Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Hiromi Uehara, hem Japonya’dan çıkmış en büyük caz dehalarından biri. Ayrıca İleri seviye olan etkileyici tekniği, sahne enerjisi ve her zaman yaratıcı kalabilmesi ile tüm Dünya’da şu an yaşayan en büyük kadın caz piyanistlerinden biri desek yanlış olmaz. Progressive rock, klasik, post-bop ve fusion gibi türleri bir araya getirerek bir çok türü harmanlayarak deneysel bir müzik ortaya çıkarması yaratıcılığını gözler önüne seriyor.

26 Mart 1979 yılında Japonya’nın Hamamatsu isimli şehrinde dünyaya gelen Hiromi, 5-6 yaşlarında piyano eğitimi almaya başladı. Daha sonrasında ise caz ve klasik müzikle tanıştı. Daha 14 yaşında iken Çek Filarmoni Orkestrası ile sahne aldı. Gecelere kadar durmadan çalışmasının en büyük ödülünü ise 17 yaşında şans eseri yaşayan caz efsanesi ve virtüöz Chick Corea ile Tokyo’da tanışması ile aldı. Chick Corea ile tanışmasından sadece bir gün sonra onunla aynı sahneyi paylaşan Hiromi, gelecekte büyük bir yetenek olacağının sinyallerini veriyordu.

Bir kaç yıl bir çok Japon şirketi için jingle hazırladıktan sonra 20 yaşına geldiğinde yani 1999’da müzik eğitimi almak için ABD’ye yerleşti. Boston’da bulunan ve dünyanın en büyük müzik okullarından biri olan Berklee College of Music (Berklee Müzik Koleji)’de müzik eğitimi almaya başladı. Orada Ahmad Jamal ve Oscar Peterson gibi bir çok isimle çalışan Hiromi, daha mezun olmadan ünlü caz albüm şirketi Telarc ile bir albüm anlaşması imzaladı. Albüm anlaşması sonrası 2003 yılında ilk albümü Another Mind’ı yayınladı. Albüm eleştirmenler tarafından çok sevildi. Farklı tarzları harmanlamayı çok iyi beceren Hiromi ayrıca canlı performanslardaki enerjisi ile gönülleri mest ediyordu. Daha sonrasında 2004 yılında çıkardığı Brain , 2006 yılında çıkardığı Spiral ve en çok ses getiren albümü 2007 yapımı Time Control isimli albümleri ile ismini genç yaşında caz dünyasına altın harflerle yazdıran sanatçı daha sonra 2008 yılında çıkardığı Beyond Standard, 2009 yılında çıkardığı Place To Be albümü ve Stanley Clarke ve Lenny White ile hayata geçirdikleri Jazz In The Garden proje albüm ile üretmeye hız kesmeden devam etti. Sadece bir yıllık bir aranın ardından Voice isimli albümünü çıkaran başarılı virtüöz daha sonrasında 2012’de Anthony Jackson ve Simon Philips ile hazırladığı “Move: The Trio Project” isimli projesini yayınladı. 2 senelik minik bir ara ve olgunlaşma sürecinden sonra yine Anthony Jackson ve Simon Philips ile 2014’de Alive, 2016’da ise Spark isimli iki albüm yayınlayan sanatçı son olarak 2017’de  arp sanatçısı Edmar Castenda ile Live In Montreal isimli çalışmasını yayınlayan sanatçı aktif müzik kariyerine hiçbir şekilde enerjisini, yaratıcılığını ve en önemlisi de gülümsemesini kaybetmeden devam ediyor. Daha önce ülkemizde çok kez gördüğümüz bu sanatçıyı tekrar görmeyi çok isteriz. Umarız tekrar onu ağırlama ve mükemmel bir müzik ziyafeti çekme şansına sahip oluruz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here