Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
46

Jared Leto’yu ilk olarak hangi kimliğiyle tanıdınız diye sorsak yanıtınız ne olurdu? Leto, aktör, şarkıcı, müzik ve söz yazarı, klip yönetmeni ve çok daha fazlası… O, sanatın tüm dallarını seven ve yaptığı her işte kendisini inanılmaz derecede yenileyen ve besleyen biri. Hal böyle olunca başarı da kaçınılmaz oluyor.

Jared Leto, hem sinemada hem de müzik alanında çok başarılı bir yıldız. 45 yaşında olan sanatçının yıllar geçmesine rağmen hala aynı güzellikte olduğunu belirtmeden geçemeyeceğiz. Evet, güzel diyoruz çünkü o “güzellik” tanımına uyan ender insanlardan biri. Her haliyle güzel görünmeyi başaran Leto’nun bugüne kadar yapmış olduğu işleri birlikte hatırlayalım istedik. Başlayalım mı?

Öncelikle sanatçının müzik kariyerine biraz değinmek istiyoruz. Kendisini müzik yeteneğiyle tanımayanlar için de bir başlangıç olacaktır.

Jared Leto, ağabeyi Shannon Leto ile birlikte kurduğu Thirty Seconds To Mars grubunun vokalistidir. 1998 yılında kurulan bu alternatif rock grubunun, bugüne dek 4 stüdyo albümü bulunmakta. Asıl başarılarını ikinci albümleri “A Beautiful Lie” ile yakaladılar ve bu sayede grubun bilinirliği de arttı. Albümle aynı adı taşıyan A Beautiful Lie, The Kill, From Yesterday albümün öne çıkan parçalarıdır. Bu şarkılar aynı zamanda klipleriyle de beğeni toplamıştı. (The Kill şarkısının klibiyle ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.)

From Yesterday şarkısının klibi ise bir ilke imza atmıştı. Klip, bir Amerikan grubunun Çin Halk Cumhuriyeti’nde görüldüğü ilk klip olma özelliği taşımaktadır. Yüksek bütçeli bu klibin şarkı kadar güzel olduğunu da belirtmek isteriz.

Bu albümden sonra çıkardıkları This Is War ve Love, Lust, Faith and Dreams albümleri de oldukça başarılı. Thirty Seconds To Mars’ın kendini tekrar etmeyen ve sürekli üreten bir grup olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Her albüme ait birer şarkı dinlediğinizde bile ne demek istediğimizi anlayacaksınız.

Jared Leto’nun kendine has bir sese sahip olduğu aşikar. O, diğer rock gruplarındaki vokallere benzemeyen bir vokal. Sesine hakimiyeti oldukça güçlü olan sanatçının tizlerini duyduğunuzda ne kadar başarılı olduğunu anlayabilirsiniz.

Sanatçı, ayrıca grubun neredeyse tüm kliplerinin yönetmeni olarak da karşımıza çıkıyor. Daha önce de belirttiğimiz üzere sanatın tüm dallarını ve renklerini seven Leto, bunun en büyük yansımasından birini Up In The Air klibinde göstermişti.

Leto’nun müzik kariyerindeki en büyük değişim ise kuşkusuz stili oluyor. Önce sürmeli gözleri ve siyah saçlarıyla karşımıza çıkan sanatçı, daha sonra havaya diktiği kısa saçlı haliyle boy gösterdi. Aradan geçen zamanda birkaç farklı stil daha deneyen Leto, son albümünde ise uzun saçları ve sakallarıyla dikkatleri üzerine çekti. Değişmeyen şey ise onun her tarzı kendine yakıştırabilmesi.

Sinemadaki kariyerine gelecek olursak; o, bugüne kadar pek çok önemli filmde rol almış bir aktör. Bazı filmlerde yardımcı oyuncu olarak karşımıza çıkıyor, bazı yapımlarda ise başrol. Gerçek şu ki kendisini hangi rolde izlersek izleyelim mutlaka bir iz bırakmayı başarıyor.

Son olarak Blade Runner 2049 filmi ile beyaz perdede izlediğimiz Leto’nun daha önce rol aldığı bazı yapımlar ise şu şekilde: Panic Room, Suicide Squad, Requiem For A Dream, Fight Club, Alexander.

Jared Leto’nun belki de kariyerindeki en önemli adım başrolünde yer aldığı Requiem For A Dream filmidir. Darren Aronofsky’nin yönetmeliğini yaptığı bu film, uyuşturucu bağımlısı bir gencin hikayesini ele alan çarpıcı bir yapım olup kült filmler arasında yerini almayı başarmıştır.

Peki üstlendiği rol için en çok kilo alıp veren oyuncular denildiğinde aklınıza Christian Bale dışında kim geliyor? Artık bu sorunun yanıtına “Jared Leto” diyebilirsiniz. Neden mi?

Leto, John Lennon’ın katili Mark David Chapman’ı canlandırdığı Chapter 27 filmi için yaklaşık 25 kilo alarak gören herkesi şok etmişti.

Matthew McConaughey ile başrolü paylaştığı filmi Dallas Buyers Club (Sınırsızlar Kulübü)’da ise canlandırdığı travesti karakter için 20 kilo verdi. Leto, yalnızca verdiği kilolarla değil performansıyla da dikkatleri üzerine topladı. Öyle ki bu rol ona 2014 yılında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscarı’nı kazandırdı.

Suicide Squad’de ise Joker karakteri ile karşımıza çıkan Jared Leto, kendine özgü yorumuyla hafızalarımıza kazınmayı başardı. Joker karakterini en iyi canlandıran kişi Leto’dur diyemeyiz fakat en farklı yorumlayan kişi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Jared Leto için söyleyebileceğimiz bir diğer şey ise müzik ve sinema kariyerini birbirinden ayrı tutması. O, müzik grubuyla yaptığı işlerde oyuncu kimliğini kullanmayan bir sanatçı. Yaptığı iki işi de ayrı ayrı götüren Leto’nun bu konudaki başarısını kim inkar edebilir? Bizce bunu başarabilen ender yeteneklerden biri o.

Markalarla yaptığı iş birlikleriyle de moda alanında kendisini gördüğümüz sanatçı, son dönemlerde farklı görüntüsüyle herkesin ilgi odağı olmayı yine başarıyor.

 

Kendisini uzun yıllar daha hem müzik hem de sinema alanında göreceğimiz kesin olan sanatçının yeni işlerini heyecan ve merakla bekliyoruz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
46

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here