İskender Pala’nın kaleminden bir Orta Doğu huzursuzluğu, Abum Rabum. 

Hikayenin geçtiği topraklar, Orta Doğu’da, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge: Mezopotamya. Hal böyle olunca, geçmişin izleri de peşimizi bırakmıyor. Mezopotamya uygarlıkları arasında yer alan en köklü medeniyetler Sümerler, Akadlar, Babiller ve Asurlular’ın günümüze ulaşmış kültürel mirasları büyük kavgalar çıkarıyor.

Coğrafi konumu açısından tarih öncesi devirlerde de paylaşılamayan ve bu nedenle birçok savaşa tanık olmuş topraklar, şimdi o savaştan arda kalan çocukların huzursuzluğunu taşıyor, bağrında. Abum Rabum, tam da Orta Doğu’nun huzursuzluğunu anlatan bir roman.

Orta Doğu kimin?: “Paylaşılamayan miraslar”

Milattan önce ve sonraki yıllarda yaşayan tarihi medeniyetler bizlere birçok soyut ve somut kültürel öge bıraktılar. Kültürümüz, öğretilen dogmalara göre bizim mirasımız.

Bu topraklarda yaşamış atalarımızın miraslarını da elbette canla başla koruma içgüdüsü taşıyoruz. Peki, bu savaşı kimlerle ve nasıl veriyoruz? Gerçek bir düşmanımız var mı, yoksa kendi içimizde bir dövüşe mi neden oluyoruz? Pala Abum Rabum’u anlatırken bu sorunun cevabını veriyor, “Bu romandaki coğrafyamı, son 10-15 yılımızı dolduran Ortadoğu sancısına ayırdım. Çünkü Ortadoğu’da medeniyetler savruluyor. İnsanlık tam bir trajedi yaşıyor. Görünüşte Ortadoğulu kendi kendisiyle savaşıyor, Müslümanlar birbiriyle savaşıyor. Ama hakikaten Müslümanlar birbirleriyle mi savaşıyor? Büyük resme baktığınızda orada kimler savaşıyor?”

Hikaye akarken, kavgaları ayırmak için ülkelerin kolluk kuvvetleri Mossad, CIA, MIT devreye giriyor. Hz. İbrahim döneminden bizlere kalan fakat başka ülkelerin müzelerinde korunmaya çalışan birçok tarihi esere rastlanıyor. Herkes mirasa ortak, herkes Orta Doğu’nun zengin tarihine sahip olmak istiyor. Bu kaosun içerisinde bir de cinayet var.

Polisiye bir tarih romanı olan hikaye bir yandan da Hz. İbrahim dönemine ışık tutuyor.

Japonya’da bir üniversitede işlenen cinayet sonrasında medeniyetin beşiği olarak bilinen, Mezopotamya’nın tarihi topraklarında başlayan, Hz. İbrahim’in hikâyesi böyle başlıyor.

Gerçek, kültürel ve din savaşları… Peki, bu Orta Doğu kimin? Pala, “Bugün dünyanın neresinde bir insana sorsanız Ortadoğu ile bir göbek bağı vardır. Ya din yönünden ya ırk yönünden ya medeniyet yönünden” sözleri ile, tüm Dünya tarihinin buluştuğu noktayı işaret ediyor, tam da üzerinde bulunduğumuz toprakları.

Abum Rabum ya da Yüce Baba’nın Sırrı

Gelelim roman ismini nereden almış, diye merak içinde sayfayı aşağı kaydıranlara. Hikayenin kilit noktası Hz. İbrahim. Şehir şehir Orta Doğu’da gezinen karakterler, bilmediğimiz ve hayranlıkla okuyacağımız tarihimizi ortaya koyuyor. Bağdat kütüphaneleri, Şam, Halep, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Nemrut’un enfes öyküsü ve tarihi mirası Sin-Ammar…

Tavsiye: Kitabı okurken mutlaka gezilecek ya da araştırılacak listesi yapmayı ihmal etmeyiniz.

Yazar bu anlatımıyla Orta Doğu ve Kudüs’ü anlamak istiyorsanız, kitapta yer alan konularla ilgilenmelisiniz mesajını veriyor. Ayrıca hikayeye konu olan karakter ve olguların da gizli bir anlatım tekniği var. Pala, karakterlerinin mensup olduğu örgütleri üç gizli örgütten (MOSSAD, CIA ve MİT) ve olguları üç semavi dinini konu alarak anlatıyor.

Üç semavi dine (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam) göre, Hz. İbrahim’dir. Hz. İbrahim’in günümüze dek gelen isteği de bu dinlerin temel emirleri arasındadır.

Temiz kalplilik, doğruluk, sabır, dilini korumak, hoşgörü, merhamet, pak zihin ve haddi aşmamak. Babillilerin hüküm sürdüğü yurtlarda yaşamış olan Hz. İbrahim’in inanç esaslarıydı bunlar; Hanif anlayış… Bugünkü insanlığın da ihtiyaç duyduğu erdemler silsilesi.” (s.36)

Kitabın isminin neden Abum Rabum olduğunu ise bizzat yazarın sözlerinden okuyalım: “Kelime Sümerce “yüce baba” demek. Akat dilinde de kullanılıyor. Hz. İbrahim’in yaşadığı dönemlerde “Yüce Baba” diye ona hitap ediliyordu. Abum Rabum kelimesi, etimolojik olarak incelendiğinde “Abraham, Avram, İbrahim” olarak geçen bütün dinlerdeki ismin çıkış noktası. Onun için Abum Rabum, Hz. İbrahim demek. O nedenle kitabın adı Hz. İbrahim ile doğrudan alakalı. Fakat kitabın içerisinde o bir şifre halinde. Okuyucu ilk 50 sayfada bu şifrenin ne olduğunu öğreniyor. Ancak ondan sonraki heyecan, ardı ardına sürükleyecek okuru.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here