Bir beste düşünün ki, yüzlerce müzisyen tarafından yorumlansın, birçok dizi, film, reklamda kullanılsın fakat etkileyiciliğinden hiçbir şey kaybetmesin. Hatta kullanıldığı her filmi daha da etkileyici hale getirsin. Gnossienne No. 1 tam da böyle bir eser. Ünlü sanatçı Erik Satie‘ye ait olan bu muhteşem beste, insanın içinde aynı anda hem hüzün hem de huzur uyandırabiliyor. Sanatçı minimalizm etkisindeki eserini Paris Büyük Sergisi‘nde duyduğu Rumen popu ve Endonezya vurmalı çalgılar topluluğunun yaptığı müzikten etkilenerek besteledi.

Gelelim bu muhteşem parçanın bestecisi, zamana uymayan sanatçı Erik Satie‘ye. Tam adı Alfred Eric Leslie Satie olan müzisyen 1866 yılında Normandiya’da doğdu. İskoç annesi ve Normandiyalı babası müzik ile uğraşan insanlardı. Satie’de ilk müzik eğitimini sekiz yaşında alarak sanat hayatına erken bir başlangıç yaptı. Fakat kurallara uymak konusunda başarısız olan Satie, kırklı yaşlarda geri dönerek dereceyle mezun olacağı Paris Konservatuarı’nı, o yıllarda mezun olamadan sekiz senede bıraktı. Daha sonra orduya yazıldı fakat bronşit hastalığına yakalandığı için buradan da ayrıldı.

Kendisine yarattığı giyim tarzından dolayı ”Kadifeli Centilmen” olarak anılan sanatçı hayatı boyunca müziğinden çok, farklı kişiliği ile dikkat çekti. Yıllarca yaptığı birçok besteye rağmen kırklı yaşlarına geldiğinde hala çoğu müzik insanı tarafından bir besteci olarak görülmedi. Hatta kendisi bunun farkındaydı ve o da kendisini ”ses ölçümcüsü” olarak nitelendiriyordu. Fakat onu eleştirenlere cevap olarak ”Armut Biçiminde Üç Parça” anlamına gelen bir beste de yaptı. Sonunda yaptığı Parade adlı bale müziği ile tanınır hale geldi. ”Mobilya müziği” gibi kavramları müzik dünyasına kazandıran Satie yaşadığı dönem için çok yenilikçi bir kişilikti. Hayattaki bilinen tek aşkının onu terk ettiği dönemde yaptığı Vexations bestesinin başına şu notu yazmıştı: ”Bu motifi 840 defa arka arkaya çalmak için, insanın kendini çok derin bir sessizliğe ve ciddi bir hareketsizliğe, önceden hazırlaması gerekir.” Kendisi de bu eserin tamamını yalnızca bir kez icra edebildi. Yarattığı eserler yıllar sonrasının akımlarına uyacak, o dönem için devrimci eserlerdi. ”Mizahın Babası” 1925 senesinde Paris’te siroz hastalığından hayatını kaybettiğinde geriye bir çok piyano eseri, tiyatro ve bale müziği bıraktı.

Gnossiennes aslında üç farklı parçadan oluşan bir eser. 1968’de, Satie’nin ölümünden çok sonraları yakın arkadaşı Robert Caby yaptığı araştırmalar sonucu  4, 5, ve 6. parçaları da ortaya çıkardı. Hatta yedi tane olduğuna dair tartışmalar var.  Piyanist Daniel Varsano yorumundan Gnossiennes’lerin ilk üçünü dinleyebilirsiniz:

Hepsi başarılı eserler olsa da Gnossiennes No. 1 çok farklı bir yere sahip çoğu insan için. Sadeliğiyle sizi vuran, hayatın hüzünlü ve etkileyici anlarına fon müziği olabilecek bir eser. Belki de binlerce performansı bulunan bu eserin ilgimizi çeken yorumlarını sizin için seçtik, keyifli dinlemeler.

Erkan Oğur 

En başarılı yorumlardan biri saygıdeğer sanatçımız Erkan Oğur’a ait. Müzisyen No. 1’ı iki farklı şekilde yorumladı. Mommo filmi için yaptığı daha yavaş versiyonunu da buradan dinleyebilirsiniz.

Farid Farjad

”Kemanı ağlatan adam” dünyaca ünlü Fars asıllı keman virtüözü Farjad, bu eser ile duygularınıza dokunmayı başarıyor.

Chicha Libre

Cumbia müziği yapan grubun yorumu belki de en eğlenceli olanlardan biri.

Otto Tolonen

Finlandiyalı ünlü gitaristin sade ve güzel performansı.

Triste Sire

Eserin belki de en farklı ve etkileyici yorumlarından biri Fransız gotik gruba ait.

 

Kaynak: 1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here