Vahdettin Gerçeği

Vahdettin Gerçeği
  • 4
    0
    1
    1
  •     “Vahdettin’in, Mustafa Kemal’e Kurtuluş Savaşı’nı başlatsın diye 40.000 altın verdi” yalanını çürütmüştüm. Bugün Vahdettin “Kurtuluş Savaşı’nın Baş Mimarı” yapılmak istendiği için böyle yalanları çok okuruz. Şimdi "Vahdettin Gerçeklerine" gidelim…

    VI. Mehmet Vahdettin

     

        Vahdettin bırakın Kurtuluş Savaşı’na destek vermeyi, Millî Mücadelecileri yok etmek ve İngilizlerin güvenini kazanmak çok çabalamış ve başarısız oluştur. Millî Mücadelecileri yok etmek isteyen sadece Vahdettin değil, saray mensuplarıdır. “Vahdettin, Mustafa Kemal’i Samsun’a ne için yolladı o zaman?” dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle açıklayayım; İşgale ve zulme karşı ayaklanmalar artık kendilerini göstermeye başlamışlardı. “Kuvâ-yi Milliye” adı altında direniş yapılmıştır. 1918-1919 gibi başlayan bu direnişler İngilizleri oldukça rahatsız etmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın, Samsun’a gönderilmesinin ardında yine İngilizlerin eli vardır. 21 Nisan 1919’da İngilizler, saray hükümetine Anadolu’daki ayaklanmaların son verdirilmesini istemiştir. Bunun üzerine Samsun’a bir heyet yollanacaktı. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’da Kurtuluş Planları yapıyordu. İlk hedefi Ahmet İzzet Paşa Hükümetinin yeniden dirilmesi umuduyla kendisini Harbiye Bakanı yapmaktır. İstanbul’da siyasi atılımlarla yurdu kurtarabilme umuduna kapılmış olduğunu düşünüyorum ben. 6 ay boyunca Şişli’deki evinde silah arkadaşlarıyla toplantılar yapmış ve Gebze yolu üzerinden Anadolu’ya geçmek için Yenibahçeli Şükrü Bey’in sunduğu yardımları kullanmak istemiştir. Tam bu aralarda resmî görev geldiği için 16 Mayıs’ta Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan yola çıkmıştır. Bu anlattığım bir yalanı daha çürüttü bazı kesimler: “Anadolu’ya Mustafa Kemal’i gönderen Vahdettin, Mustafa Kemal’i Kurtuluş Savaşı fikrini sokmuştur.” Zaten Mustafa Kemal 6 ay boyunca bunun planını, programını yapmıştır. Kurtuluş Savaşı fikrini o dönemde Mustafa Kemal Paşa’dan başka düşünen pek kimse yoktu denebilir. Resmî görevin gelmesiyle Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da saat sabah 07.00’da Samsun’a ayak basmıştır. Kendisine verilen görev, İlber Ortaylı’nın değimi ile “kâğıt üzerinde kalmıştı”. Verilen vazifenin tam tersini uygulamış ve direniş yuvalarını güçlendirmiştir. Peki, Mustafa Kemal Paşa’ya verilen görevler nelerdi?

    1- Direnişçilerin silahlarının toplatılması,

    2- Direnişçilerin kendilerine adam toplamalarına son verilmesi,

    3- Direniş yuvalarının kapatılması ve isyan ateşine son verilmesidir.

    4- Türk ve Rum ayaklanmalarına son verilmesiydi.

    Mustafa Kemal Paşa.

