Genel kanının aksine yıllardır piyasada solo sanatçı olarak bilinen ancak aynı zamanda bir müzik grubu olan Marilyn Manson, endüstriyel rock akımının başlıca temsilcilerinden biri. Akımın öncüsü olan Nine Inch Nails‘ın yani Trent Reznor‘un ise grubu keşfeden kişi olması bu yüzden tesadüf değil. Bununla birlikte, son 30 yılda 8 albüm yapmış Manson da kesinlikle bir ikon: Aslında “The Beautiful People” ve ”This Is This New Shit” gibi kendi şarkılarının yanı sıra grup, “Tainted Love”“Personal Jesus” ve tabii “Sweet Dreams” gibi coverlar ile akıllara daha çok kazındı. Vokaldeki Manson’un marjinal imajı da aslında bu başarının sebeplerinin önemli bir parçasıydı. Şimdilerde ise her zamanki görüntüsünün biraz daha normalleştirilmiş bir haliyle sahne alan sanatçı, grubuyla birlikte 9. albümleri “The Pale Emperor”ı 2015 yılında piyasaya sürdü. İçinde birçok blues rock ögeleri de içeren bu başarılı albümle birçok övgü toplayan Manson, düşüşteki kariyerinde bir nevi ikinci baharını yaşamış oldu. Ayrıca grup, albümün en iyilerinden “Killing Strangers”ı da “John Wick” filmine verdi. Böylelikle tekrar yükselişe geçen başka bir sanatçı olan Keanu Reeves ve kurşunları, arka fonda bu şarkıyla birleşince ortaya muazzam bir film sahnesi çıktı.

Son albümüne benzer bir çizgide yoluna devam ettiği onuncu albüm “Heaven Upside Down” ile çok ara vermeden geri dönen Manson, kaldığı yerden devam ediyor. Albümün henüz ilk parçalarında bile fark edilen “Daha az blues’lu The Pale Emperor 2” hissiyatı, dinleyenlerin albüm ile ilgili bilgilere biraz göz atmasıyla da kesinleşiyor. Prodüktör koltuğunda bir önceki kayıttaki gibi gitarist Tyler Bates oturuyor. Grubun en yeni üyesi olan Bates, uzun zamandır film müzikleri üzerine çalışan çok başarılı bir müzisyen. “Guardians of the Galaxy” serisi, “Watchmen” ve “300 Spartalı” gibi filmlerin müziklerinde imzası olan Bates, bu albümde de gitarları ve düzenlemeleriyle etkisini hissettiriyor.

Vokal Manson, 50’ye dayanan yaşına rağmen hiç bitmeyen o enerjisi ve bir o kadar tutkulu şarkı söyleyişinin yanında ise her zamanki imaj orijinalliğine devam ediyor. Gotik makyajlar, ters haçlar, aykırı müzik klipleri, sahnede kendini sakatlama ve hatta seyirciye sahte bir tüfekle ateş açma gibi işlerin arkasında tabi ki o var. Albümün öne çıkan parçalarına gelince kayıt, “Revelation #12” ile her ne kadar fena olmayan bir açılış yapsa da albümdeki şarkı sözü sıkıntısı, kendini daha ilk dakikadan belli ediyor. “One, two, three, four, five, six, seven, eight, nine, ten. Revelations come in twelve, I’ll say it again” gibi sözler, bu kolaya kaçma hususuna bir örnek. Sonraki parça “Tattooed in Reverse” ile yine kendisini dinleyen o kemik kitleye dini göndermelerle istediğini veren Manson, enstrümanların biraz etkisiz kalmasıyla şarkıyı maalesef derinleştiremiyor.

Parça isimlerindeki kelime oyunlarıyla dikkat çeken albümde ilk okunuşta bile akılda kalan ve “Caps Lock” destekli şarkı adı ise şüphesiz bu: “WE KNOW WHERE YOU FUCKING LIVE”. Böyle bir isme sahip bir parçanın narin bir Simon & Garfunkel icraati olamayacağı da tabi ki belli. Marilyn Manson, her zamanki öfkesini ve agresifliğini bu parçada yine konuşturuyor. Vokallerin ve gitarların adeta birer silah görevi gördüğü şarkı, albümün en iyilerinden biri. Ardından, SAY10 ile de “So you say GOD and I say SAY10” sözü hafızalara kazınıyor. Ayrıca Johnny Depp’in tanrıyı, Manson’un ise şeytanı oynadığı müzik klibinde ise grup, adeta “Die Antwoord o klipleri yapmayı bizden öğrendi!” mesajı veriyor. Ancak akılda kalıcı olsun diye basit şarkı sözü yazma hatasına bu parçada da düşülmüş.

“KILL4ME” de albümün başarılı işlerinden biri. Klavyelerdeki synth-pop sosu parçaya oldukça yakışmış. Albümün sonuna kadar olan kısımda ise pek etkileyici bir iş çıkaramayan grup, kayıttaki en doyurucu parçasını “Threats of Romance” ile sona saklamış. Özellikle piyanonun ön planda olması bile şarkıyı birkaç adım yukarı çıkarıyor. Ayrıca Tyler Bates’in gitarları da arada kalan bölümleri çok başarılı bir şekilde doldurup parçayı art arda dinlemesi zevk veren bir esere dönüştürüyor. Genel olarak ise “Heaven Upside Down”, beklentileri haliyle bir yere kadar karşılayabilen; ancak grubun bu yeni seyrinin ne kadar da doğru olduğunu kanıtlayan bir albüm. Yeniden yükselişe geçen bir kariyer için de gerçekten sağlam bir hamle; yine de fazlası değil.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here