Rubailer herkesin Divan Edebiyatı’ndan bildiği veya adını duyduğu bir tür. Şairin zihninin sancılarını anlatmaya çabaladığı dörtlükler.

Genellikle konularında hayata dair derin yaklaşımlar gözlenir. Felsefe ve tasavvuf izleri çok net olmuştur rubailerin dizelerinde.

Bilinen ve en büyük rubai şairi Ömer Hayyam’dır tartışmasız. Onun rubailerini daha önce sizler için incelemiştik. Ancak bu yazımızda yalnızca Hayyam’ın değil, Mevlana’nın, Sadi’nin, Azmizade Haleti’nin de rubailerine yer vereceğiz.

Bunların yanı sıra adını hem modern şiirde hem divan şiirinde gördüğümüz Yahya Kemal’in rubaileri de yer alıyor. Yahya Kemal’le ilgili detaylı bilgileri merak edenler de burayı ziyaret edebilir.

Rubai, belli aruz kalıplarıyla yazılan ve kendisine özgü dış ve iç yapısı olan bir söyleyiş şeklidir. Rubailere internet yoluyla ulaşmak çok da mümkün değil. Onlar kütüphanelerin tozlu raflarında saklanıyor.

Sizler için kiminizin daha önce duyduğu kiminizin belki ilk kez okuyacağı rubailerden küçük bir derleme yaptık.

Keyifle okuyun!

Bilmem kime yahut neye uyduk gittik
Gâhî meye gâhî neye uyduk gittik
Erbâb-ı zekâ riya-yı mezhep bildi
Bizler dil-i divâneye uyduk gittik

Yahya Kemal Beyatlı

Ah Kâşki gözümü kaldırıp sana bakmasaydım.
Belki gözümden gönlüme inen aşkın böyle soygunculuk yapmazdı
Kusur gönülden günah gözdendir
Ah şu gönülden, yüz bin ah şu gözden…

Sadi

Tanrım sana ben anlatayım, dinle!
Sırrınla ilişkin üç beş kelime.
Sevdin de yarattın bizi topraktan
Girdik yine sevginle yerin dibine.

Ömer Hayyam

Mahzûn oluruz kaçan ki dilşâd olsak
Vîrân kalırız eğer ki âbâd olsak
Ol murg-ı cefâ-perver-i aşkız biz kim
Dâma düşeriz kafesten âzâd olsak

Azmizade Haleti

Dünyâda ne ikbâl ne servet dileriz
Hattâ ne de ukbâda saâdet dileriz
Aşkın gül açan bülbül öten vaktinde
Yâranla tarab yâr ile vuslat dileriz

Yahya Kemal

Her ruz dilem der gamı tü zâr terest,
Vez men dili bi rahmi tü bizar terest.
Bi güzaştim gamet nebigüzaşt mera,
Hakkâ ki gamet ez tü vefadar terest

Günümüz türkçesiyle

Gönlüm senin gamından her gün bir kat daha zar olmakta
Ve senin merhametsiz gönlün benden gittikçe usanmaktadır.
Sen benden geçtin; fakat gamın benden geçmedi.
Doğrusu, gamın senden daha vefaylıymış!

Mevlana

Dostlar semâ’ tef ve neyle üstünü başını yırtıyor
Biz bir köşeden şaşkın şaşkın bakıyoruz
Aşk benim nasibim, zevk ve safa da başkalarının payıdır
Ben gözümü aşka çevireyim, siz de kulağınızı âhenge.

Sadi

Tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek,
O sümbülü koklamak, saçın’ ellemek.
Sonra da ona bakma, dersen, anlamı:
Dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!

Ömer Hayyam

Ahbâbını ister iyi ister kötü seç
İdbâra düşersen seçilir er geç
Birçokları küsmüş gibi bîgâneleşir
Onlar sana küsmeden sen onlardan geç

Yahya Kemal

Sarhoş yaşıyorsam, ben bu yaşımda,
Anlam ne, bu halkın taşlamasında?
Her haramla eğer biz, sarhoş olsaydık
Kalmazdı ayık bir kimse acunda

Ömer Hayyam

Esrârını dil zamân zamân söyler imiş
Hengâme-i gamda dâstân söyler imiş
Aşk ehli olup da mihnet-i hicrâna
Ben sabr iderin diyen yalan söyler imiş

Azmîzade Hâletî

Derlememizi bitirirken yazarların kitaplarının kaynakça olduğunu belirtmek isteriz. Kimisi zaten günümüz Türkçesiyle kimisi hem orijinal hali hem günümüz Türkçesiyle yayımlanmıştır.

Unutmamak adına nicelerini okumak dileğiyle…