Türk şarkıcı, şarkı yazarı ve gazeteci olan Melis Danişmend, “Sabaha Karşı” adlı ilk albümünü 2007’de yayınladı. 2009 yılında ise beraber müzik yaptığı üçnoktabir grubu ile ayrılma kararı aldıktan sonra müzik kariyerine solo devam edip akustik gitar ve piyanonun ağırlıkla hissedildiği ‘’Daha Az Renk’’i yayınladı. Daha önce Vizyon, Rolling Stone Türkiye ve InStyle Türkiye gibi dergi ve gazetelerde muhabir ve editörlük yapıp yazılar yazan, bir dönem televizyon ve radyo programları da hazırlayan Danişmend, şu anda Gazete Kadıköy ve redbull.com için yazılar yazıyor.

1. Müzik dünyasında siz, Melis Danişmend’i ve yaptığınız müziği birkaç cümle ile nasıl tanımlarsınız?

Cevap: Hem müzisyen hem gazeteciyim. Hayatta en çok yapmak istediğim şeyleri -yani yazı yazmak ve müzik yapmayı- mümkün kılacak bir hayatın içinde olduğum için mutluyum. Hep içimden geldiği gibi müzik yaptım, yapmaya devam ediyorum.


2. Müziğinizi inşa ederken size ilham olan birileri ya da sizi aydınlatan olaylar var mıdır? Eğer varsa anlatabilir misiniz

Cevap: Yaşadıklarım ve hayat-insan gözlemleri benim en büyük ilham kaynağım. Mutlaka yıllar içerisinde okuduklarımız, izlediklerimiz ve dinlediklerimizden damıtarak elde ettiğimiz birikimler oluyor ama ben daha ziyade yaşadığım tecrübeler ve analizlerden yola çıkarak müzik yapıyorum.

3) Her şarkınızın sizin için farklı bir hikayesi tabii ki vardır fakat tüm bu güzel şarkılarınızın arasında yeri apayrı olan bir şarkınız var mı? Eğer varsa neden diğer şarkılarınızdan ayrı olduğunu düşünüyorsunuz?

Cevap: İkinci albümüm Biraz Gülmek İstiyordum’un son şarkısı Işıklar Sönerken benim piyano çalıp söylerken canlı olarak kaydettiğim ilk şarkım. Hem bu detay sebebiyle hem de benim için o albümü ve hayatımdaki bir dönemin bitişini temsil etmesi açısından farklı bir yeri var.

4) Siz müziğe başlarken neyi hedefliyordunuz? Şu an hedeflediğiniz yerde olduğunuzu düşünüyor musunuz? Müziğe ilk adım attığı andaki Melis Danişmend’e ve birkaç yıl sonraki Melis Danişmend’e bir şeyler söyleyecek olsanız ne söylerdiniz?

Cevap: Hayatımda hiçbir zaman hiçbir konuda hedefler koyarak yol almadım. Yapmak istediklerim, beni karşı konulmaz, çok güçlü bir akıntı gibi ilerletti. Bazen sahip olduğumuz bazı duyguların en katmanlı, ölçüp biçilmiş, planlı düşüncelerden daha kudretli, hakikatli ve yol gösterici olduğuna inanırım. Yani aslında onlar sana doğru olanı bir fener misali gösterir. Ben bu yolu, yani hislerim doğrultusunda ilerlemeyi tercih ettim hayatta. Yaptığım her işin arkasında durabilmek benim için koştur koştur albüm çıkarmaktan, stratejiler doğrultusunda müzik yapmaktan, “kitle genişletmekten” daha değerli oldu. “Beni seven ya da sevme ihtimali olan nasılsa bulur” mantığından hiç vazgeçmedim. Dolayısıyla müziğe ilk adım attığı andaki ya da birkaç yıl sonraki Melis’e söyleyeceğim pek bir şey yok. Ne yapması gerektiğini bilecektir 🙂

5) Solo çalışmalarınızın yanında Pinhani, Ufuk Beydemir gibi isimlerle yaptığınız düetler de çok öne çıktı. Peki yakınlarda düet projeleriniz var mı?

Cevap: Sevdiğim müzisyenlerle bir araya gelmeyi ve işbirliği yapmayı çok seviyorum. Hem müzik hem de hayat tecrübesi anlamında insanın zihni açılıyor. Pinhani ve Ufuk Beydemir dışında başka isimlerle de çalışmayı isterim, umarım içinde olduğumuz şartlar buna müsaade eder.

