bir şehir olur.Ve şehir 11. yüzyılda Türklerin eline geçer. 1402 yılında Rodos Şövalyeleri tarafından ele geçirilen şehrin,eski Dor akropolünün olduğu yerde kale inşa edilir. Kale, Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos’u almasına kadar şövalyelerin elinde kalır.

    Kent genel olarak güneyde denize kuzeyde ise dağlara yaslanmış bir görünüme sahiptir. Kent planını bize belki de en güzel benzetmeyle Vitruvius anlatır. Vitruvius kenti bir tiyatroya benzetir. Tiyatronun diazoması Halikarnassos’u kuzeyde kuşatan dağlar ve orkestra bölümü de yerleşimin olduğu kısımdır.

     

    Resim 1. Antik Kentler ve Halikarnassos’un Yeri

    Resim 2. Halikarnas Antik Kent Planı

    HALİKARNASSOS’DA BULUNAN YAPILAR

    Mydnos (Mindos) Kapısı


    Myndos Kapısı’nın MÖ 360’larda yapıldığı sanılmaktadır. Halikarnassos'un batısında, kentin giriş kapılarından biridir. Halikarnassos şehir surlarının en önemli yeridir. Halikarnassos‘un iki giriş kapısından biridir. Günümüze kadar sadece duvar kalıntıları kalmıştır. Özel şirketlerin sponsorluğunda kazı ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Büyük İskender şehri kuşatmaya M.Ö. 333 yılında bu kapıdan girmiştir. 

    Tiyatro


    Klasik çağdaki Bodrum'dan günümüze ulaşabilen tek yapı olan Antik Tiyatro'dur. Bodrum'un ortasındaki Göktepe dağının güney eteklerindeki bu tiyatro, Anadolu'nun en eski tiyatrolarından biridir. 1960'larda bir grup Türk tarafından restore edilen bu tiyatro,(En son restarasyonu Bodrum Belediyesi, Ericsson ve Turkcell işbirliği ile gerçekleştirilmiştir) günümüzde de Bodrum'daki bir çok festivale sahne olmaktadır. Tiyatronun ilginç nitelikleri arasında, oyunlardan önce Dionysos  uğruna kurbanların kesildiği sunağı ve bazı koltukların arasındaki, belki de gölgelik olarak kullanılmış olabilecek delikleri sıralayabiliriz. Her koltuk arasında 40 cm.'lik bir mesafe bırakılmış olan tiyatro 13.000 kişi kapasitelidir. Helen döneminden günümüze gelen önemli kalıntılardan biridir. Kapasitesi 13.000 kişiliktir. 3 ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar Sahne, Orkestra ve Oturma yeridir. Bina uzun dikdörtgen bir yapıdır. Her iki uçta oyuncuların gireceği birer kapı bulunmaktadır. Bunlardan başka 3 ana giriş kapısı bulunmaktadır.1973 yılında yapılan kazılardan sonra açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.

    Resim 3. Mydnos (Mindos) Kapısı

    Resim 4. Mydnos (Mindos) Kapısı

    Resim 5. Tiyatro’dan Kentin Görünümü

    Resim 6. Tiyatro Caveası

    Resim 7. Tiyatro Sahnesi

    Resim 8. Tiyatro Diazoma

    HALİKARNASSOS MAUSOLEUM

    Bu anıtsal mezar’ın Mousollos hayattayken yapımına başlanmıştır. Mousollos öldükten sonra II. Artemisia yapımına devam etmiştir.

    Mausoleum hakkındaki en önemli bilgileri Vitrivius ve Pilinius’un eseri ‘’Naturalist Historia’’ dan (M.S. 75) alıyoruz.Yapının çevre duvarı beyaz mermerden oluşur. Yapı 3 bölümden oluşmakla birlikte yapının girişi anıtsal bir proplyon’dan oluşuyor. Bu bölümler;

    1) Basamaklı Podium

    2) 36 sütunla çevrili, tapınak benzeri bir ana kısım.

    3) Piramit formlu, 24 basamaktan oluşan çatı konstrüksiyonu ve onun üzerinde 4 atın çektiği bir at arabası ve hemen arkasında Mousollos ve Artemisia oldukları düşünülen iki adet heykeller.

    Yapının toplam yüksekliği 55 metre, kuzeydeki uzunluğu 242 metre, güneydeki genişliği 105 metredir. İç kısımda 8x9 metre boyutlarında mezar odası yer almaktadır.

    Kolonlarıyla Yunan mimarisini, piramit şeklinde çatısı ile Mısır mimarisini birleştiren bu yapı antik dünyayı o derece etkilemiştir ki bundan sonra yapılan tüm anıtsal mezarlara ‘’mausoleum’’ adı verilmiştir. 

    1402’de Saint Şövalyeleri yapıyı yıkık bulurlar ve taş ocağı olarak kullanırlar. Tüm taşları sökerek Bodrum Kalesini yaptılar.

    KAZI ÇALIŞMALARI

    Bugün mezar odasının girişini kapatan iki tonluk dikdörtgen bloklardan biri koridorun içinde görülmektedir. İngiliz araştırmacı Charles Thomas Newton 1856-1857 yıllarında burada yaptığı kazı sırasında taş bloğu orijinal yerine götürmüştür. Kazı sırasında bulduğu kabartmaları, Mausolos ve Artemisia'nın heykellerini, dört atlı arabanın parçalarını British Museum'a götürmüştür.

