Hatırlarsınız, zombili hayatta kalma oyunlarının revaçta olduğu bir dönem vardı. Bohemia Interactive‘in başarılı oyunu Arma 2‘ye yapılan bir modundan ortaya çıkan, ilerleyen zamanlarda Arma 3’ün motoruyla stand alone bir oyun olarak da piyasaya sürülen DayZ bu türün başını çekiyor.

DayZ

Yıllarca The Walking Dead gibi yapımlarda görüp, deneyim etmeyi hayal ettiğimiz, kıyamet sonrası hayatta kalma hissini en iyi yaşatan oyunlardan biridir DayZ. Üstelik çok oyunculu olması da The Walking Dead’de olduğu gibi insanlara güvenip güvenmeme arasındaki çelişkiyi yaşamamıza olanak sağlıyordu. Hayatta kalmak için bazen insanlarla çatışmak zorunda olmamız ve ihanet edip, ihanete uğramamız gibi olaylar bize kıyamet sonrası atmosferini çok iyi veriyordu.

Alelacele çıkartılıp para kazanma amacı güdülerek yapılan oyun, yıllarca tamamlanamadı ve erken erişimde kaldı. Oyuncular bir umutla satın almaya ve oynamaya devam etti. Oyun yerinde saydıkça oyuncu kaybetmeye başladı. Hiçbir yenilik gelmiyor, optimizasyon sorunları çözülemiyor, buglar her güncellemede düzelmek yerine daha çok artıyordu.

İşte tam bu esnada oyuncuların kalbine bir ok gibi saplanan H1Z1 2014 yılında ilk kez duyuruldu.

Oyun başlarda Sony‘nin çatısı altında bulunan Sony Online Entertainment tarafından geliştiriliyordu. DayZ‘nin git gide artan popularitesi ve piyasada emsali olmamasını fırsata dönüştüren firma, oyuncuların Bohemia Interactive’den yıllardır bekledeği ama bir türlü getirilmeyen araç sürme, craft yapma, inşa etme gibi mekanikleri de getireceğini duyurdu.

Üstelik oyun, ForgeLight Engine oyun motorunu kullanıyordu. Bu motor mod yapımcılarının da önünü açacaktı ve hayal edilenden daha iyi sınırsız bir dünya sunacaktı.

Oyunda mikro ödeme sistemi vardı, para karşılığı air drop alabiliyordunuz lakin uçağın sesi tüm haritada duyuluyor, herkes o noktaya gidip, drobu çağırandan önce alma hakkına sahip olabiliyordu. Üstelik air drobun sesi, o bölgeye birçok zombiyi de topluyordu. Bu durum oyunun pay to win olmasına da engel oldu.

Air Drop

Oyun 2015 yılında henüz alfa sürümüyle erken erişim olarak steam mağazasında yerini aldı. Yorumları oldukça olumluydu. Erken erişim olduğu için çok eksiği vardı ama her güncellemeyle yenilikler geliyor ve eksikler kapatılıyordu. Firma oyunu tutkuyla geliştiriyordu ve oyuncular da bundan memnundu.

Oyunun içersinde iki farklı mod bulunuyordu:
  • PvE veya PvP oynayabildiğimiz hayatta kalma modu.

Bu mod, DayZ ve Rust gibi oyunlar örnek alınarak yapılan mod. Açlık ve susuzluğa karşı etrafta toplayıcılık yapabiliyor, başını sokacak bir kulube inşa edebiliyor, diğer insanlardan kaçabiliyor, çatışabiliyor veya onlarla anlaşıp birlikte yaşayabiliyordunuz.

Üstelik yeni gelen güncellemelerle kendini diğer hayatta kalma oyunlarından ayıran, yeni zombi türleri de eklendi. Zehirli gaz saçan ve öldüğünde daha büyük alana etki eden zombi, çığlık atıp size hem hasar veren hem de yavaşlatan zombi türlerini düşmanlarınıza karşı da efektif olarak kullanabiliyordunuz. Ayrıca normal yürüyen zombiler haricinde, daha tehlikeli koşabilen zombiler de eklenmişti.

Daha önce ölen bir oyununcunun, tekrar zombi olarak kalkmış helini etkisiz hale getirebilip, envanterindeki bazı şeyleri alabiliyordunuz.

  • Battle Royale Modu.

Günümüzde artık bu modu anlatmaya gerek yok sanırım. Açlık Oyunları filminin çıktığı dönemde, Minecraft ve Arma gibi oyunlara mod olarak yapılan ve büyük ilgi gören bu deneyimi, H1Z1 de kendi oyun modu olarak eklemişti.

Bu iki oyun modu da H1Z1 çatısı altında tek bir oyunun içinden oynanbiliyordu ve Steam’de 31tl fiyat etiketiyle satılıyordu.

ve o gün geldi…

1997‘de kurulan Sony Online Entertainment, Şubat 2015‘te bağımsız bir firma oldu ve Daybreak Game Company olarak hayatına devam etti.