6) Haberin Yok Ölüyorum coverınız insanlar tarafından çok beğenilmişti. Cover projelere ağırlık vermeyi düşünüyor musunuz?

Cevap: Teşekkürler, ben de severek söyledim o şarkıyı. Karantina günlerinde, ufaktan cover’lar yayınlamaya başladım Instagram üzerinden. Ufuk’la kaydettiğimiz “Black” – Pearl Jam bunlardan biriydi. Çok sevdiğim bazı şarkıları aralıklı olarak yayınlama planım var.

Ufuk Beydemir ve Melis Danişmend’in Pearl Jam – Black coverını buradan dinleyebilirsiniz.


7) Aklınızda yeni albüm düşüncesi var mı?

Cevap: Şu sıra albümden ziyade tekli düşüncem var ama dünya şartları bize ne şekilde izin verecek bilmiyorum. Ama üretime elbette devam edeceğim.

8) Siz, mevcut müzik piyasasının şu anki halini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeni çıkan gruplara, şarkıcılara ve müzik yapmak isteyen gençlere nasıl tavsiyeler vermek istersiniz?

Cevap: Müzik sektöründe müzik paylaşım şekillerinin değişmesi ve nerdeyse tamamen dijitale kayışla birlikte istediğimiz müziğe çok hızlı ve çok fazla ulaşma imkanımız olsa da bu çokluk bir yerde doyumsuzluk getiriyor. Türkiye’de müzik sektöründe hala oturması gereken çok fazla şey var. Bir yandan ülke gündemi ve ekonomik şartlar, sektörün sürekli bıçak sırtında olmasına neden oluyor. Genç müzisyen arkadaşlarıma hep aynı tavsiyeyi veriyorum: Bu işi yapacaksanız “yılmak, vazgeçmek, yorulmak, küsmek, hazıra konmak” fiilleri sözlüğünüzde yer almayacak. Hangi müsabakaya yazıldığınızı baştan kabul etmeniz gerekiyor. Rocky filmi gibi “acı yok acı yok” diye yumruklarınızı sıkmaya devam edeceksiniz 🙂

9) Sizin için bir şarkıyı yapma süreci nasıl işliyor? Şarkının sözleri mi yoksa bestesi mi öncelikli oluyor? Bu süreçten biraz bahsedebilir misiniz?

Cevap: Aslında üç farklı yöntemle çalışıyorum. Bazen ilk etapta sözleri yazıyorum sonra besteliyorum, diğer zamanlar önce melodi ortaya çıkıyor, üzerine sözleri yazıyorum. Ama en sevdiğim ve ağırlıklı olarak izlediğim yol ise söz ve müziğin aynı anda gelmesi. Aklıma bir melodi bir kelimeyle birlikte geliyor ve o ilk kelime şarkının çatısını belirliyor aslında. Kelimeden yola çıkarak bir hikaye ya da anıyı müzik haline getiriyorum.

10) Genele yaydığımızda albümler isimlerini içlerindeki öne çıkan şarkılardan alıyor ama bu sizin albümleriniz için geçerli değil gibi. Bu durumla birlikte hem şarkılarınızın hem de albümlerinizin isimleri çok dikkat çekiyor. Bu isimleri nasıl belirliyorsunuz?

Cevap: İsimler benim için her zaman çok önemli oldu. Dergicilik, gazetecilik geçmişim de olduğu için “başlık atmak” konusunda iyi kötü bir tecrübem var. Albümlerimin isimlerini hiçbir zaman bir şarkıdan yola çıkarak seçmedim çünkü bana göre albüm ayrı bir karakter, şarkılar ayrı. Ona (albüme) şarkının karakterini oturtmak istemedim hiç ve albümlerimin hepsi başı sonu belli hikayeler anlattığı için de özenle seçilmiş isimleri olmasını istedim. Daha Az Renk, Biraz Gülmek İstiyordum, Ve Ev bu şekilde ortaya çıktı.

11) Son olarak evden çıkmadığımız bu karantina günlerinde insanlara, dinlenmesi gereken 3 albüm ve izlenmesi gereken 3 film tavsiyesi verebilir misiniz?

Cevap: Öyle bir süreçteyiz ki, bence kimse üç albümle, filmle falan sınırlı kalmasın. İzleyebildiği, dinleyebildiği tüm klasikleri, günümüz işlerini hatmetsin. Nasıl olsa bunun için bolca zaman var 🙂

Sevgili Melis Danişmend’e bize vakit ayırdığı ve sorularımıza cevap verdiği için çok teşekkür ederiz.

Danişmend’i Spotify’dan dinlemek için tıklayın.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here