Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
72

 

Alan Turing, anne Sara Turing ve baba Julius Mathison Turing’un 2.oğlu olarak 23 Haziran 1912’de Londra’da dünyaya geldi. Turing, daha çok küçük yaşlardan itibaren dehalık belirtileri göstermeye başladı.

1926 yılında 14 yaşındayken ailesi onu özel eğitim veren Sherborne isimli okula yazdırdı. Zekâsı kısa sürede dikkat çekmişti. Ancak matematik ve bilim dünyası ile ilgilenen Turing, açıldığı günden itibaren klasik Antik Yunanca ve Latince üzerine odaklı olan okul arasında terslikler oluşmaya başlamıştı. Okul yönetimi sık sık aileye mektup yazarak Turing’in bu okuldan ayrılmasının en doğru karar olduğunu söylüyordu. Ancak aile ve Turing bu fikre hiçbir zaman sıcak bakmadı.

Turing’in zekâsı gibi iç dünyası da diğerlerinden farklıydı. Okulda dışlanan ve alay edilen bir çocuk olan Turing yine alay edildiği bir gün Christopher Morcom adındaki bir genç sayesinde diğer çocuklarından elinden kurtulabilmişti. Marcom sayesinde kendisini keşfetmeye başlayan Turing, Marcom’a aşık odu. Fakat ne Marcom ne de bir başkası Turing’i bir erkeğe aşık olduğunu asla bilmedi. Morcom tüberküloz sebebiyle okulun bitmesine bir yıl kala öldü. O günden sonra Turing dini inancını tamamen kaybetti ve ateist oldu.

1928’de 16 yaşına geldiğinde ilk kez Albert Einstein’ı tanıdı. Günlerini onun akademik makalelerini okumakla geçirirdi. Albert Einstein’ın bilimini tamamen kavradı hatta sadece onu kavramakla kalmadı; Einstein’ın Newton hareket savlarının tenkitlerini (bunların açıklamasını yapmayan ders kitabı metinleri kullanmadan) kendi kendine çalışarak ortaya çıkardı.

Okuldan mezun olduktan sonra Turing Cambridge King’e başladı. 22 yaşından okulundan yüksek dereceyle mezun oldu ve merkezi limit teoremi üzerinde hazırladığı bir tez yazısı dolayısıyla 1935’te 24 yaşındayken Kings Kolej’e akademik üye seçildi. 1936 yılında yayınladığı makalesi “Hesaplanabilir Sayılar Üzerine”, onun ilk ve belki de en büyük zaferi oldu.

Onun döneminde bilgisayar bilgiyi sayan insan anlamına gelirdi. Masa başındaki kişi saatlerce gelen verileri deftere yazmakla görevliydi. Turing, bu masa işinin makinelerle yapılabileceğini öngördü ve bu öngörü sayesinde bilgisayar sözcüğünü bir insan mesleği olmaktan çıkaracak ve bir çeşit makinenin adı haline getirecekti.

Turing makinesi

Eylül 1936’dan Temmuz 1938’a kadar Princeton Üniversitesi, İleri Etüdler Enstitüsü’nde, Alonzo Church’ün yanında devamlı çalışarak geçirdi. Soyut matematik çalışmaları yanında kriptoloji üzerinde de çalışmalar yaptı ve dört aşamalı elektro-mekanik ikili çarpma makinesinin üç aşamasını tamamlayıp bitirdi.

Turing 27 yaşındayken İngiltere’ye dönme kararı aldı. Savaş sırasında Alman iletişiminin (enigma) deşifre edebilmesi için hükümet tarafından bir araya getirilmiş ekibin içine dahil olmak istedi. (Enigma: Almanlar tarafından oluşturulmuş ‘’kırılmaz’’ olarak adlandırılan bir şifreleme sistemidir. Enigma sayesinde Almalnar gizli haberleşme sağlamışlardır.)

enigma makinesi

‘’Tam tamına 159 milyon olası enigma ayarı vardı. Tek yapmanız gereken her birini denemekti. Ancak tek bir ayarı bir dakika kontrol eden on adam olasydı. Her gün 24 saat ve haftada yedi gün için her bir ayarı kontrol etmek sizce kaç gün sürerdi? Günler değil yıllar sürerdi, tam 20 milyon yıl.’’

