Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1037

”..insanoğlu kendine yaraşan bir yaşam tarzı arzuladığında zihninin en derin köşelerinde mutlaka böyle bir ütopya hayal etmiştir ve yeryüzünde varolduğu sürece de bu hayalini sürdürecek, içinde soluk aldığı toplumun nice kusuruna tanık oldukça bu hayalini daha da derinleştirecektir.”

Thomas More’a Kısa Bir Bakış

Thomas More (Morus) 7 Şubat 1478 tarihinde Londra’da doğar ve bir yargıç olan babası John More tarafından özellikle hukuk eğitimine yönlendirilir. İlköğrenimine St. Antony’s School’da başlayan More, Latin dilinin temel bilgilerini bu okulda edinir. On iki yaşlarında, daha iyi bir eğitim alabilmesi kaygısıyla babası tarafından Kardinal Morton’un (Ioannus Mortonus) evine yerleştirilir ve böylece küçük yaşlarından itibaren toplumun önde gelen şahıslarını tanıma ve onların görüşlerini bizzat dinleme fırsatı bulur.

More’un Ütopya’

Edebiyatta ütopya türünde yazılmış eserlerle ilgilenen herkes bilir ki, ütopya kelimesi Thomas More tarafından türetilmiştir. Bu kelime utopia Yunanca ou [Yok,değil] ve topos [yer] sözcüklerinden oluşur ve ”yok-yer, yok-ülke” anlamına gelir; Thomas More’un Ütopyası  gibi her insanın yaşamak istediği bir yer olunca, sözcük oyunuyla etopia şekline bürünür, yani ”iyi-ülke, şanslı-ülke” ya da tam tabiriyle ”yaşanası-yer” olur.

Ütopya, yeryüzünün zihinsel coğrafyasında bir yer bulur kendine ve Platon’un kurguladığı ideal devlet biçimini bir anlamda hayata geçirir.

Hep daha iyi, hep daha huzurlu ve en önemlisi adaleti bütün hücrelerine sindirmiş, mükemmel devlette yaşama fikri hiç kuşkusuz More’a özgü değildir. Kaostan kozmosa geçiş sürecinden ve bu süreci ilk kez konu edinen Hesiodus’un destanın itibaren, insanoğlu kendine yaraşan bir yaşam tarzı arzuladığında zihninin en derin köşelerinde mutlaka böyle bir ütopya hayal etmiştir ve yeryüzünde varolduğu sürece de bu hayalini sürdürecek, içinde soluk aldığı toplumun nice kusuruna tanık oldukça bu hayalini daha da derinleştirecektir.

Thomas More ince alaylardan zevk alan ve klasik yergi üslubunu benimseyen bir edebiyatçı ve devlet adamıdır. Gerek mektuplaşmalarında gerekse yakın dostu Erasmus‘un onun karakteri ve benimsediği yaşam tarzıyla ilgili kaleme aldığı mektubunda ciddi konulara anarşi yaratacak nitelikte eleştiriler getirmek yerine, antikçağ yergi üstatlarının kullandığı yergi diline benzer bir dil benimsediğini ve eleştirirken siyasi ve ahlaki dersler vermeyi ön planda tuttuğu gözlemlenir.

Bu yüzden hem kendi toplumunda hem de zamanının diğer Batı toplumlarında tanık olduğu belli başlı toplumsal, ekonomik ve siyasi sorunlara doğrudan doğruya ağır eleştiriler getirmek yerine, bir ütopya devleti yaratarak örnek çözümler getirmeye ve ders vermeye çalışmıştır.

Başka deyişle Thomas More zihninde boğuştuğu söz konusu sorunların çözümsüz olmadığını, yine zihninde yarattığı Ütopyası’nın farklı devlet modelini, farklı düşüncelere ve ahlaka sahip yöneticilerini ve yaşamın tek amacının mutluluğa ulaşmak olduğunu düşünen, kavgadan olabildiğince uzak duran ve bütün serbest zamanlarında kitap okuyan insanları örnek göstererek kanıtlamayı denemiştir.

Ütopya’nın Doğduğu Yer

More Ütopyası’nı 1515 Mayısı’nda resmi bir görevle gittiği Flandaria’da tasarlar ve Ütopya’nın ilk kitabının girişinde bu geziden bahseder. Thomas More bu gezisini 15 Ekime kadar sürdürür. Son üç ay içinde Ütopya iyice şekillenir.

Ütopya’nın kurgusu, Thomas More, Peter Giles ve Giles’ın More’la tanıştırdığı Portekizli eski bir denizci arasında geçen bir günlük sohbetten oluşur. Yapıtın ana karakteri, adı Raphael Hythlodaeus [Raphael Hythloday] olan işte bu denizcidir.  More’un Yunanca hytlos ve daiein sözcüklerinden türettiği Hythlodaeus ‘’koca karı masalları anlatan’’ anlamına gelir. Raphael ise İbrancada ‘’Tanrı’nın şifacısı’’ demektir. Hythlodaeus hayalindeki anayasaya sahip devleti son seyahati sırasında tesadüfen keşfettiği Ütopya adasında bulur. Bu adanın yönetim biçimi, yasama, yürütme ve yargılama gücü hakikaten mükemmeldir. Ona göre Ütopya bütün Avrupa devletlerinin yapılanmasına örnek teşkil edecek ideal devletin ta kendisidir.

Ortaçağın en güzide eserlerinden biri olan ve okunacaklar listesinde birinci sırayı hak eden bu kitap, bizlere toplumun nasıl olması gerektiğinden ziyade, nasıl olmaması gerektiğinin cevaplarını vermektedir. Ama Platon’un da demeye çalıştığı gibi, mükemmel devlet sistemi yoktur. Sadece Ütopya’ya biraz daha yaklaşma çabası vardır. Boşa, fakat faydalı bir çabadır bu.

”..çünkü Ütopyalılar para kullanmaz. Hele paranın ana maddesi altın ya da gümüşe metelik değer vermez. Çünkü bu madenlerin insanların ahlakını çökerttiğini ve her birini birer vahşi hayvana dönüştürdüğünü çok iyi bilirler.

Bu kitabı orijinal dilinden, Latince’den çeviren Prof.Dr. Çiğdem Dürüşken’e teşekkür ederiz.

Kaynak: Thomas More Ütopya / Alfa Yayınevi 5. Basım

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1037

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here