Aile olmayı, dost kalabilmeyi ve sevgiyi öğrendiğimiz Yeşilçam Sineması’nın efsanevi filmleriyle eskilere gitmek isteyenlere klasik birkaç film önerisi gelsin istedik! Gözyaşı, kahkaha ve eleştiri kültürünü taşıyan nostaljik Yeşilçam filmlerine bir göz atalım!

1. Canım Kardeşim (1973)

“Çağır kardeşim. Çağır beyim. Polis çağır. Jandarmaya haber ver. Hapse tıksınlar. Dilersen garsonlarına güldür beni. Kanını satarak kardeşine bir yemek yedirdi diye istersen astır beni. Hadi durma, ne duruyorsun çağırsana polisi.”

Canım Kardeşim, fakirlik içinde aile olmaktan asla vazgeçmemiş insanların hikayesini konu alır. Murat, kardeşi Kahraman ve yakın arkadaşı Halit ile birlikte yoksulluk içinde yaşamaktadır. Kahraman’ın yakalandığı hastalık yüzünden 3 aylık ömrü kaldığını öğrenen Murat ve Halit’in, Kahraman’ın ömrünün kalan son zamanlarında her şeye rağmen mutlu etmeye çalışması anlatılır. Fedakarlığı ve aile olabilmeyi bizlere gözyaşıyla hatırlatan Yeşilçam filmlerinden birisi.

2. Neşeli Günler (1978)

“Dünyanın bütün meşhurları bununla traş oluyor… İngiltere kralı, rahmetli başkan kenedi, taçsız kral pele, bakenbauer, kaleci miyer, nadya komanacci, biricit bardo, fenerbahçeli cemil… hepsi şöhretlerini bu bıçağa borçludurlar! Evet, denemesi bedava hem de hiç para vermeden.”

Filmde, absürt bir tartışma nedeniyle dağılan ailenin yıllar sonra tekrardan buluşması anlatılır. Kazım ile Saadet, epey inatçı ve dediğim dedik, altı çocuk sahibi iki turşucudur. ‘Turşu suyu sirkeden mi yoksa limondan mı yapılır‘ sorusuyla başlayan tartışmayı boşanmayla sonlandırırlar. Üç çocuk Saadet’le, diğer üç çocuk da Kazım’la kalır. Bölünmek zorunda kalan bu ailenin iki üyesinin yıllar sonra karşılaşmasıyla aile yeniden bir araya gelir. Bu bir araya geliş, altı çocuğu da harekete geçirecek ve büyük bir çabayla anne-babalarını tekrardan birleştirmeye çalışacaklardır. Çocukların çabaları ve Kazım’la Saadet’in inatı hem güldürecek hem de hüzünlendirecektir izleyeni.

3. Tosun Paşa (1976)

– Sen yatıyorsun haa… Hem de babamın yatağında!
+ Eveeet…
– Hem de babamın yatağında!
+ Ben de ananın yatağı demedim ki!

Türk Sineması’nın en çok güldüren filmlerinden biri olan Tosun Paşa‘da, Osmanlı döneminde birbirine düşman iki ailenin “Yeşil Vadi” için verdiği savaşta, evin uşağı olan Şaban‘ın ünlü Tosun Paşa gibi davranması ve Kemal Sunal‘ın dillere destan oyunculuğu tam olarak ailecek izlenecek filmlerden.

4. Süt Kardeşler (1976)

“Seni hiç sevmiyorum Süt oğlan! Babanı da sevmezdim zaten!”

Yeşilçam’a adını ilk korku-komedi olarak adını kazıyan ve bizlere “gulyabani” kavramını benimseten Süt Kardeşler, herkesin hayal ettiği lüks bir konağın içinde yaşanan yanlış anlaşılmaları konu alır. Şaban, sütannesi Melek‘ten gelen davet üzerine İstanbul’a gitme kararı alır. Fakat Melek’in Şaban’dan önce konağa gelen Ramazan‘ı sütoğlu zannetmesi üzerine olaylar gelişir ve yalanlar üstüne yalanlar söylenir. Evdeki yanlış anlaşılmalar ve yalanlar zinciri büyürken, ev halkı “gulyabani” görmeye başlar. Bu korku ev halkını yakınlaştırır fakat gerçeklerin ortaya çıkması üzün sürmez.

5. Salak Milyoner (1974)

“Ha saatli taş ha Nişantaşı, ha binek taşı ha Beşiktaş”
Aklı bir karış havada dört kardeşin hazine bulmak için memleketlerinden kalkıp İstanbul’a gitmesini konu eden Salak Milyoner‘de, macera ve komedi türüne dair her şeyi bulmak mümkün. Birbirleriyle karşılaşmamaya çalışarak altınlara ulaşmaya çalışan Himmet, Saffet, Gayret ve Hayret‘in tren istasyonunda karşılaşmasının üzerine dörtünün el ele vererek defineye ulaşma hikayesi anlatılıyor.

6. Bizim Aile (1975)

“Bak beyim, sana iki çift lafım var!”

Bizim Aile, sevginin ve birlikteliğin aile olmak için kan bağından önemli olacağını anlatan Yeşilçam filmlerinden. Yıllar önce eşlerini kaybeden Yaşar Usta ve Melek Hanım, komşularının ısrarları üzerine görücü usulü ikini evliliklerini yapmaya karar verirler. Fakat iki tarafın da çocukları hırçın çıkar ve bu duruma alışmakta zorlanırlar. İki ailenin birbirini kabul etme sürecine tanıklık ederken ailenin başına gelen komik olaylar, aile bireylerini birbirlerine yakınlaştıracaktır.

7. Gülen Gözler (1977)

“Aman babanız duymasın, yoksa hepimizi keser…”

Erkek çocuk sahibi olmak isteyen Nezaket Hanım ve Yaşar Usta dört tane çocuk yaparlar fakat hepsi kız olur. İsmet, Fikret, Hikmet ve Nedret‘in evlilik yaşlarının gelmesiyle olaylar sarpa sarmaya başlar. Evin reisi Yaşar Usta’dan saklanan sırlar, babayı ikna etmek için söylenen yalanlar ve bu sırada yaşanılan zorluklar, bu geniş aileyi birbirlerine daha çok bağlar ve filmin sonuna kadar sevinçlerini hiçbir zaman bir kenara bırakmadan zorlukları yenmeye çalışırlar.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here