Turing, bir insan yerine bu çözüm işleminin bir makine tarafından yapılabileceğini hayal etti. Bu hayali yüzünden iş arkadaşlarının ve hükümetinin alaycı yaklaşımıyla karşılaştı. Ancak dediğini başardı ve Nazi Ordusu’nun “kırılamaz” Enigma’sını çözdü. Böylelikle Almanlar’ın hücumbot ile denizaltı haberleşmelerinin İngilizler ve müttefikleri tarafından okunabilmesini sağladı. Bu sayede Almanların yapacağı birçok saldırının önüne geçildi ve milyonlarca masum hayat kurtuldu. Savaşın bitmesinde en önemli isimlerinden biriydi ancak hiçbir zaman adı bilinmedi. Çünkü çok fazla şey biliyordu ve İngiliz Hükümeti tarafından bilerek gölgede bırakılıyordu.

Turing, bu sürecin ardından modern anlamdaki ilk elektronik bilgisayarı oluşturmaya karar verdi. Ancak bir Amerikan projesinin gölgesinde bırakıldı. İnsan beynini bir hesap makinesine benzetiyordu. İnsan beynine benzeyen bir programlama yapabilirse bir bilgisayar icat edebilirdi. O ve diğerlerinin öngörüleri sayesinde ilk tam amaçlı, programlanabilir bilgisayar olan ENIAC (Elektronik Sayısal Entegratör ve Hesap Makinası) üretildi. Kısa süre sonra, 1951’de tamamlanan UNIVAC (Evrensel Otomatik Bilgisayar) tarafından gölgede bırakıldı.

Turing 1952’de 19 yaşında bir genç ile tanıştı. Kısa süre sonra ikilinin eşcinsel bir birlikteliği oldu. Ancak kısa süre sonra bu birliktelik ortaya çıktı ve İngiliz hükümeti tarafından Turing’e soruşturma açıldı. (O zaman İngiltere’de bu durum suç olarak görülüyordu hatta akıl hastalığı olarak nitelendiriliyordu.) Soruşturmanın sonunda Turing’e bir yıl boyunca kimyasal hadım yapılmasına karar verildi.

8 Haziran 1954’te Turing, evinde ölü bulundu. Açıklamalara göre yatağının hemen yanında yarısı ısırılmış zehirli bir elma(siyanürlü) bulundu. Ancak hiçbir teste tabi tutulmadı. Bu durum ölümün İngiliz Hükümeti tarafından düzenlenmiş bir suikast olduğu iddialarına yol açtı.

1966’dan beri, Bilgisayar Mekanizmaları Birliği tarafından her yıl, bilgisayar camiasına teknik makaleler yazan bir kişiye Turing Ödülü verilmektedir. Bu ödül, günümüzde bilgisayar dünyasının Nobel Ödülü olarak kabul edilmektedir.

10 Eylül 2009 tarihinde yani Alan Turing’in ölümünden 50 yıl sonra İngiliz başbakanı Gordon Brown ünlü matematikçiye yapılanların korkunç olduğunu kabul etti. Ve 2013’te Kraliçe 2. Elizabeth, ölümünün ardından Turing’e kraliyet affı bahşedip, eşsiz başarılarını onurlandırdı.

2015 yılında enigma ve Alan Turing’in anlatıldığı bir film çekildi. Başrolünde Benedic Cumberbatch’in oynadığı, Türkçe adıyla Enigma özgün adıyla The Imitation Game ”En İyi Uyarlama Senaryo” Oscar’ı ve daha birçok ödül ve adaylık kazandı.

KAYNAKÇA: 1, 2, 3,

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
72

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here