Günah keçisi tabirini günlük hayatta sıklıkla kullanırız. Peki hiç tarihçesini merak ettik mi? Tabirin kökeni Yahudiliğin inanış ve tarihinde vardır ama olayın gelişimi İncil kitabında da anlatılır.

Musevilerin en kutsal bayramı olan Yom Kippur’un ana temaları kefaret ve tövbedir. Bu bayramda dualar okunur, kura ile iki keçi seçilir. Biri kurban edilir, kanı kutsal sayılan yerlere serpilir. Diğer keçi ise günah keçisi olur.

Aaron (din adamı) ellerini üstüne koyar ve ulusun günahlarını itiraf eder. Bu keçi sırtında toplumun tüm günahlarını yüklenerek, insanları arkasında günahsız bırakarak uçurumdan aşağı fırlatılır.
Bu gelenek yüzyıllar boyu tekrar edilir. Simgesel olarak başında insanların suçunu taşır. Bu keçinin adı Azazel olarak bilinir. Yani günah keçisi. Başlangıçta kurtulan keçi veya kaçan keçi olarak anılır iken, sonradan ismi zaman içerisinde günah keçisi olarak kullanılıyor.

Azazel ismi ise Şeytan’ın Adem tarafına secde etme emrinin verilmesinden önceki ismidir ve Yahudi geleneğinde de Azazil isminden benzer bir şekilde bahsediliyor.

Antik Yunanistan’da ise veba ve benzeri afetleri hafifletmek ya da önleme amacıyla günah keçisi olarak insanlar kullanılıyordu. Atinalılar tarafından Thargelia Şenliği’nde bir kadın ve bir erkek seçilir, şölenden sonra bu çift kentte dolaştırılır, ince yeşil dallarla dövülüp kent dışına sürülür ve orada büyük olasılıkla taşlanırlardı. Böylece kentin bir yıl boyunca kötü talihten korunacağına inanılırdı.