İrem Karamanoğlu.

21 yaşında ve yetenekli bir iç mimarlık öğrencisi. Yeteneği aslında ilk çizim yapmaya başladığı zamanlar olan çocukluk yaşlarına dayanıyor. Buraya kadar her şey normal gözüküyor evet.

Fakat çocukluk yaşlarında yaptığı çizimleri, her çocuğun ilk yazarlık tecrübesini tattığı ve ruhunda hissettiği mutluluğu, öfkeyi yansıttığı o küçük renkli sayfaları olan deftere yapıyor, yani günlüğüne.

İrem, ilkokul zamanlarındaki yaz tatilleri dönüşünde öğretmeninin sınıftaki herkesin günlükleri kontrol etmesinden sonra aldığı övgüler sayesinde bu yeteneğinin kısmen de olsa üstüne gitmeyi başarmış fakat öğrenim hayatı maalesef buna engel olmuş. Yıllar geçip içerisindeki çizim arzusu dur durak bilmeyince bunu hayatının bir parçası olarak kabul etmiş. Üniversitede hazırlık okuduğu dönemde bu arzusunu daha da perçinlemiş ve kendini geliştirmiş.

Bir çizer olarak yeteneğin, kabiliyetin öneminin hat safhada olduğunu düşünen İrem, bu noktada bıkmadan çalışmanın ve bolca yapılan imgesel denemelerin önemini vurguluyor.

Çizimlerinde kendisini daha iyi yansıtabileceği bir alanı tercih eden İrem, dövme tasarımı yapmak üzerine kendisini güncelliyor ve geliştiriyor. Yarattığı eserlerini dövme sanatçılarının değiştirip, dönüştürmesi yüzünden bir ara kendisi de dövme makinesi alıp işe girişiyor.

Bu başlangıcı ise tercihen değil kısmen de olsa zorunluluktan yaptığını söylüyor. Aktif olarak bir süre dövme yapan İrem, yoğun okul temposu yüzünden bu aralar dövme yapmaya ara vermiş.

Umarız onun arzusu ve yeteneği mesleği ile bir bütünlük kurar ve  istediği noktaya ulaşmasına yardımcı olur.