Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
41

Dünya nüfusunun hızla arttığı bu günlerde kaynaklar kadar topraklarda hızla tüketiliyor. Bu durum insanlarda “Bir ev ne kadar büyükse o kadar iyidir” fikrinin değişmesine yol açıyor. Özellikle Kuzey Amerika ve Kanada’da yaygınlaşmaya başlayan yeni yaşam tarzı “Tiny house movement” yani yürüyen ev hareketi gittikçe dünyanın her yerine yayılıyor.

Bu durumun en önemli sebepleri ev sahiplerinin konut kredisinin yükünden sıkılarak daha sürdürülebilir ve ucuz bir yaşam alanı arayışına girmesi diyebiliriz.

Genellikle 30-35 metrekare bir alan içerisine zekice konumlandırılmış, başlıca tüm insan gereksinimlerini içinde barındıran bu evler, ahşap veya konteyner olarak zaman zaman tekerlekler üzerinde de taşınılabilecek şekilde tasarlanıyor. İlk olarak 2000’li yılların başında uygulamaya başlanılan ancak 2008 krizinden sonra çokça tercih edilmeye başlanılmış.

Bu evlerin hepsi olabildiğince konforlu banyo, temel depolama alanlarına sahip bir mutfak, 4 kişilik oturma kapasiteli bir salon ve en az bir yatak odası bulunacak şekilde inşa ediliyor. Kaçınılmaz olarak bu evlerde kullanılan mobilyaların birden fazla işleve sahip olmasına özen gösteriliyor. Altında saklama alanı bulunan yatak ve kanepeler kullanılıyor. Ana yatak odaları genellikle tavan arası katlarda oluyor. Yatak odasına çıkan basamaklar merdivenin altına çamaşır makinesi veya kıyafet dolabı konulabiliyor. Merdiven çıkamayan veya çıkmak istemeyenler için zemin kat seçenekler de var. Ranzalar veya yataklı kanepeler sayesinde birden fazla yatak barındırılıyor. Yemek ve çalışma masaları kullanılmadığında katlanıyor. Açıkken yer kaplamamaları için sürgülü kapılar kullanılıyor. Seyahat ederken sökülebilen verandalar veya çatıya yapılan teraslarla kullanılabilir alanlar kolayca büyütülüyor. Kısacası, pratik ve yaratıcı tasarımlarla 30 metrekareye sığmak hiç de zor olmuyor.

Bu evlerde yaşamak istiyorsanız bu akımın minimalist bir hareket olduğunu unutmamanızı öneririz. Yaşamlarını bu yönde değiştiren aileler genellikle manevi değere sahip eşyalar haricinde diğer mobilyalarına veda etmek durumunda kalabiliyorlar.

Eklenen her mobilyanın camlardan, açık alanlardan ve kafa boşluğundan kıstığını düşünürsek fazla mobilya koymayı tercih etmek yürüyen evlerin konforunu ve estetiğini bozarak eve giren doğal ışığı azaltır. Dolayısıyla eklemek istediğiniz her eşyanın size ne kadar verimlilik kattığını ve sizden ne çaldığını sorgulamak gerekiyor. Böylece çılgın tüketicilikten uzaklaşılıp ve doğayla barışık daha sürdürülebilir bir hayatın kapılarını açmış oluyorsunuz.

Kimi yürüyen ev sahipleri kendi arsasını satın almayı tercih ederken kimileri ise otoparklarda, apartmanların bahçelerinde veya doğal alanlarda kalmayı seçiyor. Ücretsiz kalma olanakları bulunsa da genelde güzel manzaralı bir arazide şehrin kalabalığından uzakta kalabilmek adına düşük bir ücret feda ediliyor. Tekerlek üzerine yapıldıkları için trafiğe çıkma izni aldığınızda motorlu taşıtınıza bağlayıp istediğiniz yere taşıyabiliyorsunuz.

Çevre dostu yürüyen evler, solar paneller ve basit bir arıtma sistemi sayesinde herhangi bir yere bağlı olmadan kendi enerji ve su tüketimini karşılayabiliyor. Bu da istediğiniz zaman evinizle beraber istediğiniz yere gitmenizi kolaylaştırıyor, hem de ilk yatırımınızdan sonra hiçbir fatura benzeri maliyetle karşı karşıya kalmamanızı sağlıyor. Su ve elektrik kaynaklarına bağlı olan evlerde bile “off-grid” olmaya imkan sağlayan sistemler kurularak gelecekte herhangi bir şebekeye bağlı olmadan yaşama seçeneği korunuyor.

Günümüzde bireyselliğe ve bağımsızlığa verilen önemin artmasından, yürüyen ev hareketinin büyümeye devam edeceğini söyleyebiliriz. Ne yazık ki Türkiye’de henüz ağaç evler veya ortak yaşam çiftlikleri dışında böyle bir yaşam biçiminin henüz yaygınlaşmadığını söyleyebiliriz, ancak merak uyandırdığını gözlemliyoruz ve kısa sürede daha çok örneğini göreceğimizi tahmin ediyoruz.

Sizde bu evlerle ilgili daha fazla bilgi isterseniz bu siteyi takip edebilirsiniz.

Bir yürüyen evin inşa sürecini izlemek için bu videoya tıklayabilirsiniz.

Kaynak: 1, 2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
41

1 YORUM

  1. Uzun süredir bu akımı takip ediyorum, karavandan tutun da bisiklet de dahil olmak üzere pek çok kamp deneyimim oldu. Gelecek bu evlerde saklı.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here