İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Süreyya Noyan, ünlü sanat eserlerini yarım yumurta kabuklarına başarıyla resmediyor. Sadece ünlü eserleri değil filmleri ve tarihi mekânları da minyatür bir sanat eserine dönüştüren Noyan; bu işlerini fırçalar, kalemler ve büyük bir özenle yapıyor.

Van Gogh’un Yıldızlı Gecesi’nden Ayasofya’ya, Sultan Ahmet Camii’nden Gustav Klimt’in öpücüğüne… Alışık olduğunuz birçok eser alışık olmadığınız biçimlerde bu genç sanatçı tarafından nazikçe kabuklara işleniyor.


Mymodernnet’in haberinde ise Süreyya Noyan’nın işleri ”Egg-cellent!” olarak adlandırılmış. Sanatçı bu güzel eserleri yaparken aynı zamanda bizi şaşırtıyor. O ünlü tablolar nasıl bu kadar kusursuz bir minyatür haline geliyor?


(Vincent van Gogh’un eseri Cafe Terrace at Night yumurta kabuğunda)


(Katsushika Hokusai’nin Büyük Dalga’sı)


(Van Gogh’un ünlü eseri Yıldızlı Gece)


(Gustav Klimt’ten Öpücük)


(Edvard Munch’ın eseri Çığlık)

Peki Süreyya Noyan’ın çizimleri hem kağıdın hem de alışılmışın dışına çıkarken sadece yumurta kabuklarında mı hayat buluyor? Aslında bakarsanız sanatçı birçok nesneyle çalışıyor. Hayal gücüyle günlük eşyaları birleştiriyor. Kimi zaman yumurta kabuğuna, kimi zaman okuduğu kitaba, hatta büyütece bile resim yapıyor. Bazen ise boyalarının kapağına.

Sanatçının çalışmalarına Instagram adresinden ulaşabilirsiniz.