Rockstar Games’in biz oyun severler için 2003 yılında o zamanki popüler oyun konsolu olan Playstation 2 için ve sonrasında 2004 yılında Microsoft ve Xbox’a çıkardığı korku ve gerilim oyunu olan Manhunt incelememe hoş geldiniz.

***Bu yazıyı okumadan önce şunu belirtmeliyim ki 18 yaşından küçüklerin bu oyunu oynaması kesinlikle sakıncalıdır. Oyun başta İngiltere, Güney Kore, Almanya, İtalya ve Türkiye olmak üzere bazı ülkelerde yasaklanmıştır. 

Sadist Bir Yönetmen

Oyunumuz başta Hitman’e benzerliği ile dikkat çekiyor olsa da daha kanlı, daha vahşi ve daha sadist bir yapım olarak dikkat çekiyor. James Earl Cash, oyunumuzda yönettiğimiz karakterimiz. Cash, idam mahkumu bir katildir. İnfaz edileceği gece gözünü açtığında Cancer şehrindedir. Bu şehir seri katillerin kol gezdiği, psikopatların cirit attığı bir bölgedir. Cash kendine geldiğinde birkaç kameranın onu çektiğini ve birilerinin söylendiğini duyar. Kulaklığı takar ve ne olduğunu anlamaya çalışır. Kapı açılır ve her şeyden habersiz yürümeye başlar. Sesin sahibi kendisini Yönetmen (The Director) olarak tanıtır.

Görevimiz yönetmenin istediği sokak çetelerini birer birer öldürmek. Fakat işler pek kolay olmuyor. Çünkü adı üzerinde bunlar çete ve kalabalık oluyorlar. Bu yüzden düşmanlarımızı çok sessiz bir biçimde öldürmemiz gerekiyor. Bize kullanmamız için çivi tabancaları, beyzbol sopaları, levye, torba, cam parçası, boğma teli, bıçak ve bir sürü alet veriliyor. Her silahla üç farklı şekilde öldürme imkanımız var. Ne kadar sadist bir oyun olduğunu anladığınız öldürme şekilleri de diyebiliriz.

Karanlığın Sesi

Oyundaki en önemli şey oyun boyunca sıkça başvurduğumuz karanlık. Karanlık, en büyük dostumuz. Oyunda sessizliğe o kadar çok önem verilmiş ki çevre sesleri çok güzel harmanlanmış. Koştuğunuzda, bir bidona çarptığınızda, hatta bazı yerlerde yürüdüğünüzde bile ses çıkartıp yerinizi belli edebiliyorsunuz. Çoğu zaman karanlık bir köşeye saklanıp duvara vurarak dikkatleri üstünüze çekmeye çalışıyorsunuz, bu yüzden sesler bu oyunda çok önemli. Elbette karanlık size artı şeyler kattığı gibi eksileriyle de hayatınızı kaybetmenize neden olabilir.

Düşmanlarımız genel olarak oyunun başında yalnız olsalar da bir süre sonra dört ve beş kişilik ekipler halinde dolaşmaya başlıyorlar. Zorlukları tatmin edilebilir derecede ama bir yerden sonra sıradan geleceği için o tatmin duygusu da azalıyor oyun içerisinde. Karanlıkta hareketsiz bekleyen düşmanlar ise radarda görünmüyorlar. Bazı yerlerde aniden karşınıza çıkan düşmanlar yüreğinizi hoplatabiliyor. Bu, oyunun eksilerinden sayılabilecek bir şey aslında ama oyun o kadar akıcı ki gözünüze o kadar da batmıyor diyebilirim. Mesela düşmanlarınız bazen ıslık çalıyor, bazen de birbirleriyle konuşup küfrediyorlar.

Oyunu belirli alanlarda kaydedebildiğimiz için oyun bir hayli zorlaşıyor. Ses kalitesine bakacak olursak oyunda dinamik bir müzik sistemi var. Yani aksiyona girdiğiniz anda başlayan ya da sessizce ilerlerken çalan müzik, yoruldukça hızlanan arka plandaki kalp atışları vücudunuzdaki adrenalin miktarını yükseltiyor. Diğer sesler de oldukça iyi düzenlenmiş. Grafikler açısındansa tek kamera kullanılmış ve oyun bunu çok iyi başarmış.

Oyunun artıları ve eksilerine değinelim biraz da:

Eksileri:

Yapay zeka bazı yerlerde sırıtıyor.
Bazıları için çok fazla gelebilecek kan ögeleri var.
Bazı ses efektleri rahatsız edici duyuluyor.
Sıradanlaşan infazlar oyunu sıkıcılaştırıyor.
Bir yerden sonra aksiyon oyunu hissi vermeye başlıyor.

Artıları:

Değişik bir yapım, değişik tarz ve konu.
Zamanına göre kaliteli ve temiz grafikler kullanılmış.
Ara demolarda oyun içi grafikler kullanılmasına rağmen bir kameradan çekilmiş gibi bozuk görüntülerle resmedildiği için harika gözüküyor.
Düşmanların pasif olmaması yani etkisiz eleman olmamaları gerçekçiliği artırıyor.

Oyun için söyleyeceğim son sözler ise herkese, her kesime hitap eden bir oyun değil ama eğer siz de benim gibi korku ve gerilim oyunlarını çok seven kitledenseniz bu sizi tatmin edebilecek bir oyun. İyi oyunlar dilerim.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here