Sonbaharın gelmesiyle yeni suç dizilerinin izleyenlere sunulmaya başlanıldığı bir döneme giriyoruz. Bu bağlamda, Netflix yine güzel bir atak yaparak 20 Eylül’de, 4 kısımdan oluşan, 3’er bölümlük bir suç dizisi yayınladı. Criminal. Sadece dedektiflerin, zanlıları sorgulama süreçlerini ve yöntemlerini ele alan 45’er dakikalık, 12 bölümden oluşan Criminal, 4 farklı ülkede geçiyor. 4 kısımdan oluşuyor dememin sebebi de işte tam olarak bu. İlk önce hangi ülkelere konuk olduğumuzu bilmekte fayda var. Criminal: Birleşik Krallık, Criminal: Fransa, Criminal: İspanya ve Criminal: Almanya.

4 farklı ülkede, toplam 12 zanlı ve onların hikâyelerine tanık olma fırsatı veren dizinin ilk durağı olarak Birleşik Krallık‘ı seçtik. Her ülkede 3 zanlıyla tanışıyoruz ama bu diziyi diğer suç dizilerinden ayıran bir şey var. Hem de çok büyük bir şey. Tek mekân. Tüm bölümler sadece bir sorgu odasında geçiyor. Dedektiflerin ellerindeki davaları sonlandırmaya çalışmalarını izliyoruz. Bu süreçte, ülkelerde zanlıya suçunun nasıl itiraf ettirildiğini izleme fırsatı da buluyoruz. Bir dizi tek mekân olunca hikâyenin ve senaryonun çok başarılı olması lazım ki izlerken dakikaların nasıl geçtiğini anlamayalım. İşte, Criminal | Birleşik Krallık size bunu sağlıyor. Ayrıca kamera açıları, kurgu teknikleri ile gözleri boyamayı da başarıyor diyebiliriz.

Edgar

Edgar karakterini çok tanıdık bir isim canlandırıyor. Genç yaştaki üvey kızına cinsel saldırıda bulunup onu vahşice öldürmekle suçlanan ifadesiz bir doktor olarak karşımıza çıkıyor David Tennant. Zaman daralıyor, sorguda 23 saat geride bırakılmış ve zanlı sadece ”Yorum yok.” diyor. Dedektiflerden biri sorgu odasına giriyor ve sorgunun seyrini değiştiriyor. 3 bölüm içinde, senaryo, kurgu ve oyunculuk olarak en güçlü bölüm denebilir. Sonundaki ”I have no daughter.” repliği ise çok etkileyici.

Stacey

Kız kardeşinin sevgilisini zehirlemekle suçlanan Stacey’in hikayesini dinliyoruz bu bölümde. İlk 10 dakikada gelen itiraf, izleyene ”Bu kadar mıydı bölüm?” dedirttiyor. İtirafta eksiklik olduğunu düşünen dedektifler, Stacey’i tekrar sorguya alıyor ve olaylar işte o zaman başlıyor. Sevgilisi tarafından dövülen kız kardeşi Mary’nin yaşadıkları, kız kardeşinin sevgilisiyle ilişkisi olan ve bundan utanan Stacey. Hayley Atwell’in oyunculuğu ise kusursuz.

Jay

Göçmenlerle dolu terk edilmiş bir treylerin yerini bulmak için ağzı sıkı bir kamyon şoförünü izliyoruz son bölümde. Ayrıca dedektiflerden Hugo’nun da hikayesinin içine giriyoruz. Bu da doğal olarak ekiple minik de olsa bir bağ kurmamızı sağlıyor ancak Paul’un sorgu sırasında yaptığı psikolojik baskı kısmını saymazsak, bölüm diğer bölümlere göre çok daha sönük.

Dedektiflerin işlerinde ne kadar başarılı olduklarını görmek isteyenler, bir zanlıya suçu nasıl itiraf ettirilir öğrenmek isteyenler ya da tek mekanda geçen bir suç dizisi izleyip bundan etkilenmek isteyenler için biçilmiş bir kaftan Criminal: Birleşik Krallık. Merakınız biraz daha artsın diye fragmanı da buraya koyuyorum. Diğer yazımız Criminal : Almanya ‘da görüşmek üzere diyorum.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here