Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

12 Haziran 1910 doğumlu Türkiye’nin ilk profesyonel kadın seramik sanatçısı Füreya Koral.

füreya koral atölyede ile ilgili görsel sonucu
Seramik tutkusu başladığında 37 yaşında verem hastası bir kadındı. Verem tedavisi için İsviçre’deki sanatoryumda kalırken teyzesinin onu meşgale etmesi için aldığı plastik hamurlar ile başladı bu macerası. Başta teyzesinin getirdiği hamurları çocuk işi olarak görse de o günün akşamı kendini kaptırmış, bir kutu yapmaya başlamıştı bile. 37 yaşındaki bir kadının hamurlarla bu denli oynamasına kendi de şaşırıyordu. Gece olup da bir türlü elindeki işi bırakmayan Füreya, onunla ilgilenen hemşireye “Çocukluğumu özlemiş olmalıyım.” şeklinde karşılık vermişti. Oysaki çocukluk olarak gördüğü bu iş kısa süre sonra onun en büyük tutkusu olacak hatta açtığı atölyede yatağını bile çalışma alanına kuracak kadar kendini bu işe tamamen adamış olacaktı.

Sanatoryumda kaldığı süreçte Koral, aldırdığı seramik kitaplarıyla adeta kendi kendine çözdü kile nasıl şekil vereceğini. Sanatoryumdan çıktıktan sonra ise Lozan’da bir seramik atölyesine devam etse de ailesine dönmek isteyen Koral, yakınlarına seramikle uğraştığını ve İstanbul’da neler yapabileceğini sordu. Henüz bir seramik kürsüsünün açılmadığını ve İstanbul’da Sadi Diren, Ankara’da ise İsmail Hakkı dışında kimsenin seramikle ilgilenmediğini öğrenen Füreya’ya Paris yolu göründü.

1 yıl gibi kısa bir süre sonra Paris’de 1951 yılında ilk sergisini açtı. Mevlevi dervişlerden izler taşıyan bu ilk sergiden izlenimler harikaydı: “Füreya’nın bu Türk sanatçının sergisi, doğu ile batı kültürünün bir sentezidir!” diyordu Fransız sanat eleştirmenleri. Verem hastalığını yeni yeni üzerinden atan Füreya için bu sergi ilaç gibi olmuştu.

füreya koral seramik yaparken ile ilgili görsel sonucu

Türkiye’ye, yurduna döndüğünde ise, kendini işine ve sergilerine adamasının yanı sıra, açtığı atölyede öğrencilerini yetiştirdi. Alev Ebüzziya, Bingül Başarır gibi isimler onun öğrencisiydi. Tabii her şey güzel giderken, eşi Kılıç Ali’yle olan evliliği işi dolayısıyla sarsılmıştı. Ama seçimini çok önceden yapmıştı Füreya. Onun tek ve gerçek aşkı seramikti. İkinci evliliği olan bu evlilik bu şekilde bitmişti.

İlerleyen dönemde sanatında hakim olan konu Hitit figürleri ve Akdeniz’di. Hem evi hem de atölyesi olarak kullandığı yerde bütün sanatçı dostlarını ağırlıyordu. Dayısı Cevat Şakir’in nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı’nın mavi yolculukları, Sabahattin Eyüboğlu’nun Anadolu’su onun sanatının konusu olmuştu.

1957 yılına gelindiğinde ise kazandığı Rockefeller Bursuyla Güney Amerika’ya Maya ve Aztek uygarlıklarını incelemeye gitti. Bu gezi sonrası, sanatı daha da zenginleşti. İncelediği bu kadim uygarlıkların bilgisiyle kendini her defasında yenilemesini bildi.

Genç Cumhuriyet’in yetiştirdiği nadir sanatçılardan biridir Füreya Koral. Dahası kadınların çok göz önünde olmadığı bir dönemden kopup gelmiştir. Her sanatçıyı, her bilim insanını o güne hazırlayan, tetikleyen bir çocukluk ya da gençlik anısı vardır. Füreya ise 16 yaşında tanıştığı Atatürk’ten ve onun kadın haklarına, çalışkanlığa önem veren bir lider olmasından feyz almıştı. Atatürk ve Füreya’nın babası Emin Koral yakın arkadaşlardı. Bir akşam Atatürk evlerine yemeğe gelmiş, yemekten sonra ise Füreya davetlilere keman çalmıştı. Atatürk’ün isteği üzerine Bach’dan “İki Keman Konçertosunu” çalan Füreya’nın hatıra defterine Atatürk şu notu düşmüştü:

“Görüyorum ki siz çok çalışkan bir insansınız. Millet sizden çok şey bekliyor. Siz çalışmalı ve bir şeyler vermelisiniz memlekete.”

“İstiyorum ki yaptığım çini tabakta, en fakir ev yemek yesin. Benim çinilerim herkesin olsun. Yaptığım masa her evde bulunsun. Bir ocak yapmalıyım çiniden. Güzel bir merdiven başı. Kahve fincanlarım olsun bütün kahvelerde. Zengin, fakir, iyi, kötü bütün evlerde. Genç, ihtiyar bütün ellerde. Sanatı müzelerde hapsetmek yok. O sanat ölü sanattır. Çağımıza yakışmaz.” diyen Füreya Koral açtığı sayısız sergi ve kazandığı sayısız ödüllerle Türk seramiğini çağının ilerisine taşıdı. Onu tanımak ve sanatına sahip çıkmak ise bizim görevimizdir. Teşekkürler Füreya.

İlgili resim

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here