Yves Henri Donat Mathieu-Saint-Laurent, namıdiğer Yves Saint Laurent 1957 yılında, Dior’un baş tasarımcısı oldu. Üç yıl sonrasında da ortağı Pierre Bergé ile kendi adını taşıyan markasını kuran Laurent, yüksek modanın gelmiş geçmiş en ikonik rol modeliydi.

“Haute couture’e, nezaketin yanı sıra fazlasıyla mizah katmak istiyorum. Sokaktaki özgürlüğü, yüksek modanın da tatması gerekiyor. Haute couture provokatif, küstah ve eğlenceli olabilmeli.” diyor Yves Saint Laurent. O, yenilikçi tasarımlarıyla hem söylediklerini gerçekleştirdi hem de devrimleriyle yüksek modanın bugünkü temellerini inşa eden tasarımcılar arasına adını altın harflerle yazdırdı.

Cassandre Tarafından Tasarlanan Bir Logo

1961 yılında Yves Saint Laurent ve Pierre Bergé, grafik tasarımcı olan Cassandre‘den markanın logosunu tasarlamasını istedi. Ukrayna’da Fransız anne babadan doğan, Cassandre takma adını alan Adolphe Jean Marie Mouron, iki savaş arası dönemde dünyanın en büyük grafik tasarımcılarından biriydi. Sentetik, geometrik tarzıyla takdir topladı ve Christian Dior gibi büyük isimlerle birlikte anıldı. Yves Saint Laurent için, tıpkı genç adam gibi zarif ve modern olan üç basit iç içe harfin bir monogramını yarattı.

1. Opéras et Ballets Russes

1976’da senesinde sunulan ‘Opéras et Ballets Russes‘ koleksiyonu, The New York Times tarafından modanın yönünü değiştirecek koleksiyon olarak duyuruldu. Paris’li şıklığın hüküm sürdüğü bir sahnede, Fransa‘dan uzak farklı kültürleri tanımlayan etnik motifler ve desenler ilk kez Yves Saint Laurent sayesinde Paris podyumuna ayak bastı.

Opéras et Ballets Russes’i, en iyi anlatan Mösyö Dior: “Bu koleksiyonun en iyi çalışmam olduğunu söyleyemem ama en güzeli olduğu konusunda hiç şüphem yok.” diye belirtiyor.

2. Le Smoking

1930’lu yıllarda kadınların pantolon giymesi, toplumun değerlerine kesinlikle aykırıydı. Pantolon, maskülenliğin yegane simgesi olarak erkeklerin tekelindeydi. Marlene Dietrich, bu algıyı yıkmaya çalışsa bile, herkes onun kadar cesur değildi. 30 yıl sonra, Yves Saint Laurent, Marlene Dietrich’in izinden giderek ‘Le Smoking‘ adını verdiği tasarımıyla bir devrime daha imza attı.

Pantolon bile giyemeyen kadınlar, smokin takım elbiseyle tanıştı. Smokin takım elbiseler güçlü bir duruşun simgesiydi diyebiliriz.  Nan Kempner‘nin, YSL imzalı smokin takım elbisesiyle New York’un ünlü mekanı Le Côte Basque‘a alınmaması, toplumun bu radikal değişime bütünüyle hazır olmadığının bugün tebessümle hatırladığımız bir nüktesi.

3. Mondrian Koleksiyonu

Modanın sanatla beraber tutkulu ve uzun soluklu ilişkinin en sansasyonel ve ikonik başlangıcı Yves Saint Laurent’in Mondrian Koleksiyonu‘na dayanıyor. Laurent, bu koleksiyonunda Piet Mondrian‘ın soyut çalışmalarından ilham almış. Dönemin tekstil üreticileri de Yves Saint Laurent’in moda tarihine geçen tasarımlarını anında kopyalamaya başlamışlar.

4. Yves Saint Laurent Pour Homme Kampanyası

Tom Ford‘u, kendi parfüm kampanyalarında başrolde görenler veya Marc Jacobs‘a kendi markasının reklam yüzü olduğu için şaşıranlar, sizi Yves Saint Laurent’li 70’lere ışınlayalım.

1971’de Yves Saint Laurent Pour Homme parfümü için objektif karşısına geçen Laurent, bu hamlesiyle sadece reklamcılığın geleceğini değiştirmekle kalmadı, tasarımcıların da yıldızlaşabileceğini kanıtladı.

Kadınlar için Rive Gauche, erkekler için Pour Homme. İkisinin de cesur olması gerekiyordu, ancak Saint Laurent, Jeanloup Sieff tarafından çekilen tanıtım fotoğrafı için çıplak poz vermeye karar verdiğinde Pour Homme bir skandala neden oldu.

5. Libération Koleksiyonu

1971’de Yves Saint Laurent, 1940’ların savaş modasından ve Picasso‘dan ilham alarak “Libération” koleksiyonunu sundu.

Kısa elbiseler, platform ayakkabılar, vatkalı omuzlar ve işgal sırasındaki Paris’i andıran ağır makyajlar skandala yol açtı. Basın tarafından şiddetle eleştirilen koleksiyon, popüler modayı fethetmekle sonuçlanan retro trendine yol açtı.

6. İlk Safari Ceketi

Yves Saint Laurent, 1967 yılındaki koleksiyonunda safari ceketi tanıttı. Ancak, bir yıl sonrasında Vogue Paris’in bir fotoğraf denemesi için tasarlanan ve tasarımını ünlü yapan, klasik haline getiren tek seferlik bir tasarım oldu.

Safari ceketi ile Saint Laurent, erkek giyiminden kopyaladığı tasarımıyla kadın modasında devrim yaratan tarzını tanımlamaya devam etti. 1960’lı yılların yarattığı özgürlük ruhunun yanı sıra yeni bir “moda anlayışı” biçimini de somutlaştırdı.

7. İlk Tulum

Safari ceketi gibi, tulum da ilk olarak 1968 İlkbahar / Yaz koleksiyonunda gösterildi. Yves Saint Laurent, başlangıçta erkekler tarafından giyilen fonksiyonel bir giysiyi bir kez daha kadın bedeninin kıvrımlarını açığa çıkaracak bir tasarımla buluşturdu.

Kaynak

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here