Yabancı ülke sinemalarında denenmiş, iyi gişe getirmiş başarılı filmlerin Yeşilçam‘da Türk oyuncularla, yerel bir bakış açısı getirilerek yeniden çekilmesi, yeni bir şeyler denemekten korkan yapımcılar için adeta bir kurtarıcı görevi üstlenmiştir. Günümüzde Kore uyarlamalarının, özellikle dizilerde  tercih edilmesinin yegâne sebebi de bu korkudur. Yeni bir şeyler denemek ya da yeni fikirler üretmekten korkan yapımcıların sığındığı uyarlama filmlerin, Yeşilçam’dan bu yana gelen bir gelenek olduğu örnekleriyle aşikardır.

Yapımcılarımızın korkak olmayı bırakıp, ülkemiz sinemasına özgün hikâyeler kazandırmalarını temenni edip, sizleri diğer ülke sinemalarından Yeşilçam’a uyarlanan film listesiyle baş başa bırakıyoruz.

1. THE LITTLE PRINCESS (1939) – AYŞECİK YAVRU MELEK (1962) 

1939 tarihli The Little Princess (Küçük Prenses), savaşta babasını kaybettiğini zanneden küçük bir kız çocuğunun acılı hikâyesini konu edinmiştir. Türk versiyonunda Zeynep Değirmencioğlu ve Sadri Alışık‘ın başrollerini paylaştığı Ayşecik Yavru Melek filminde ise küçük kızın babası bir araba kazasında sakat kalır ve yalnız kalan küçük kızın hikâyesi, yabancı versiyonuna benzer bir kurguyla anlatılır.

2. MR DEEDS GOES TOWN (1936) – HALK ÇOCUĞU (1964)  

1936 tarihli Mr Deeds Goes to Town filminin başrollerini ünlü Hollwood yıldızları Gary Cooper ve  Jean Arthur paylaşmaktadır. Filmin Türk versiyonunda ise Ayhan Işık ve Fatma Girik rol almaktadır. Zengin bir iş adamının ölümü sonrası, mirasının yegâne ortağı, lâkin kimsenin varlığından haberi olmadığı oğlu ortaya çıkar. Oğlu halkın içinde sıradan bir hayat süren ve zengin bir babadan habersiz yaşamıştır bugüne kadar. Film, babasının ölümüyle mirasın kendisine kaldığını öğrenen genç adamın para ile beraber değişen hayatını konu edinir.

3. SOME LIKE IT HOT (1959) – FISTIK GİBİ MAŞALLAH (1964)

1959 tarihli Some Like it Hot ( Bazıları Sıcak Sever) başrollerini Marilyn Monroe, Tony Curtis ve Jack Lemmon paylaştığı, 1929 yılında bir katliama şahit olup, kendilerini gören gangsterlerden saklanmak için kadın kılığına girmek zorunda kalan iki jazz müzisyeninin komik hikâyesini konu edinir. Filmin Türk versiyonunda ise Türkan Şoray, İzzet Günay ve Sadri Alışık rol almaktadır. Sadri Alışık ve İzzet Günay  çalıştıkları kulübün sahibini, işlediği bir suç üzerine polise ihbar eder. Hapse giren kulüp sahibi hapisten çıkar çıkmaz bu ikilinin peşine düşer ve hikâye başlar.

4. SABRINA (1954) – ŞOFÖRÜN KIZI (1966)

1954 yılına ait Sabrina filminin başrollerini Humphrey Bogart, Audrey Hepburn ve William Holden paylaşmaktadır. Türk versiyonunda ise Ayhan Işık, Belgin Doruk ve Ekrem Bora rol almaktadır. Babasının şoförlük yaptığı evin, küçük şımarık oğluna aşık olan genç kızı, sonrasında evin olgun ve çalışkan büyük oğluyla yaşayacağı aşkı konu edinir. 2003 yılında yayınlanan Bir İstanbul Masalı dizisi de aynı filmden uyarlanmıştır.

5. THE SOUND OF MUSIC (1965) – SEN BİR MELEKSİN ( 1969)

1965 tarihli The Sound Of Music (Neşeli Günler olarak Türkçe’ye çevrilmiştir) filminin başrollerini Julie Andrews ve Christopher Plummer paylaşmaktadır. Vizyona girdiği günden itibaren ilgi odağı olan film, günümüzde dahi aynı popülaritesini sürdürmektedir. Türk versiyonunda Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit‘in rol aldığı filmde, karısını yıllar önce kaybetmiş disiplinli ve sert bir adamın çocuklarıyla birlikte yaşamını sürdürürken, eve gelen dadı ile hayatlarının değişmesini anlatır. Yabancı versiyonun epey gerisi bir prodüksiyonda kalmış olan film, yabancı versiyonunda konu edinilen 2. Dünya Savaşı’na değinmemiştir. Bunun sebebi, yabancı versiyonda Avusturyalı bir ailenin konu edinilmesidir tabii. Aynı zamanda yabancı versiyonu ağırlıklı olarak müzikal havasında geçer.

6. LE SAUVAGE (1975) – VAHŞİ GELİN (1978)

1975 tarihli Le Sauvage, Fransız sinemasından Türk sinemasına uyarlanmıştır. Filmin başrollerini Yves Montand ve Catherine Deneuve paylaşmaktadır. Türk versiyonunda ise Cüneyt Arkın ve Gülşen Bubikoğlu rol almaktadır. Evleneceği gün düğünden kaçan genç kadın, herkesten uzak yaşamayı seçmiş adamın adadaki evine yerleşmek zorunda kalır ve aralarında nefretle başlayan ilişkinin aşka dönüşü anlatılır. Hemen hemen sahnelerin birebir kopya edildiği filmin Türk versiyonunda biraz fazla şiddet olduğunu söylemek gerekir. Komedi yaratacağım diye biraz çizgiyi aşmışlar diyebiliriz.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here