Her şehrin sadece sanat ve kültürden oluşmuş muhitleri bulunur. İstanbul için ise bu yer Kadıköy’dür. Müzik, Sahne Sanatları, Edebiyat, Felsefe, Sinema gibi nice kültür ve sanat aktivitesiyle özdeşleşmiş olan Kadıköy, her zaman bu konulara ilgisi olan insanların uğrak semti olmuştur. Müzik konusunda ise pek çok grup Kadıköy’de kurulmuş ya da ilk sahnelerini Kadıköy’ün barlarında almıştır. Ben de artık Kadıköy’ün müzik ruhunu oluşturan bu grupları takip etme kararı aldım. Artık her ay Kadıköy’ün yeraltı sahnelerinde dinleyici ile buluşan yeni ve gelecek vaat eden grupları Kadıköy’de sizler için dinleyerek Wannart aracılığı ile sizlerle buluşturacağım.

Serimde sizlerle buluşturmaya karar verdiğim ilk grup Spotify üzerinde yavaştan kendine yer bulmaya başlamış olan Türk indie rock grubu Yabancılar. 18 ile 21 yaş arasındaki gençlerden oluşan bu grup yeni olmasına rağmen yavaş yavaş alternatif Türk müziği dinleyicisinin dikkatini çekmeye başladı. Ben de onların yükselişine destek olmaya karar verdim ve hem sahnelerini canlı izledim hem de onları tanıtma amacı ile kısa bir röportaj gerçekleştirdim. Keyifli okumalar!

(Röportaj sırasında kendimden V olarak bahsedeceğim, grup üyeleri ise isimleri ile röportajda ayırt edilebiliyor olacak)

V: Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Gruba geçmeden önce teker teker kendinizi tanıtabilir misiniz?

Paşa: Merhabalar! Ben Paşa Bayramov. 21 yaşındayım ve İstanbul Üniversitesi’nde okuyorum. 2015’e kadar Bakü’de yaşadım. Geldikten 2 sene sonra Yabancılar grubunu kurduk. Şu an grupta solistlik yapıyorum.

Ali: Merhaba, ben Ali Emre Özer, grubun davulcusuyum. 20 yaşındayım ve İstanbul Arel Üniversitesi’nde okuyorum. Paşa ile beraber grubun temellerini attık.

Yetkin: Ben Yetkin Gül. 18 yaşındayım, grubun bassistiyim.

Ömer: Ben Ömer Aşgın, grupta solo gitar çalıyorum. Bu kadar. (GÜLEREK)

V: Grubun kuruluşundan biraz bahsedelim. Yabancılar’ın hikayesi nasıl başladı? Ayrıca ismi neden Yabancılar?

Paşa: İsimden başlayalım. Ben Azeri kökenliyim, Ali ise Yunan kökenli. Grubumuzun eski bassisti Yasin de Kazak kökenliydi. Grubun ismini bundan dolayı Yabancılar koymaya karar verdik. Başta Yasin ile birlikte akustik ev kayıtları alıyorduk. Sonrasında gruba Ali girdi. Bir süre 3 kişi takıldıktan sonra ise gruba Ömer girdi. Tek amacımız indie rock yapmaktı.

V: Canlı performansınızı dinlediğim zaman grubunuz için ciddi bir İngiliz ekolünden etkilenme durumunun söz konusu olduğunu fark ettim. Bana katılıyor musunuz? İngiliz ekolü sizin için ne anlam ifade ediyor?

Paşa: Bunun biraz geldiğim yer ile alakası olabilir. Azerbaycan, iklim olarak İngiltere’ye çok benziyor ve fark etmişsinizdir ki hava durumu, insanların dinleyeceği müzik türlerine etki edebilen bir şey. İngiltere ile olan benzer iklim şartları beni o hava ile özdeşleşen İngiliz indie rock’ına itti. Bununla birlikte İngiliz ekolündeki rahatlık benim çok hoşuma gidiyor.

V: Peki, fark etmişsinizdir ki son zamanlarda Türk müzik dinleyicisinin Türk indie müziğine doğru bir geçişi mevcut. Peki sizce bu geçiş sürecindeki insanlar bir sürü yeni indie grubu arasından neden sizi seçmeli? Sizi günümüz indie gruplarından ayıran nokta ne?

Ömer: Paşa’nın da dediği gibi biz İngiliz ekolünden ciddi şekilde etkileniyoruz ancak çoğu indie grubu birbirlerini taklit etmek üzerine kurulmuş bir sistemi seçip müziklerini bu sistem ile icra ediyor. Bu yüzden bu grupların yükselişi sınırlı bir seviyede kalıyor.

V: Serimizle alakalı bir soru ile devam etmek istiyorum. Kadıköy çoğu grup için bir başlangıç aşaması aslında. Peki sizin için Kadıköy’de müzik icra etmek ne anlam ifade ediyor?

Paşa: Kadıköy’ün dinleyici kitlesinin yeni isimlere her zaman şans veriyor oluşu çok hoş bir şey. Dinleyici kitlemiz de bu durumdan dolayı genellikle Kadıköy’den geliyor. Bununla birlikte Kadıköy’de ki mekanlar harici çoğu mekan yeni isimleri sahnesinde ağırlamak istemiyor. Yoksa gerekirse Kamboçya’da bile konser veririz.

V: Yeni albümden biraz bahsedelim. ”Kapüşon” isimli yeni albümünüzü geçtiğimiz günlerde yayımladınız. İlk albümünüz ”Mesafe” ile arasında nasıl farklar mevcut?

Ömer: İlk albümümüz ciddi anlamda amatördü. Bu albümde mix ve mastering kısmına çok daha dikkat ettik. Bununla birlikte The Strokes albüm çalışmaları sırasında en çok etkilendiğimiz grup oldu. Bu albümde Amerikan indie rock’ının da etkilerini görebilirsiniz. Aynı zamanda albüme akustik parçalar da ekledik.

V: Biraz gelecek hakkında konuşalım. Yeni ve gelecekte yükselebilme şansına sahip bir grupsunuz. Gelecek planlarınız nedir?

Ömer: Şu an temel amacımız istediğimiz kitleye ulaşmak. Bunun için de bu seneki en büyük hedefimiz festivallerde sahne almak.

V: Önceki sorum ile bağlantılı olarak son bir soru sormak istiyorum. Ana akım medyada ve pop kültürde yer almak istiyor musunuz yoksa her zaman belirli ancak bilinçli bir dinleyici kitlesine ait alternatif bir grup olmayı mı tercih edersiniz?

Paşa: İnternet çok güçlü. İnternet’te bilinmek bizim için yeterli bir istek. Bizi seven insanlardan güç alıyoruz şimdilik ancak internette bilinmek çok büyük bir güç ve biz bu gücü istiyoruz. Amacımız kesinlikle underground kalmak değil. Biz bir punk grubu değiliz.

Tatlı ve samimi bu röportaj için Yabancılar ekibine çok çok teşekkür ederim. Onları sahnede izlemek büyük bir keyifti. Eğer siz de bir akşam için plansız kaldıysanız ve o akşam Yabancılar’ın sahnesi varsa kesinlikle gidip onları desteklemenizi öneririm. Yeni albümleri Kapüşon’u ise aşağıdan dinleyebilirsiniz. Serinin bir sonraki yazısında görüşmek üzere!

Instagram

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here