     

     

        Bunları sağlamak için Mustafa Kemal Paşa’ya geniş yetkiler verilmiştir. Bu görevin Mustafa Kemal Paşa’ya verilmesinin nedeni çok açık: fazlasıyla güvendiler. Ardından Mustafa Kemal Paşa verilen emri reddedince gönderilişinden 1 yıl sonra hakkında idam kararı çıkmıştır. Hem bu hem de Millî Mücadelecilere karşı kurulan “Hilafet Ordusu” sarayın direnişe ve bağımsızlığa düşman olduğunu göstermektedir. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’da Vahdettin ile 6 kez görüşmüştür. Vahdettin’i aciz halini o sırada anlamıştır. Vahdettin “memleket” kelimesini bile düzgün söyleyemiyor, onun yerine “Melmeket” diyordu. Literatürden bile kaybeden Vahdettin’in, İngilizlerin eline düşmesi kadar doğal bir şey olamazdı. Vahdettin’in kuşkuları vardı, bunlardan birisinin ordunun gün gelip kendisini koltuğundan edeceği yönündedir. Biz bunu da Mustafa Kemal Paşa ile kurduğu diyaloglardan biliyoruz. Bu konuda korkusu normal çünkü aynısı kardeşinin başına gelmiştir. Bunun dışında korkusu ise tahtını kaybetme korkusudur. Bu yüzden İngilizlerle samimi ilişkiler kurma çabası içine girmiştir. En sonunda Anadolu’daki Millî Mücadeleciler ’İn galibiyeti görünmeye başlayınca 16 Kasım 1922’de İngilizlere sığınma talebini belirtmiş ve 17 Kasım 1922’de “geri dönmek umuduyla” kaçmıştır.

     

    Vahdettin "hayatını tehlikede gördüğünden" bu mektubu yazmıştı.

     

        Özetleyecek olursak, Vahdettin Kurtuluş Savaşı’na karşıdır ve Mustafa Kemal Paşa’yı, Samsun’a yollamasının amaçları başkadır. Eğer ki saray hakikaten Millî Mücadeleyi destekleseydi, idam fetvası yağdırmaz ve İngilizlere sırtını dayamazdı ve bunun yanında “Hilafet Ordusu” ile Millî Mücadelecileri yok etmek istemezlerdi. Millî Mücadelecilere yardım edenler Yahya Kaptan ve Yenibahçeli Şükrü gibi kahramanlardır. Yahya Kaptan, İngilizler tarafından öldürülmüştü, bu onun vatansever adımları engellemek içindir.

    Yenibahçeli Şükrü.


    Yorumlar (1)
    • Ne kadar belge kullanmışsın be kardeşim gerçekten kaynakçaya bakmaktan bir hal olduk. Belge ne demek umarım biliyorsundur. Refet Bele, Mustafa Kemal'in hatıralarını okumanı tavsiye ederim. Mustafa Kemal'in Falih Rıfkı Atay'a yazdırdığı hatıratlarında gayet net bir şekilde Vahideddin ile görüşmesini ve Sultan'ın ona ne söylediğini kendinden dinlemeni tavsiye ederim. Ayrıca Meclis zabıtlarında Vahideddin hakkında söylediği sözleri de okumanı istiyorum. Murat Bardakçı'nın bu konuda yazdığı kitapta ''belge'' diye tabir ettiğin şeyleri yazında hiç biri yoktur dolu bir şekilde bulabilirsin. İstanbul Hükümeti'nin ordu için iaşe çalışmalarını Sakarya Meydan Muharebesi döneminde Askerlerimiz için madalyalar hazırlandığını göreceksin. Ayrıca idam fetvası sonrası Mustafa Kemal Meclis kürsüsünden bu sözleri efendimizin ağzından duysam da inanmam demiş işgalin baskısı altında olduğunu kendid e söylemiştir. Birilerini yüceltmek için artık birilerine hakaret ve iftiralar etmekden vazgeçin. Bu masallar artık belgeler arşivler ve hatıratlara bakan her genç için yalandan öte birşey değildir. Refet Bele'nin Vahideddin'e birebir istanbul'da Meclis tarafından gönderilern kişi olarak gitmesi konusunda '' Ne kadar zor ikna ettim , efendim gidin kardeş kardeşi öldürecek biz sizi çağırırız'' sözlerini de görüp yazmanızı tavsiye ederdim. Tarih en büyük hakikattir. Vesselam.

      Yorum Bırakın

      Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.