Gözlerinden lazer ışınları çıkaran, X-Men’in savaş arenasındaki lideri Cyclops’u eminiz ki tanıyorsunuzdur. Gerçek adı Scott Summers olan Cyclops, Marvel’ın en önemli isimleri Stan Lee ve Jack Kirby tarafından yaratıldı. İlk olarak 1963 yılında X-Men çizgi roman serisinin ilk sayısında kendine yer bulan Scott, ailesinin uçak kazasında ölmesi sonucu yetim kaldı. Ailesinin öldüğü o kazada kardeşi Alex ile birlikte kurtulan Scott, gönderildiği yetimhanede güçlerini fark etti ve yetimhaneden kaçtı. Charles Xavier ile tanışması sonrasında ise Scott Summers’ın X-Men macerası başlamış oldu.

Bu yazımızda ise X-Men ekibinin en önemli karakterlerinden olan Cyclops hakkında pek bilinmeyen 10 gerçeği sizler için derledik.

Cyclops’a Her Şey Kırmızı Değil Sarı Görünür

Cyclops, güçlerini kontrol etmesini sağlayan ve gözünden zorunda kalmadıkça çıkarmadığı kendisine özel bir gözlüğe sahip. Gözlüğün asıl amacı Cyclops’un baktığı her şeyi tahrip etmesine engel olmak ve sahip olduğu güçleri kontrol altında tutmak. Fakat asıl amacı haricinde Cyclops’un gözlüğü başka özelliklere de sahip. Gözlük, Cyclops’un görüşüne de etki etmekte.

Gözlüğün camlarındakk madde yakut kuvars. Bu sebeple baktığı her şeyi kırmızı gördüğü sanılan Cyclops, aslında her şeyi sarı renkte görüyor. Grant Morrison’ın yazdığı New X-Men serisinin 131. sayısında görüldüğü üzere, gözlüğün yapıldığı madde olan yakut kuvars, Cyclops’a sarı renkte bir görüş sağlıyor. Fakat bu durum Cyclops’un renk körü olduğu  gerçeğini değiştirmiyor.

Cyclops’un Gücünün Kaynağı Güneş Enerjisi

X-Men’in ilk üyesi Cyclops’un gözlerinden çıkardığı güçlü lazer ışınlarının kaynağı güneş enerjisi. Bir şekilde güneş enerjisini depolamayı başaran Cyclops, bu enerjiyi gözlerine kanalize ediyor. Bu sayede gözlerinden lazer ışınları çıkarabilen Cyclops, yıllar geçtikte depoladığı güneş enerjisi miktarını artırmayı da başarmış.

Cyclops’un güçlerinin kaynağı hakkında hayranları tarafından ortaya atılan başka bir teori de mevcut. Kahramanın hayranlarından bazıları lazer ışınlarının kaynağının, Cyclops’un gözlerinin başka bir boyuta girmesi olarak değerlendiriyor. Bu teori “Official Handbook to the Marvel Universe” kitabında da kendine yer bulmuş durumda. Ancak kitap hayranlar tarafından yazıldığı için bu teori de resmiyet kazanamamış. İşin özü, resmi olarak lazer ışınlarının kaynağı güneş enerjisi olarak kabul ediliyor.

Cyclops Pek Çok Güce Sahip

Çizgi romanlardaki süper kahramanların en büyük ortak özellikleri süper güçlere sahip olmaları. Kapsamlı eğitim de bu güçler arasında oldukça popüler. Sıkı çalışma ve özveri ile kazanılan bu güce sahip olan kahramanlara örnek olarak Batman, Black Widow ve Hawkeye örnek gösterilebilir.

Cyclops da bu kahramanlar arasında sayılır, çünkü Cyclops pek çok yeteneğini aldığı eğitim sayesinde kazandı. Her ne kadar gözlerinden çıkan lazer ışınlarına sahip olsa da Cyclops’un, X-Men’in savaş lideri olmasının sebebi bu ışınlar değil. Cyclops’un lider özelliğinin sebebi geniş çaplı dövüş eğitimi ve deneyimi olarak gösterilebilir. Bu liderlik özelliği sayesinde savaş alanında ekibi X-Men’e öncülük eden Cyclops, Marvel’ın en büyük liderlerinden biri olarak görülüyor. Liderlik yeteneği açısından en yakın gösterildiği karakter ise Captain America.

