Yüzüklerin Efendisi serisinin fantastik edebiyata kattığı çeşitlilik tartışılamaz. Bir çok popüler seri bu eserden etkilenirken, etkilenilen eserlerin bile kalitesi, unutulmaz kitaplar arasında yer alıyor.

Yüzüklerin Efendisi serisi aslında Tolkien‘in çocuklar için yazmış olduğu Hobbit kitabının devamı olarak gelişiyor. Dönemin maddi zorluklarından dolayı eser üç farklı kitap olarak yayınlanıyor. Bunlar Yüzük Kardeşliği, İki Kule ve Kralın Dönüşü. Kendi eleştirel bakış açısını bu eser ile gözler önüne seren Tolkien, dönemin sanayileşmesindeki rahatsızlığını kurgudaki bir çok detayda belirtiyor aslında.

Bir dönem serinin içerisindeki ırkları dinselleştirmeye çabalayan kesim bile oldu. Bu kişilere göre, hikayenin içerisinde bulunan cüceler, hobitler, orglar, uruk-hailer ve insanlar, hepsi birer din mezhebini temsil ediyordu. Maalesef Tolkien şu anda hayatta olmadığı için bu alanda bir açıklama yapamadı ama aslında eserlerinin içeriğine, yardım ettiği eserlere ve yakın çevresine göz attığımızda bu fikrin oldukça mantıksız olduğunu algılayabiliriz.

Fantastik edebiyatta, günümüzde popüler alanda düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen eserler Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter ve Narnia olur. En azından benim için öyle.

Narnia kitaplarının yazım dili her ne kadar farklı olsa da, seri çocuk ile yetişkin kategorisi arasında kalıyor. Aslında Narnia‘nın tepeden tırnağa bir hristiyanlık öğretisi olması da, eserin içerisinde bulunan bir çok metaforun açıklamasına tekabül ediyor.

Narnia‘nın Yüzüklerin Efendisi serisinden etkilenmemiş olmasını söylemek imkansız. Öyle ki zaten serinin bir kısmı Tolkien‘in elinden çıkıyor. C. S. Lewis ile çok yakın arkadaş olan Tolkien, en yakın arkadaşının kitap yazımı sırasında yaşamış olduğu tıkanma sorununa yardımcı olmak amacıyla kalemi eline alıyor ve hikayesindeki sürdürülebilir kısımları tamamlıyor. Zaten kitapları okuduğunuzda hatta filmlerini izlediğinizde Tolkien‘in dokunuşlarını çok net hissediyorsunuz.

Narnia serisinde Mesih İsa’yı simgelen ASLAN hikayedeki gerçek ismi de Aslan. Yani Türkçe. Aynı zamanda fantastik edebiyat severlerin Narnia serisinde dikkatini çektiği bir unsur vardır ki, o da Türk lokumu. Hikayenin birinci kitabında meşhur bir Türk lokumu bölümü var. Hatta film çekildiği zamanlarda sahnede yenilen lokum gerçekten Türkiye’den sipariş edilmiş. Oyunculardan Skender Keynes‘in gizli gizli bu lokumları aşırması sebebi ile sette enerji patlaması yaşayarak çalışanları zor durumda bıraktığına dair söylentiler de mevcut.

Buradan bağlayacak olursak, söylentilere göre Tolkien‘in, yarattığı ırklardaki mezhep sıralamasında Müslümanlara ayırdığı kısım Org, Uruk-hai kategorisi. Bir dönem inanılmaz spekülasyonlarla bu konu tartışıldı. Tolkien‘in oğlunun bu konuya açıklık getirmesinin yanında aslında yardım ettiği eserlere baktığımızda da en yakın arkadaşlarından birisinin (C. S. Lewis) tam bir Osmanlı hayranı olduğunu gözlemiyoruz. Bu denli çeşniliği seven insanlar ile iç içe olan birisi mümkün değil ki böylesi bir ırksal düşünceye sahip olsun. Bu da kendi kendini imha eden küçük teoriler kategorisine giriyor bu durumda.

Yüzüklerin Efendisi serisinin can verdiği bir diğer seri ise Harry Potter. Rowling, her fırsatta seriye başladığı zamanlarda yarattığı dünyayı ve kurguyu Yüzüklerin Efendisi ve Narnia serilerinden esinlendiğini söylüyor.

Kurgusal anlamda olmasa bile, hikayelerin geçtiği evren gerçekten birbirini anımsatıyor ve Yüzüklerin Efendisi, günümüzde popülerliğini koruyan eserlere bile rehberlik etmeye devam ediyor.

Kaynak (1)

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here