İşte her şey o günden sonra başladı. Firma yeni kurulmuştu, artık Sony tarafından desteklenmiyordu ve paraya açtı. Bu açlık birbirinin ardı arkası kesilmeyen yanlış kararlar ver politikalar uygulamalarına sebep oldu. Oyuncuların tiksinerek baktıkları firmaya dönüştü.

Daybreak oyunu ikiye böldü ve ayrı ayrı satmaya başladı. O güne kadar H1Z1’i aldıysanız siz iki oyuna da sahip oluyordunuz. Ama o günden sonra oyunun iki modunu da almak isterseniz H1Z1: Battle Royale ve H1Z1: Just Survive olarak ayrı ayrı almak zorundaydınız. iki oyun da 31 TL fiyat etiketiyle satıştaydı ve iki moda da sahip olmak için eski fiyatın 2 katını ödemeniz gerekiyordu.

Oyun ilk olumsuz yorumları almaya bu noktada başladı. Battle Royale furyasının popularitesi arttıkça, Daybreak de tüm ilgisini H1Z1 Battle Royale‘e çevirdi. Grafik güncellemesi ve yeni ufak mekanikler ekleyerek geliştirdi.

Just Survive kısmıysa uzun süre yerinde saydı. Oyun ilk çıktığından bu yana oldukçe değişmiş, gelişmiş ve güzelleşmişti fakat, battle royale modu popularite kazandıkça, Just Survive yerinde saymaya başladı ve artık oyuna yeni hiçbir şey eklenmiyordu.

Firma çoğalan hileleri engelleyemiyor, hataları düzeltemiyordu. Bizzat oynarken karşılaştığım, binanın kapısına kendini sıkıştırarak en üst kata fırlatma hatasını firma çözemediği için, bir dönem oyundaki tüm binaların kapılarını oyundan çıkartılmıştı.

Firmanın oyun için yaptığı tek şey ayda bir sunucuları sıfırlamaktı. Sunucular doldukça Lag (gecikme) problemleri arttığı için, sunucuları yenilemek, güçlendirmek yerine onları sıfırlıyorlardı. Sizin bir ay boyunca yaptığınız tüm çaba, topladığınız tüm eşyalar, inşa ettiğiniz üssünüz, her şey ayın sonunda sunucunun sıfırlanmasıyla yok oluyordu.

Bu ardı arkası kesilmeyen problemler yüzünden, oyuncular bir bir oyunu terketmeye başladılar.

Şirketin kötü politikalarını desteklemeyen ve şirketten ayrılan bir ekip, yeni bir Battle Royale oyunu yapatığını duyurdu ve H1Z1’den daha iyi olacaklarını iddia etti.

Nitekim de öyle oldu. 2017 yılında piyasaya sürülen ve mütiş reklam politikasıyla, hala bile ortalığı kasıp kavuran, battle royale furyasını zirveye çıkarıp her firmanın bir battle royale oyunu yapmak istemesine sebep olan Player Unknown’s Battleground ortaya çıktı.

Daybreak önce önemsemeyip görmezden gelse de, kaybedilen oyuncuların farkına varıp PUBG ile yarışmaya kalktı ve H1Z1 Battle Royale‘i “King Of The Kill” adıyla yeniden piyasaya sürerek reklamını yapmaya çalıştı.

Neslin gerisinde kalan mekanikleri ve grafikleriyle kimsenin gözünü çevirip bakmadığı oyun, hızla oyuncu kaybetmeye devam etti. 24 Ekim 2018 yılına gelindiğindeyse, Just Survive sunucuları tamamen kapatıldıKing Of The Kill, Z1 Battle Royale adıyla yeniden piyasaya sürüldü. Bu yazıyı yazdığım sırada Steam’de oyunu sadece 309 kişi oynuyor

Just Survive‘ın kapanmasıyla, oyuncuların parasını alıp kaçan firma sıfatına giren Daybreak‘e, oyuncular tarafından mailler atıldı. Topluluk, Oyunun Rust gibi oyuncular tarafından açılan sunucularda oynanabilir olması, ya da hiç olmazsa Single Player (Tek Oyunculu) olması gerektiğini savunuyordu. Ama Daybreak, oyuncuları dinlemekten çoktan vazgeçmişti.

Oyun kapatılmasaydı, son halinde meslek seçimi olacaktı. Polis, doktor, aşçı gibi meslekler bulunacaktı. Polis daha iyi silah kullanabilirken, doktor yaralananları iyileştirebilecek, böylece takım olarak dolaşmak daha gerekli olacaktı. DayZ de bulunan, yağmurda montsuz gezince hastalanma gibi olaylar bulunacaktı. Bunun için oyuna ilaçlar da eklenmişti.

Hiçbiri olmadı. Söz verildiği gibi oyun, modlanabilir de olmadı.

Böylece bir devrin daha sonuna gelindi. Umut vaad eden bir oyun daha yitip gitti. Hayatta kalma oyunları popularitesini yavaşça kaybetmeye başladı ve yerini Battle Royale oyunlara bıraktı.

Günümüzde Battle Royale oyunları da yavaş yavaş popularitesini kaybetmeye başladı. İnsanlar hep aynı tür oyunu oynamaktan yavaş yavaş sıkılıyorlar. Bakalım Bir sonraki furya ne olacak…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here