Biz onun sesini hiç dinlemedik ama çok duyduk sözlerini. Her gün bir şarkısı kulağımızda çalmıştır ya da en az birini ezbere biliyoruzdur. Öyle çok şey anlattı ki, ifade edemediklerimizin tercümanı oldu. Fikret Şeneş, Türk popunun ilk kadın şarkı sözü yazarıdır. 1921 yılında İstanbul’da doğdu. Amerikan Kız Koleji’nden sonra konservatuvara giden Şeneş, İngilizce bilgisi ve şan eğitiminin yanında piyano çalmayı da biliyordu. Hatta bir dönem Erol Büyükburç‘a İngilizce şarkılar yazdı. Küçük yaşta piyano çalıp İngilizce şarkılar söylemeye başlayan Şeneş “Strangers in the Night”ı Türkçe’ye “İki Yabancı” şeklinde uyarlayarak başlamış söz yazmaya.

Yazdığı 300’e yakın şarkının çoğunu “Kızım gibi, arkadaşım gibi ve şarkılarımın en iyi vitrini” diye bahsettiği Ajda Pekkan söylemiş. Kendisi Ajda Pekkan’ın mimarı olmuş, Ajda Hanım da hepsini hakkını vererek okumuştur. İkilinin tanışma hikayesini Şeneş şöyle anlatmış: “Ben oğullarını bir anlamda babasız büyüten bir kadın olarak prensip sahibiyimdir.

Gençliklerinde derdim ki: ‘Her akşam saat sekizde evde olunacak ve yemeğe yetişilecek.’ Bu olmazsa olmaz bir ritüeldi benim için ve oğullarım da buna her zaman riayet etti. Ama bir akşam Ahmet gecikti. Saat sekizi on geçiyor yok, çeyrek geçiyor yok. Neyse kısa bir süre sonra geldi bu. ‘Anne arkadaşın teknesiyle adaya gitmiştik, hava bozdu. Zor geldik, o yüzden geciktik’ dedi. ‘Kimmiş o arkadaşların’ dedim. Birkaç isim saydı arada ‘Ajda da vardı’ dedi. Ben tanımıyorum Ajda’yı falan. Öyle sinirliyim ki ‘Doğru odana geç’ dedim. Ama sinirim had safhada. Arkasından gittim, odasında gitarı var. Gitarı aldığım gibi kafasına geçirdim. Sonra Ahmet’i İsviçre’ye yolladım bir ara. O dönemde, zamanın ünlü müzik kulüplerinden Çatı’da İlham Gencer’in orkestrası çalıyor. Onu dinlemeye gitmişiz arkadaşlarla. Yanıma genç, güzel bir kız geldi. ‘Ben Ahmet’in arkadaşıyım. Benim yüzümden sizden azar işitmiş, o Ajda benim’ dedi. Ahmet buna, benim söz yazdığımı söylemiş. ‘Ben de şarkı söylüyorum, bana da söz yazar mısınız ?’ dedi ve bizim hikaye böyle başladı.”

Fikret Şeneş, ilk eşinden boşandıktan sonra bir askeri pilota çok aşık oluyor. Evlenmeye karar veriyorlar fakat karşı tarafın sadakatsizliğine dair duydukları sonucu vazgeçiyor. Şeneş, ne affedebiliyor, ne unutabiliyor, ne de unutmak istiyor bu adamı. O günden sonra da yazdığı bütün şarkıları onun için yazıyor zaten.

Fikret Şeneş, 2015 yılının Şubat ayında İstanbul’da aramızdan ayrıldı. Bizlere ise asla unutamayacağımız parçalar bıraktı. Sizlere hepimizin bildiklerinden bir liste yaptım. Bir de Fikret Şeneş’in yüreğinden olduğunu bilerek açıp dinleyin istedim. Umarım keyif alırsınız, iyi dinlemeler.

Aşk-ı Memnu’yu hafızalara kazımamızda bu şarkının hiç payı yok mu?

Yıllar evvel Ajda Pekkan söylemiş olsa da, Teoman’ın yorumu da nefistir. Uykusuz gecelere gelsin!

 

Acı nedir bilmeden kalp kırmayı öğrenenlere, “o yıllar ki yaşanmayacak seninle bir kez daha” demiş Şeneş.

Bayrak dalgalanırken Ayten Alpman’ın sesinden…

Frank Sinatra’nın Strangers in the Night’ı, ilk Şeneş eseri.

Issız Adam’la ünlenen Semiramis Pekkan yorumu. Hangimize söylemediler ki?

Evet bir dönem devamlı dinlediğiniz bu şarkı da Fikret Şeneş eseri.

Önce Ajda Pekkan sonra Levent Yüksel seslendirmiş. “Bugünün bir de yarını var.”

İnsanın dinledikçe dinleyesi geliyor. Kimler Geldi Kimler Geçti, Bambaşka Biri, Her Yaşın Bir Güzelliği Var, Hoş Gör Sen, Olanlar Oldu Bana, Sensiz Yıllarda, Sana Doğru, Son Yolcu ve daha nicesine emek vermiş. Fikret Şeneş olmasaydı, Türk müziği çok şey kaybederdi. İyi ki var olmuş ve bizi kaleminden mahrum bırakmamış da şarkılarını keyifle dinliyoruz. Teşekkür ederiz Fikret Şeneş!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here