Hiç edebiyat karın doyurur mu demeyin. Doyuruyor işte! Yazar öyle bir kaleme alıyor ki masanın bir köşesinde sanki biz de oturuyor, hatta yemiş kadar oluyoruz. Hayal gücümüzün derinliklerinde bir yerlerde yemek yerken buluyoruz kendimizi.

Yemek konusundan bu kadar bahsetmişken ünlü edebiyat eserlerindeki yemek masaları gerçeğe dökülse sizce nasıl olurdu? Hayalimizdeki kadar iştahlı görünür müydü? Ünlü eserlerdeki fiktif sofraları bir de gerçek hali ile görelim.

ALICE’S ADVENTURES IN WONDERLAND

THE SECRET GARDEN

THE CATCHER IN THE RYE

THE BELL JAR

THE GREAT GATSBY

THE METAMORPHOSIS

HEIDI

ON THE ROAD

OLIVER TWIST

THE GIRL WITH THE DRAGON TATTOO