Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
22

Bu yazıyı okumadan önce sizden tek bir isteğimiz var. Kafanızdaki Kanye West imajını bir kenara bırakın. Taylor Swift ile olan tartışmasını unutun. Yaptığı egoistçe davranışları unutun. Çünkü bu yazıyı okumadan önce bir kapıdan geçmeniz gerekiyor ve bu kapı sadece müziğe çıkıyor. Sanatçının kişiliği, davranışları ve söylediği sözler o kapıdan geçtiğinizde bir anda önemsizleşiyor. Bizim bu yazıdaki konumuz Kanye’nin müziği. Burada önemli olan tek şey onun albümü, sanatı.

Tamamen karanlık bir odada olduğunuzu hayal edin. Bir sandalyede oturuyorsunuz. Karşınızda da bir adet sandalye var. Bir süre sonra karanlıklar içinden Kanye West geliyor ve karşınıza oturuyor. Siz daha ilk kelimenizi etmeden konuşmaya başlıyor. Birbirinizi hiç tanımadan başlayan bu konuşma bir süre sonra hoş bir sohbete dönüşüyor. Daha da samimi oluyorsunuz. Birbirinizi tanıyorsunuz, gelecek planlarınızdan ve kaygılarınızdan bahsediyorsunuz. Sohbet bittiğinde ise farklı fikirlerle ve farklı bakış açıları ile tanışmış şekilde masadan kalkıyorsunuz.

My Beautiful Dark Twisted Fantasy aslında Kanye West ile yaptığınız bir sohbet. Farklı fikirlerin yüzünüze tek tek vurulduğu, sizi bir arkadaşınızmış gibi güldüren bazen sinirlendiren bazen de üzen canlı bir albüm ile sohbet ediyorsunuz. Belki albümle konuşamıyorsunuz. Çünkü, evet o bir albüm. Ancak albüm sizi çok iyi tanıyor. Ne istediğinizi ve bahsettikleri hakkında ne diyeceğinizi çok iyi biliyor. Büyüleyici duruyor değil mi? Bir albüm ile sohbet ediyorsunuz, üstüne üstlük bu albümün bir kişiliği var. Egoist, iddialı, savaşçı, kendinden emin ancak kafası karışık ve tedirgin. Bunların hepsini sırası ile her şarkıda teker teker hissediyorsunuz.

Albümün açılış şarkısı Dark Fantasy, şu sıralar çok gördüğümüz, yeni dönem rapinin kraliçesi Nicki Minaj’ın Roald Dahl’a ait olan Cinderella şiirini kendince yorumladığı birkaç satırın okuması ile başlıyor. 1982 yılında yazılan şiir aslında bir halk hikayesinin farklı bir bakış açısında yorumlanışı niteliği taşıyor. Günümüz insanlarının toplumdaki diğer insanlar hakkında her şeyi bildiğini sanması ama hiçbir şeyi bilmemeleri, bunların sadece oluşmuş önyargılardan ve basmakalıplardan ibaret olmasını Cinderella hikayesi üzerinde alegorikleştiren Roald Dahl, şiirin ve şarkının yakın olmasından dolayı bu şarkıya konuk olmuş gibi gözüküyor. Şiir ile şarkıya temel hazırlayan West, sonrasında Mike Oldfield’ın In High Places adlı eserinden bir sample ile şarkıya giriş yapıyor. Şarkıyı ilk dinlediğiniz anda farklı bir dünyaya giriş yaptığınızı hissediyorsunuz. Şarkının sözlerine baktığımız zaman aslında Kanye’nin en çok eleştirilen yönü olan egosunun nasıl ortaya çıktığını ve ondan nasıl beslenerek kendini büyüttüğünü, geliştirdiğini görebiliyoruz. Bizi, şöhretinin diğer insanlar üzerinde oluşturduğu yargıların aslında gerçekçi olmadığına ikna etmeye çalışıyor gibi gözüküyor.

Kid Cudi ve Raekwon’un eşlik ettiği albümün ikinci şarkısı olan Gorgeous, kullanılan gitar riffi ve Kid Cudi’nin harika nakaratı ile bambaşka bir seviye desek yeridir. Bunların yanı sıra Kanye’nin en iyi verselerinden birine de sahip olan şarkı için Kanye’nin Hawaii’de geçirdiği gönüllü sürgün sırasında yazılmış.