Ayrıca Cyclops, “Süper Trigonometri” yeteneğine de sahip. Bu yeteneği Tehlike Odası’nda aldığı eğitimlerle kazanan Cyclops, güçlü optik patlamalarını yüzeylerden mükemmel şekilde yansıtabiliyor. Bu durum Captain America’nın kalkanını duvarlardan ustalıkla sektirmesine benzetilebilir. Bu özelliklerden farklı olarak da Cyclops, psişik saldırılara karşı dirençli. Bunun sebebi ise Cyclops’un iki psişik mutant, Jean Grey ve Emma Frost ile yakın ilişkiler kurması.

Cyclops Yeni Dark Phoenix

Dark Phoenix, X-Men’in pek çok hikayesinde kendine yer bulan bir terim. Jean Grey’in evrenin yardımsever koruyucusu Phoenix tarafından ele geçirilmesiyle başlayan olaylar, Marvel’ın kötü karakterleri arasında bulunan Hellfire Club topluluğunun Jean’i manipüle etmesiyle devam eder. Bu olaylar sonucunda Phoenix, Dark Phoenix’e dönüşür. X-Men üyeleri Jean’in Dark Phoenix’i kontrol etmesine yardımcı olurlar.

Phoenix, X-Men’in içerisinde bulunduğu her hikayede kendini göstermeyi başarır. Avengers vs. X-Men hikayesinde Iron Man, Phoenix Force’u yenme girişiminde bulunur. Fakat tamamen yok edemez, sadece birkaç parçaya ayırır. Bu sayede X-Men’in beş farklı üyesi Phoenix’in gücüne sahip olur. Bu üyeler; Cyclops, Colossus, Emma Frost, Magik ve Namor’dur. Dünya’ya barış getirmek isteyen bu beşli, Phoenix Five adında bir ekip oluştururlar. Hikayenin sonunda ise Charles Xavier, ilk öğrencisi olan Cyclops tarafından öldürülür ve Cyclops yeni Dark Phoenix olur.

Cyclops Aynı Zamanda Bir Baba

Cyclops’un aşk hayatı da oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Jean Grey öldükten sonra Madelyne Pryor ile evlenen Cyclops, ilginç bir gerçekle kaşılaşır. Pryor, Mr. Sinister tarafından yaratılan Jean Grey’in bir klonudur. Her ne kadar sonradan Jean Grey’in yaşadığını öğrenip Pryor’u terk etse de Cyclops, Pryor’dan bir erkek evlat sahibidir. Fakat Cyclops’un oğlu Nathan’a daha bebekken bir tekno-virüs bulaşır.

Bu olaydan sonra Cyclops, belki de hayatının en zor kararlarından biri olarak, oğlunun iyileşmesi için onu bir daha görememe riskiyle uzaktaki bir geleceğe götürülmesini seçer. Bu sebeple X-Men, bu işi halletmesi için zaman yolcusu asker Cable’a başvurur. Daha sonra ise Cable’ın, Cyclops’un oğlu olduğu ortaya çıkar. Fakat Cable, Cyclops’tan yaşça büyüktür. Bunun sebebi ise Cable’ın bir zaman yolcusu olması.

Cyclops’un Üçüncü Kardeşi

Süper kahramanların doğuş yeri genellikle çizgi romanlardır. Çizgi romanlarda çok sevilen kahramanlar zamanla beyaz perdeye de uyarlanır. Ancak çizgi romanlar ve filmler arasında pek çok uyuşmayan şeyler mevcuttur. Bunlardan biri de Cyclops’un kardeşi Havok. Havok çizgi romanlarda Cyclops’un küçük kardeşi olarak görülür, ancak X-Men: First Class filminde Havok, Cyclops’tan yaşça büyüktür.

