Bugün itibariyle Resmi Gazete‘de yayımlanan “Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelikle” beraber uzun süredir konuşulan dijital yayınların RTÜK tarafından denetlenmesi konusunda ilk ciddi adım atılmış oldu. Peki bu yönetmelik ne anlama geliyor? Gerçekten de RTÜK artık Netflix ya Puhutv gibi platformlardaki içeriklere sansür uygulayabilecek mi?

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yayımlanan yönetmeliğin birinci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumuna, iletimine, medya hizmet sağlayıcılara yayın lisansı, platform işletmecilerine de yayın iletim yetkisi verilmesine ve söz konusu yayınların denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” şeklindeki anlatımla yönetmeliğin amacının söz konusu yayınları yapan platformlara yetki verilmesi ve bu içeriklerin denetlenmesi olarak açıklansa da yönetmeliğin geneline baktığımızda, burada bahsedilen denetlemenin ürünlerin konu ve kapsam itibariyle kısıtlanmasından değil; daha çok söz konusu yayınların belirli bir lisans ve kayıt sistemi ile denetim altına alınmasını kast ettiğini söyleyebiliriz.

Bahsi geçen “denetleme” mekanizmalarının birincisi ise internet ortamından yayın yapan medya kuruluşlarının, radyo yayını ise İNTERNET-RD, televizyon yayını ise İNTERNET-TV, isteğe bağlı yayın ise İNTERNET-İBYH adı verilen lisansları almak zorunda olmaları. Netflix, Youtube, Puhutv, Blutv gibi kullanıcıların sıkça kullandığı platformlar ise yönetmelikte “İnternet ortamından isteğe bağlı yayın hizmeti” olarak tanımlanan kategoriye giriyor. Her ne kadar söz konusu yönetmeliğin teknik ve bürokratik birtakım düzenlemeler içerdiğini söylemek mümkünse de yukarıda bahsettiğimiz lisansı almak isteyen kuruluşlar internet ortamında yayınlayacakları her içeriğin bir örneğini RTÜK’e iletmek ve ayrıca RTÜK‘ün halihazırda yayında olan içerikleri denetlemesi için kurumun bildirdiği sayıda kullanıcı hesabını yine RTÜK‘e tahsis etmek zorundalar.

Buna karşılık RTÜK‘ün özellikle kısa vadede söz konusu dijital platformlardaki içeriklere bir kısıtlama getireceğini söylemek pek mümkün değil. Zira Netflix ya da diğer yayıncı kuruluşların televizyondaki yayınların aksine daha serbest yayın yapabilmesi çocukarın üye olmasının yasak olması ve kişiye özel kullanıcı hesabı oluşturularak giriş yapılabilmesi. Yönetmelik’te de bu platformların mevcut durumu korunmuş görünüyor. Yönetmelik’te yer alan “Çocukların Korunması” başlıklı 21. maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Çocuğun üye olamayacağı ve kişiye özel üyelik sistemi ile hizmet veren internet ortamından yayın lisansı verilen medya hizmet sağlayıcılar ile internet yayın platform işletmecilerine, 6112 sayılı Kanundaki ve bu Yönetmelikteki çocukların korunması amacına yönelik hükümler uygulanmaz.” hükmü sırf bu yönetmelikle birlikte söz konusu platformlara ekstra bir kısıtlama gelmeyeceğinin işareti.

Kaldı ki herhangi bir fikir sanat içeriğinin nasıl ve ne şekilde kısıtlanacağı gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası gerekse Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar gereğince kanunla yapılmak zorunda. Dolayısıyla çıkan yönetmelikle beraber “RTÜK, Netflix’i de televizyon kanalı gibi denetleyebilecek.” önermesi şimdilik doğru görünmüyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here