Is hip hop just a euphemism for a new religion?
The soul music of the slaves that the youth is missing
But this is more than just my road to redemption
Malcolm West had the whole nation standing at attention

Bu şarkıdan sonra albümün ilk tekli çalışması olarak yayınlanan parçası olan POWER ile karşı karşıya kalıyoruz. Sample konusunda albümün en başarılı şarkısı olan POWER, içinde King Crimson’ının  “21st Century Schizoid Man” şarkısından ve Continent Number 6’in ”Afromerica” şarkısından samplelar bulunduruyor. İlk şarkıda başladığımız çöküş, muhteşemlik, gerçeklerden kaçış, seks, zenginlik, romantizm, kendiyle övünme ve kendinden şüphe etme temaları bu şarkıda yavaş yavaş güçlenmeye başlıyor.

POWER’dan sonra ise albümün dördüncü ve bizce en başarılı şarkısı olan All Of The Lights’a geçiş yapıyoruz. Şarkı deyim yerinde ise bir yıldızlar geçidi. John Legend, The-Dream, Elly Jackson, Alicia Keys, Fergie, Kid Cudi, Elton John ve Rihanna’nın eşlik ettiği parça şöhret hayatını anlatan ve sorgulayan yapısı ile lirikal açıdan çok güçlü. Diğer bir yandan gelmiş geçmiş en iyi vokal ve altyapılardan birine sahip olan parça müzikal anlamda da büyük bir değere sahip.

Albümdeki bir diğer yıldızlar karması ise albümün beşinci şarkısı olan Monster. Jay-Z, Nicki Minaj, Bon Iver ve Rick Ross işbirliği içerisinde ortaya çıkan şarkı albümün açılış kısmının bittiğine de bir işaret. Bu şarkı ile birlikte Kanye ile olan ciddi sohbetimize eğlenceli bir ara veriyoruz. Bu şarkı bu yüzden albümü şarkı sırasına göre dinleyenler için ayrı bir önem taşıyor. Bu şarkıdan sonra ise sırası ile: CyHi The Prynce, JAY-Z, Pusha-T, RZA & Swizz Beatz’in eşlik ettiği So Appalled ve onun ardından albümün temasını yavaş yavaş şöhretten ilişkilere getiren Rick Ross’un eşlik ettiği Devil In A New Dress, Pusha T’nin eşlik ettiği Runaway ile albümün en güçsüz şarkısı olan Hell Of A Life şarkıları geliyor.

Bu şarkılardan sonra ise sıra, yine bu üç şarkının oluşturduğu temelin üstüne inşa edilen Blame Game’e geliyor. Aphex Twin’in Avril 14th isimli parçasından samplelanan bir altyapı üzerine John Legend’ın eşlik ettiği parçada Kanye, eski sevgilisi Amber Rose ile olan ilişkisini referans alarak ilişki hayatı hakkında çok sert bir anlatımda bulunuyor. Bu anlatımdan sonra ise şarkı Chris Rock’ın bir konuşması ile son buluyor. Şarkı, bulundurduğu vokalle, Chris Rock’ın konuşması ve Kanye’nin sözleri ile bir bulmaca gibi birleşerek olağanüstü bir hal almış.

Şimdi ise Kanye’nin aşk hayatının geçmişte olan karanlık yüzünden sonra madalyonun diğer yüzüne dönüyoruz. Albümün on ikinci ve son şarkısı olan ve Kim Kardashian’a yazılan Lost In The World tam 4 ayrı sampledan oluşan bir prodüksiyon mucizesi. Sözleri adeta şiir edası ile yazılan bu şarkı onu destekleyen samplelar ile ayrı bir boyuta çıkmış. Özellikle Bon Iver’ın Woods şarkısından alınan sample şu zamana kadar kullanılmış en yaratıcı sample tekniklerinden biri.

My Beautiful Dark Twisted Fantasy aslında bir küllerinden doğuş hikayesi. Nişanlısından ve annesinin ölümünden sonra alkol batağına düşüp elindeki her şeyi mahveden bir herifin tekrar ayağa kalkışı.

Albümdeki konu bütünlüğüne sadık kalınması ve bu yüzden albümün tematikleşmesi belki de bu albümün en güçlü yönü. Şöhretin iç yüzüne doğru çıktığımız bu yolculukta albümdeki şarkıların sırası tempoyu öyle bir ayarlıyor ki cidden de bir yolculukta olduğumuzu hissediyoruz. Şarkılar ne kadar hızlansa da ya da yavaşlasa da koyu teması sayesinde her zaman bir bütün olmayı başarıyor. Kanye, şöhret ile güçlenen egosunun onu nasıl farklılaştırdığını ve diğer hiçbir insana benzemediğini ve kimsenin boyunduruğunun altında olmadığını bir albümle ancak bu kadar iyi anlatabilirdi. Bu albüm bizim için kısaca modern bir klasik.

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
22

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here