1990’ların çizgi romanlarında Cyclops’un Havok’tan farklı olarak üçüncü bir kardeşi olduğu söylentileri dolaşmaya başlar ve Ed Brubaker, içerisinde üçüncü kardeşin de bulunduğu Deadly Genesis mini serisini yazar. Cyclops’un annesi, Shi’ar adındaki galakside bulunduğu sıralarda üçüncü çocuğunu kucağına alır. Muazzam derecede enerji manipülatörü olan bu mutant, kendine Vulcan ismini verir. Kısa süreliğine X-Men dahilinde bulunan Vulcan’ın ölümünden sonra Charles Xavier, tüm X-Men üyelerinin hafızalarını siler. Fakat çizgi romanlarda ölen kahramanların çoğu gibi Vulcan da hayata bir şekilde geri döner ancak döndüğünde o kadar da mutlu değildir.

Bunun üzerine kendisini kozmik seviyede bir tehdit olarak tanıtan Vulcan, Shi’ar İmparatorluğu’nun liderliğini devralır ve bütün galaksiye savaş ilan eder.

Cyclops Tüm X-Men Üyelerini Tek Başına Alt Etme Yeteneğine Sahip

Çizgi roman okurları çoğu çizgi roman kahramanını karşı karşıya getirir ve kimin kazanacağı yönünde farklı yorumlarda bulunurlar. Fakat kazananın kim olacağı sorusunun asıl cevabı yazara bağlı. Yazar hangi karakteri daha çok severse o karakter kesinlikle kendisinden güçlü karakterlere karşı bile galip gelir. Bunun kanıtı olarak; Galactus’un habercilerinden olan Firelord’un Spider-Man tarafından alt edilmesi olarak gösterilebilir. Üstelik Spider-Man bunu art arda gelen yumruklarıyla başarmıştır.

Uncanny X-Men’in 127. sayısında da Cyclops, kendi takım arkadaşlarına karşı buna benzer bir zafer kazanır. Proteus ile olan bir savaşı kaybeden X-Men üyeleri oldukça sarsılmış bir haldedir. Bunu fark eden Cyclops, takımı tekrar kendine getirmek için onlarla savaşmaya başlar. Kışkırtma amacıyla Wolverine’in suratına kahve fincanını fırlatan Cyclops, Wolverine’i birkaç judo numarasıyla alt eder. Ardından Colossus’un bedeninden yansıttığı lazer ışınını Wolverine’in sırtına hedefleyen Cyclops, ışınlanma gücüyle oradan ayrılmaya hazırlanan Nightcrawler’ı da lazer ışınıyla vurur. Ekibin bir diğer üyesi Storm, tam araya girmeye hazırlanırken Cyclops, optik patlamalarıyla onun da dengesini bozar.

Bu şekilde Cyclops her ne kadar ekip arkadaşlarıyla ciddi olarak savaşmasa da onları tek başına yenebileceğini kanıtlar. (Wolverine, Cyclops’un aksine bu savaşı ciddiye aldı. Bu sebeple Cyclops ile savaşırken pençelerini ona geçirmeyi hedefliyordu.)

Cyclops Kardeşi Havok’un Güçlerine Karşı Bağışıklık Sahibi

Ailesinin ölümüne sebep olan uçak kazasından Scott ile beraber kardeşi Alex de kurtulmuştu. Scott ile Alex’in yolları kaza sonrasında ayrılmış, yetimhaneden kaçan Scott, Xavier ile tanışmış ve Cyclops olarak X-Men’e katılmıştı. Alex ise oğulları trafik kazasında ölen Blandings ailesi tarafından yetiştirildi. Blandig Ailesi’nin oğullarının ölümünden sorumlu olan kişi kendisini kaçırdığı esnada güçlerini fark eden Alex, daha sonraları Havok adıyla ortaya çıkacaktı.