    Daha önce Lord Stratford Canning (Türkiye'de bulunan İngiltere Büyükelçisi), 1846 yılında Padişah Abdülmecit'ten aldığı izinle Bodrum Kalesi'nin duvarlarında görülen Mausoleion kabartmalarını da Londra'ya götürmüştür. Bugün yarı kapalı sergi salonunda, geçen yüzyıl buradan götürülen kabartmaların ne yazık ki alçı kopyaları sergilenmektedir.

    Çukurun güneyinde bulunan ana kaya içine oyulmuş merdivenler burada Mausoleion'dan önce mevcut olan başka bir mezar anıtına aittir. Mausoleion'un yapımı sırasında burası kesilerek örtülmüştür. Ana kaya çok yumuşaktır, yer yer dökülmektedir. Merdivenin dibinde sağda görülen kapı ana kaya içine oyulmuş bir koridora açılmakta koridorun sonunda Arkaik Devre ait (MÖ 6. yüzyıl) bir mezar odası bulunmaktadır. Kapı girişinde ve merdiven duvarlarında görülen oyuklar adak yerleridir. Kapının sonunda dipte görülen kanallar "galeri" diye adlandırılmakta, dolan suların boşaltılması için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu galeri de Mausoleion'dan önceye aittir. Koridorun sonunda, solda büyük bir mezar odasına açılmaktadır. Bu oda ana kaya oyulmak suretiyle yapılmıştır. Mausoleion'a bakan yönünde de bir pencere bulunmaktadır. Bu mezar odasının yanında daha önce Newton tarafından açılan bir başka mezar odası varsa da, bu oda Danimarkalıların yaptığı kazı sırasında açılmamıştır. Pencere diye adlandırılan bölümün altında anıtı çevreleyen galerinin devamı görülmektedir. Bacalar yapım kolaylığı sağlamak için açılmıştır. Bacaların bir kısmı kazı alanında görüleceği gibi kuyulara dönüştürülmüştür. Çukurun güneyinde görülen dikdörtgen taş bloklardan yapılmış ayakların neye yaradığı anlaşılamamıştır. Asıl mezar odasına giren merdivenler Newton'un anlattığı gibi ana kaya içine oyulmuş basamaklar değildir. Bu basamakların bir kısmı kesme taşlardan yapılmıştır.

    Danimarkalıların yaptığı kazı sırasında merdivenlerin dibinde Newton tarafından kazılmamış alanda boğa, koyun, keçi, horoz ve kumru kemikleri bulunmuştur. Bunlar tören 

    sırasında kurban edilen hayvanların kemikleridir. Mausolos'un öbür dünyada yararlanması için konulmuştur. Burada görülen kanal Mausoleion mezar anıtına aittir.

    Açık hava müzesinin doğu bahçe duvarının sağ köşesine yakın bir yerde bulunan kapıdan dışarı çıkıldığında Mausoleion mezar anıtının kutsal alanı çevreleyen peribolos duvarının bir kısmı görülmektedir. Müze binası kapalı ve yarı açık olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Kapalı bölümündeki topografik harita ve Mausoleion maketi burayı gezenlere yapıyı ve şehri daha iyi bir şekilde tanıtmaktadır.

    Resim 9. Halikarnassos Mozolesi Bölümleri

    Resim 10. Mausoleum

    Resim 11. Mausoleum

    Resim 12. Mausoleum

    Resim 13. Mausoleum Kalıntıları

    Resim 14. Mausoleum Kalıntıları

    Resim 15. Mezar Odasına Giden Merdivenler

    Resim 16. Mezar Odası

    Resim 17. Mezar Odası

    Resim 18. Bodrum Açık Hava Müzesinden Alçı Kopya Kabartmalar

    Resim 19. Bodrum Açık Hava Müzesinden Alçı Kopya Kabartma

    Resim 20. 4 Atın Çektiği At Arabası

    Resim 21. British Museum – Mousollos ve Artemisia Heykelleri

    Resim 22. British Museum – Mousollos ve Artemisia Heykelleri

    Resim 23. British Museum – At Heykeli

    Resim 24. British Museum – At Heykeli

    KABARTMALAR

    Yapının dört bir yanı Amazonlar, Kentaurlar gibi mitolojik yahut eski dönemden kalma korkunç düşmanlar ile yapılan savaşları betimleyen kabartmalar ile çevrelenir. Bunlara ilaveten aslan, pars, köpek heykelleri ele geçirilen buluntular arasındadır.

    Pilinius’dan edindiğimiz bilgilere göre dönemin en önemli dört mimarı bu yapıda çalışmışlar. Bu mimarlar;

    1) Bryakis; Kuzey Bölümü

    2) Timotheos; Güney Bölümü

    3) Skopas; Doğu Bölümü

    4) Leokhares; Batı Bölümü’ nün

    kabartmalarını yapmışlardır. Ayrıca yine dönemin en önemli mimarlarından olan Pyheos ise mermer, 4 atın çektiği at arabasını yapmıştır.

    Resim 25. British Museum – Kabartmalar

    Resim 26. British Museum – Kabartmalar

    Resim 27. British Museum – Amazon Frizi’nin Parçası

    Resim 28. British Museum – Amazonlar ve Yunanlılar

    Resim 29. British Museum – Amazon ve Yunanlılar

    Resim 30. British Museum - Friz Parçası


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.