Geçtiğimiz hafta ikinci sezonunun ilk bölümü yayınlanan, sevilen dizi Fi-Çi’nin, ilk bölüm incelemesine buradan ulaşabilirsiniz. Bu yazımızda Fi-Çi’nin ikinci bölümünü inceledik, keyifli okumalar!

Gerçek Hayata Hoş Geldin Duru 

Öncelikle belirtmek istediğimiz bir şey var, Serenay Sarıkaya’yı Medcezir’deki “Mira” rolünden sonra bu kadar güçlü bir karakter olarak izlemek bizim çok hoşumuza gidiyor.

Can’dan yardım almadan(!) seçmeleri kazanan ve müzikalde “ikinci” başrol olan Duru elbette ikinci kadın olmayı kabullenecek karakterde bir insan asla değil. Özellikle Can Manay’ın göz bebeği konumundayken. Açıkça belli oluyor ki müzikaldeki başrolü kapabilmek için Can’ın araya girmesini bile kabullenecek kadar hırslı bir kadın Duru Durulay.

Fakat hesaba katamadığı bir şey var: Deniz’in geri dönüşü. Can Manay’la son birkaç aydır yaşadığı masalın etkisinden yavaş yavaş çıkmaya başlıyor ve yüzleşmesi gereken en büyük problemi kanlı canlı karşısında beliriveriyor. Gerçek hayata hoş geldin Duru!

Yak Bütün Fotoğrafları!

Deniz’in geri dönmesi elbette en çok Can Manay’ın canını sıktı. Duru ile Deniz’i yan yana görmek daha çok canını sıktı. Bu fotoğrafları başının belası Özge’nin getirmiş olması daha çok canını sıktı. Ben bu noktada o fotoğrafları gördükten sonra çok kötü şeyler yapacağını hatta belki şiddete bile başvurabileceğini düşünmüştüm çünkü sonuçta Can Manay “normal” bir insan değil. Çok ciddi ruhsal bozuklukları olan bir adamdan bahsediyoruz gözü döndüğü zaman karşısındaki kişi biricik aşkı Duru olsa ona bile acımayacağı açıkça ortada.

Geçmişin İzleri

Sorunlarımızdan kaçarak onları unutmamız veya halletmemiz mümkün olabilir mi? Kaçsak bile nereye kadar kaçabiliriz ki?

Deniz’in dönüşüyle kafası iyiden iyiye karışan Duru, Deniz’in ona mesaj atıp yüzleşmek istemesiyle iyice sarsılıyor ve her ne kadar yüzleşmek için eskiden beraber yaşadıkları eve gitse bile yapamadan geri dönüyor. Bunun sebebi duyacaklarından korkması veya Deniz’in ona bağırıp çağırmasından çekinmesi değil, Deniz’e olan duygularının saklandığı köşelerden ortaya çıkmasını istememesi. Bu elbette bir gün yaşanacak fakat üç bölüm sonra mı olur on bölüm sonra mı bilemiyoruz, hep birlikte izleyip göreceğiz.

Vicdanın Sesi

Ah Özge ah! Açıkçası biz Özge’nin tam olarak ne yapmak istediğine emin olamadık. Bir intikam almak için uğraşıyor bir Can Manay’ın gözüne girmeye çalışıyor yani bu dizide Duru kadar kafası karışık biri varsa o da Özge Egeli’dir. Olsun yinede ne kadar kafası karışık olursa olsun biz Özge karakterini güçlü duruşundan ve dünyaya kafa tutmasından dolayı çok seviyoruz. Can Manay gibi bir psikopatı yıkabilecek biri varsa o da kesinlikle Özge. Bu bölümde Sadık-Özge ikilisini yan yana görememek bizleri biraz üzse de 3. bölümün fragmanında izlediğimiz sahneler bizi heyecanlandırmaya yetti de arttı bile.

Can Manay’ın En Büyük Sırrı

Atalarımız ne demiş “Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu.” İlk bölümlerde çoğumuzun bayıldığı Can Manay, aslında iğrenç bir insanmış da biz fark edememişiz. Geçmişinde karanlık sırları olduğunu, psikolojik tedavi gördüğünü biliyorduk fakat biz bile Can Manay’dan bu kadarını beklemezdik. “Aşkı” uğruna bir kadını bu hale getirmiş olması hiçbir yönden kabul edilebilecek bir şey değil, Eti’nin ilk bölümlerden beri anlatmaya çalıştığı olay buymuş anlaşılan. Özge’nin böyle bir şeyi gördükten sonra asla sessiz kalamayacağını bildiğimiz için şu an rahatız, umuyoruz ki Can Manay artık hak ettiği şekilde cezasını çeker.

Artık Saklanmak Yok

Aramıza yeniden hoş geldin Deniz! İşin aslı ben ilk sezon Deniz karakterine pek ısınamamıştım Serenay Sarıkaya’da olduğu gibi Deniz karakterine hayat veren Mehmet Günsür’ün de yıllardır içinden çıkamadığı oynadığı filmlerde genelde aynı çizgide ilerleyen bir karakter gelişimi olduğunu düşünüyordum. Ancak dizideki diğer tüm karakterler gibi Deniz de değişimiyle beni hem şaşırttı hem de çok mutlu etti. İlk sezonda izlediğimiz “aşırı aşık” ve “güçsüz” imajından sıyrılmış gerekirse kabuk bağlayan tüm yaralarını yeniden kanatmaya hazır bir şekilde karşımıza yeninden çıkmış olması dizideki karakter gelişiminin ne kadar başarılı bir şekilde ilerlediğinin kanıtı adeta. Müzisyen kimliğiyle kazandığı başarılar ülke sınırlarını aşan Deniz, Duru’nun “ikinci başrol” olarak yer aldığı müzikalde Duru’ya biraz çektirecek gibi duruyor, bakalım Duru bu duruma ne kadar tahammül edebilecek.

Aşk Uğruna En Fazla Ne Yapabilirsin?

Bu bölümün en can alıcı noktası hiç şüphesiz Can Manay’ın Duru’ya uyguladığı “psikolojik şiddet”

Yazımızın başında bahsettiğimiz ve Can’ın Duru’yu Deniz’le gördüğü halde hiçbir şey yapmamasının asıl sebebi bölümün sonunda anlaşıldı. İnsanları yönetmeyi, kendi hakimiyeti altına almayı seven Can, Duru’nun da zihniyle adeta bir oyuncak gibi oynuyor. Deniz ve Duru “yüzleşsin diye” Deniz’i de Duru’nun oynayacağı müzikale dahil eden Can Manay’ı tanımasak bunun sadece bir yüzleşme olmasını istediğini söyleyebilirdik. Fakat Can Duru’ya yavaş yavaş, acı çektirerek hakim olmak istiyor. Bunun içinde Duru’nun Deniz’e olan sevgisini kullanıyor, kendisi sevgiden bir haber olduğu için ne kadar güçlü bir baş olduğunu kavrayamıyor elbette. Duru ve Deniz’i yan yana getirmesi eminiz ki ileride başına bela olacak, fakat bu sezon ilk iki bölümden anladığımız üzere bizleri çok sürprizli bir sezon bekliyor o yüzden yinede çok kesin konuşmamak gerekiyor.

Fragmandan anladığımız üzere bizleri yine heyecan dolu bir bölüm bekliyor, eğer sizde izlemek isterseniz yeni bölümün fragmanını hemen aşağıda bulabilirsiniz. Üçüncü bölümde görüşmek üzere.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here