Alex Summers’ın gücü ise plazma patlamaları üretebilmesi. Tıpkı kardeşi Scott’ın lazer ışınlarıyla optik patlamalar üretmesi gibi Alex de güçlü plazma patlamalar üretebiliyor. Scott ve Alex, çoğu mutant kardeş gibi birbirlerinin güçlerine karşı bağışıklılar. Havok, Cyclops’un optik patlamalarındaki enerjiyi emebildiği için Cyclops’un saldırıları onu daha da güçlü hale getirir. Fakat bu durum üçüncü kardeş Vulcan için geçerli değildir. Kardeşlerin en güçlüsü olan Vulcan diğer iki kardeşin saldırılarına karşı bağışıklık sahibi iken Cyclops Vulcan’a karşı bağışıklı değildir. Havok ise Vulcan’a karşı direnç gösterebilmektedir.

Cyclops İdeal X-Man’i Temsil Ediyor

Cyclops, Stan Lee ve Jack Kirby tarafından yaratılan bir karakter. Aynı zamanda Stan Lee’nin kişisel favorisi olan Cyclops, X-Men’in başında bulunan Charles Xavier için ise ideal mutant olma özelliğine sahip.

Cyclops sadece bir X-Man değil, aynı zamanda mutant ilkelerinin vücut bulmuş hali. Cyclops olmadan önce oldukça zayıf ve sessiz bir çocuk olan Scott Summers, Xavier ile tanıştıktan sonra aldığı eğitimlerle hem gücünü keşfetti hem de korkusuz, sadık bir lider olmayı başardı. Kendi gücünden bile şüphe duyan Scott, Xavier’in izinden giderek en önemli X-Men üyelerinden biri haline geldi.

Cyclops’un Ölümü

İlk X-Men ve Spider-Man filmlerinin başarısı, Marvel’ı yeni bir çizgi roman serisi çıkarmaya teşvik etti. Ultimate adı altında çıkarılan çizgi roman serisinde, ikonik karakterlerle yeni bir başlangıç yapıldı. Ultimate çizgi roman serileri X-Men ve Spider-Man ile başladı. Daha sonra Fantastic Four ve Avengers’ın Ultimate serileri geldi. Ultimate serileri uzun yıllardır popülerliğini korudu ve bu seriler dahilinde pek çok farklı Marvel karakteri aynı hikayede buluştu.

Daha sonra ise Ultimatom serisi çıkageldi. En kötü seriler arasında yer alan bu seride Magneto, New York’ta yarattığı gelgit dalgaları sayesinde pek çok Ultimate kahramanının sonunu getirmeyi başardı. Hayatta kalanları teker teker avlamak için aralarında Madrox’un da bulunduğu bir ordu kuran Magneto, Ultimate karakterlerinin acımasızca katledilmesine sebep oldu.

Magneto’nun bu hain ve vahşi planından sağ kurtulmayı başaran birkaç kahraman birleşti ve Magneto’ya karşı birlik oluşturdu. Yapılan savaşların sonucunda Magneto, Cyclops’un optik patlamasıyla acımasızca katledildi. Hikayenin sonunda Cyclops, kamuoyuna mutantların korkmadığını ve var olmaya devam edeceğini açıklarken, Quicksilver tarafından suikaste uğradı. Başına isabet eden kurşunla yere yığılan Cyclops, pek çok insanın önünde hayatını kaybetti.

Aynı şekilde, Death of X hikayesinde de Inhumans’a mutant ekibiyle birlikte savaş açan Cyclops, Inhumans’ın lideri Black Bolt tarafından katledildi. Daha sonra anlaşıldı ki Cyclops, daha önce Terrigen Mist’e maruz kalarak çoktan hayata veda etmişti. Inhumans’ın doğuşunu sağlayan Terrigen Mist, mutantlar için ölüm demekti. Fakat Emma Frost güçlerini kullanarak Cyclops’un bir ilüzyonunu yaratmış ve Inhumans’a karşı olan savaşta herkesi Cyclops’un yaşadığına inandırmıştı. Death of X serisi sonrası ise, Inhumans ve X-Men’in karşı karşıya geldiği seri Inhumans vs. X-Men başladı.