Değeri çok sonradan anlaşılan, Türk müziğinin altın çocuğu Yavuz Çetin‘in müzik dünyasına son bir hediyesi olarak görülebilir Satılık albümü. Kendisi 2001 yılında aramızdan ayrılmadan önce kayıtlarını bitirdiği ve ölümünden sonra piyasaya sürülen albüm, ülkemiz müzik tarihine geniş bir açıdan bakacak olursak bir şaheser niteliğindedir. Bu tür müzik dinleyenlerin kulağından eksik olmayan, sanatçıların ise enstrümanlarına sık sık konuk ettiği parçalarla dolu bir albümdür “Satılık“.

Kıpır kıpır aşk şarkıları, 90’lar rock’n roll ruhunu iliklerimize kadar hissettiren şarkılar, blues severleri derinden etkileyen şarkılar ve hatta akustik bir parça da içeren çok çeşitli bir albümden bahsediyoruz. Albüm içinde yer yer hırçın elektro gitar tonları bazen yerini yumuşak temiz tonlara bırakıyor. Davulun genel olarak fazla baskın olmadığı, çok tadında ve yerinde kendini öne çıkardığı albüm bazı şarkılarda dönemin etkisinde kalındığını gösterircesine başarılı klavye kullanımları da içeriyor. Albüm boyunca Yavuz Çetin’in temiz vokalleri kulağımızdan eksik olmazken bir önceki albümdeki “Hisset Beni” şarkısında kullanılan vokal efekti gibi efektlerin bu albümde kullanılmadığını görüyoruz. Aynı zamanda “Dünya” gibi yine bir önceki albümde bulunan, hem deneysel hem de muazzam güzellikte bir enstrümantal parçanın da bu albümde yer almadığı söylenebilir.

Yazımızın devamında, Satılık albümünün bizi derinden etkileyen şarkılarını ele aldık, keyifli okumalar!

1-Cherokee

Albümün ilk şarkısı olan “Cherokee” oldukça hareketli ve oldukça zekice yazılmış bir gitar riffi ile açılıyor. Sözleri yer yer mizah unsurları içeren yer yer ise maddi sıkıntıları konu alan şarkı; ritim gitarın hiç susmadığı bolca gitar solosuna sahip, yani kısaca gitara doyduğumuz bir şarkı.

2-Oyuncak Dünya

Tamamen akustik bir parça olan “Oyuncak Dünya” oldukça etkileyici bir gitar kullanımıyla açılıp ikinci nakarattan itibaren tam bir müzikal şölene dönüşüyor. Gitar ritmi hızlanıyor, tiz tellerde aksak notalar kullanıldığını duyuyoruz. En sona doğru bir ara ölçünün de değiştiği şarkı, çok ufak bir yerde kullanılan mikrofondaki yankı efekti dışında doğallığıyla canlı bir performans havası yaşatıyor.

3-Benimle Uçmak İster Misin?

Dinlerken böyle bir şarkının yazılması için gerekli vizyon seviyesini düşündürten, olağanüstü gitar kullanımları içeren ve son ses dinlenilmezse yazık olacak bir şarkıdır kendileri. Blues ve rock türlerinin en güzel birleşim örneklerinden biridir. Bozuk sesli akorlar ile temiz tonlarda başlayıp nakaratta gitarla vokalin düet yaptığı şarkı, ikinci nakaratın sonlanmasıyla uzun ve muhteşem bir gitar solosuna sahne oluyor. Gitarın arkasında yüksek sesli klavye ve lezzetli davul atakları duyuluyor. Bundan sonra tekrar eden nakaratın ardından birinciyi aratmayan güzellikte ikinci bir gitar şöleniyle diğer şarkıya geçiyoruz.

4-Yaşamak İstemem

Günümüze yakın tarihlerde çeşitli sanatçılar tarafından tekrar yorumlanan bu şarkı aynı zamanda albümün en çok dinlenen şarkısı olma özelliğine sahip. Albümdeki diğer şarkılara göre daha yavaş bir ritme sahip olmasına rağmen ritimlerdeki sertlik ve kullanılan tonların kirliliği bu şarkıyı albümün geri kalanına uyumlu bir hale getiriyor. Ayrıca wah pedalı kullanımıyla diğer şarkılardan sıyrılıyor.

5-Köle

Albümün en duygusal ve blues ögelerini en çok hissettiğimiz şarkısı olan “Köle” yine en önde Yavuz Çetin’in gitarı ve arkasında ona eşlik eden bas gitar, akustik gitar, davul ve klavye içeriyor. Nakaratta yükselip sonra düşen temposu ve duygusal sözleriyle insanı derinden etkilemeyi başaran şarkı aynı ritim üstüne solo gitarla ve vokal ile taşınıyor.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here