Ünlülerin evlerini ziyaret ettiğimiz serimiz devam ediyor! Yüzüklerin Efendisi’nin Arwen’i Liv Tyler’ın evi ile başlıyoruz serimizin ikinci bölümüne.

Serimizin ilk içeriğini okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Liv Tyler

İngiliz spor ajansı sahibi Dave Gardner ile evlendikten sonra İngiltere’de yaşamaya başlayan Liv Tyler, eskiden yıllarını geçirdiği bu evi, evlendikten sonra satmak ya da kiralamak istememiş. Arada sırada arkadaşlarını davet ettiği, planlamalarını yaptığı, bazen de sadece kafasını dinlemek, sakinleşmek için sık sık uğramaya çalıştığı evi tarihi bir yapı. Eskiden üç kız kardeşin oturduğu bu ev, daha sonrasında da bir politikacı tarafından satın alınmış. Politikacı geldikten sonra tarihi dokusu tamamen yok edilen evi ilk gördüğü zaman, oldukça düş kırıklığına uğramış güzel oyuncu.

Ancak daha sonra buranın tarihi dokusuna hayran kaldığı için satın almaya karar vermiş ve pencerelerinden yer döşemelerine kadar her şeyi baştan aşağı eski dokusuna göre restore ettirmiş.

Birçok iç mimar ve dekoratör ile çalışan Tyler, birlikte çalışacağı ekibi seçerken en önemli kriterinin bilgisayar teknolojisinden yararlanmadan el ile çizim yapan mimarlar olduğunu aktarıyor.

“Burayı satın aldığım zaman çok genç yaşta olmama rağmen, evin eski tarihi dokusuna yeniden kavuşması gerektiğini düşünüyordum. Modern, yenilikçi bir evden ziyade, içinde yaşanmışlığı hissedebileceğim bir mekanda yaşamayı tercih ederim.” sözleriyle tarihe olan saygısını da vurguluyor.

Büyük dolaplarla çevrili geniş giyinme odası hayalleri süsleyen cinsten. Bunun yanında her şeyiyle düşünülmüş, eksiksiz ve dekoratif bir mutfak, çocuğuyla birlikte geldiği zaman, onun rahat edebilmesi için yaptırdığı bebek odası, eski zamanları anımsatan banyosu ve konforuyla öne çıkan şık oturma odası bulunmakta.

Amerika Birleşik Devletleri‘nin en lüks yaşam alanlarından olan Manhattan‘ı, kendi çocukluğundan aldığı kültüre çok yakın olduğu için tercih ettiğini belirten Liv Tyler, işlerini halletmek için kendi bloğunu terk etmeye gerek olmadığını belirtiyor.

Charli XCX

İngiltere doğumlu ünlü müzisyen Charli XCX, müzik piyasasında yaptığı başarılı çıkıştan sonra Los Angeles‘a taşınmaya karar vermiş. Ünlü Hollywood tabelasının yakınlarında bir ev alan Charli, 1927 yılında inşa edilen evinin en eski Hollywood evlerinden olduğunu tahmin ediyor.

Üç katlı ve dört yatak odalı evini cesur renklerle özenle dekore eden müzisyenin üç adet de ev arkadaşı bulunuyor. İngiltere yıllarından kalan çocukluk arkadaşlarıyla aynı evde yaşamanın güzelliğini şu sözlerle dile getiriyor: “Bir evi ev yapan en önemli unsur içindeki insanlardır. Ev arkadaşlarımın hepsi birbirinden yaratıcı ve eğlenceli, işte tam bu yüzden yaşamak için harika bir yerdeyim. Onlarsız bu evin bir anlamı olmazdı.”

Farklı ırklardan ve bohem stili benimseyen dekoratörler ile çalışan Charli XCX, eşyalarının büyük bir çoğunluğunu eskicilerden toplamış. Şu aralar en büyük tutkusunun sanat koleksiyonculuğu olduğunu belirten şarkıcının, birçok yetenekli sanatçıya ait eserleri, evinde adeta sergileniyor.

İngiltere’ye olan tutkusunu ve özlemini her fırsatta dile getirmenin yanı sıra, evini de Tudor tarzında döşemiş. İç mekanların karanlık ve kasvetli oluşu, ona evini hatırlattığı için çok hoşuna gidiyormuş.

Evin Great Gatsby dönemlerinden kalan tarihinden ötürü, birçok partiye tanıklık ettiğini ve kendisinin de bu geleneği seve seve devam ettirdiğini, sıklıkla büyük partiler organize ettiğini dile getiriyor ünlü müzisyen.

Kaynak

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here