Topluma tutulmuş en gerçekçi ayna görevini üstlenen sanat dallarından birisidir sinema. Tabiri caizse; bize kendimizi anlatan ve kendimize dışarıdan farklı bir gözle bakmamızı sağlayan kıymetli bir uğraştır aynı zamanda. Kelime anlamıyla bile bu kadar değerli addedilen sinema sanatının icra edilmesi de en azından kelime anlamı kadar değerli ve zordur.

Ali Haydar Şen ya da herkes tarafından bilinen ismi ile Şener Şen, müzik dünyasından edebiyat dünyasına kadar birçok ismi kültürü ve gelenekleri ile harmanlamış olan Adana’da dünyaya gelmiştir. Henüz daha o dönemlerde oyuncu olmayan marangozluk yapan büyük usta Ali Şen’in oğlu olan Şener Şen, hiçbir zaman babası gibi bir sinema emekçisi olmak istemez. İstemez ama doğru bilerek ilerlediği bu yol onu dosdoğru bir şekilde sinemaya çıkarır. Ve iyi ki de çıkarır.

Beyaz perde ile tanışmadan önce köy okulunda sınıf öğretmenliği de dahil olmak üzere birçok farklı işte çalışan Şener Şen, sinemaya ilk adım attığı dönemlerde figüranlık ve yan rollerde dahil olmak üzere beyaz perdenin çeşitli kulvarlarında görev alır.

Sinema için dönüm noktası ise kalemi kırılmaz büyük usta Rıfat Ilgaz‘ın ölümsüz eseri ‘Hababam Sınıfı‘ isimli kitabının sinema uyarlaması ile olmuştur. Filmde hayat verdiği Badi Ekrem karakteri ile kendine has bir hayran kitlesi yaratan Şener Şen, yine aynı filmde canlandırmış olduğu İnek Şaban tiplemesi ile şöhrete kavuşan Kemal Sunal ile birlikte çok iyi birer ikili olmuşlar ve devam eden senelerde; Süt Kardeşler, Tosun Paşa, Şabanoğlu Şaban, Kibar Feyzo, Davaro, Çöpçüler Kralı gibi yerli sinemamızın baş yapıtlarından sayılan filmlere canlandırdıkları karakterler ile hayat vermişlerdir.

Hele ki büyük ustanın Gülen Gözler filminde canlandırmış olduğu Vecihi karakteri ve Neşeli Günler filminde hayat verdiği Ziya karakteri ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu kanıtlarcasına halen daha kendisini izleten ve güldüren sahnelerden olmuştur.

Kadrosunda birçok yetenekli oyuncuyu barındıran Hababam Sınıfı filmi ile şöhrete kavuşan büyük usta Şener Şen, 1984 senesine kadar çeşitli isimler ile birlikte yan rollerde oynamaya devam etti.  1984 senesinden sonra ise sürekli oynadığı ve üzerine yapıştığını düşündüğü sahtekar, dolandırıcı, uyanık tiplemelerinden sıyrılarak daha farklı karakterler ile oyunculuk serüvenine devam etme kararı aldı.

Almış olduğu bu karar ile aynı zamanda büyükte bir risk alan büyük usta Şener Şen, Namuslu filmi ile ilk defa başrol oynarken aynı zamanda da daha önceden canlandırmadığı mazbut, iyiliksever ve dürüst bir karakter ile izleyicinin karşısında yer aldı.

İlk defa başrol oynadığı Namuslu filmi ile üzerine yapışan tiplemelerden sıyrılan Şener Şen, yeni canlandırmaya başladığı bu mazbut ve dürüst karakterleri ile de oldukça fazla sevilmeye başlandı. Kendisine ait bir hayran kitlesi yaratan yetenekli oyuncu risk alarak başladığı Namuslu filminden sonra rol aldığı Züğürt Ağa, Milyarder ve Muhsin Bey gibi dönemin bir diğer ses getiren yapımlarında da yine aynı dürüst ve mazbut karakterlere hayat vermeye devam etti.

Ünlü yönetmen ve senarist Yavuz Turgul ile birlikte Muhsin Bey ve Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni filmlerini çeken Şener Şen bu filmlerde canlandırmış olduğu karakterler ile hem kendisini kanıtlamış hem de ilk defa birlikte çalışmış olduğu Yavuz Turgul ile birlikte daha güzel ve kaliteli işler yapmanın bir yolunu açmıştır.

Kelimenin tam anlamıyla Türk sinemasının yeniden doğuşu olarak nitelendirilen Eşkiya filmi ile sahne alan Şener Şen, canlandırmış olduğu naif ve mazbut karakterlerden de sıyrılarak kendisi ve sinema tarihi açısından bir devrim niteliği taşırcasına tamamen bambaşka bir karaktere bürünmüştür. Filmde canlandırdığı eski eşkıya Baran karakteri ile seyirci karşısına çıkan usta oyuncu üzerine düşen görevi layığı ile yerine getirmiş ve kendisine yüklenen bu görevin üstesinden ustalıkla sıyrılmıştır.

Eşkiya filmi ile hayran kitlesini ciddi anlamda arttıran usta sanatçı Şener Şen daha sonra Gönül Yarası, Kabadayı, Av Mevsimi ve Yol Ayrımı gibi önemli ve ses getiren projelerde de yer alarak hayranlarını kendisinden mahrum bırakmamıştır.

Oyunculuk adına kendisini her daim geliştiren usta sanatçı Şener Şen, sinema alanında ise kendisine yapıştırılan roller ile sınırlı kalmayarak canlandırdığı her karaktere kendisinden bir şeyler katmış ve aynı zamanda bu karakterleri de oldukça profesyonel bir biçimde sahneye yansıtmıştır. Belki de onu Şener Şen yapan en yegane ve gerçekçi temel de işte budur.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here