Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

1960’lı yıllar Türkiye’sinde bir kadın olarak Yeşilçam’da bulunmak pek kolay bir iş değildi. Hayatın diğer alanlarında olduğu gibi erkek egemen bir anlayışa sahip Yeşilçam’da, bir kadın oyuncu olarak dahi bulunmak zorken, yönetmen koltuğuna oturan ve çok büyük işler başaran bir kadındır Bilge Olgaç. Başardıklarıyla hemcinslerinin önünü açan Olgaç’ın, yaşam ve kariyer öyküsüne yakından bakalım.

1940 yılında Kırklareli’nin Vize ilçesinde yoksul bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz liseyi bitirmeden Vecdi Bender ile evlenip okulu bıraktı. Evlendikten sonra o dönemin çok satan dergilerinden olan Yelpaze Dergisi’ne duygusal öyküler yazan Olgaç’ın öykülerinden biri, Memduh Ün’ün dikkatini çeker ve öykü, Bülent Oran’ın senaryo yazarlığında “Kısmetin En Güzeli” ismiyle film olarak çekilir. Ne var ki Ün, kendi çektiği filmi beğenmeyecek ve şöyle diyecektir: “Kötü bir film bu. Başarısızlığın nedeni de senaryonun çapaçulluğu kuşkusuz. Bülent Oran’ın yazdığı senaryoyu okuduğum zaman keçileri kaçırıyordum neredeyse. Bilge’nin derli toplu hikayesi, abuk subuk bir şeye dönüşmüştü.” 1

bilge olgaç ile ilgili görsel sonucu

23 yaşında olan ve Memduh Ün’ün asistanlığını yapmaya başlayan Olgaç, hayatından memnundur. Ün sayesinde senaryo yazmayı ve kurgu tekniğini öğrenir. Bilge Olgaç yıllardır hayalini kurduğu yönetmenliğe ise 1965 yılında “Üçünüzü de Mıhlarım” isimli filmle kavuşur ve Türkiye’nin ilk kadın yönetmeni unvanını alır. Filmin başrol oyuncusu Yılmaz Güney’in yaşadığı magazinsel bir reklama dönüşmesiyle de, Olgaç’ın ilk yönetmenlik deneyimini yaşadığı bu film gişe rekorları kırar.

Bilge Olgaç, 1966’da “Nikahsızlar” ve 1968’de “Öksüz” isimli filmleri yapsa da asıl çıkışını 1970 yılında Kerim Korcan’dan uyarladığı “Linç” isimli filmle yapar. Bu film kendisine İkinci Adana Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” ödülünü kazandırır. Olgaç, ilk büyük sınavını vermiş ve başarı basamaklarını yukarıya doğru çıkmaya başlamıştır.

İlgili resim

Filmlerinde çoğunlukla kadınların yaşadığı sorunlara ve kadın erkek eşitsizliğine vurgu yaptı. “Gömlek”, “Umut Hep Vardı”, “Gülüşan” isimli filmlerde bu sorunları işledi. Olgaç’ın filmleri köydeki yaşamı konu aldı ve Yeşilçam geleneğine bağlı kaldı.

1975 yılında erotik filmlerin sinemaya girişiyle reklam filmi yönetmenliğine yönelse de, 1984 yılında Perihan Savaş ve Halil Ergün gibi isimlerin yer aldığı “Kaşık Düşmanı” adlı filmle beyaz perdeye döndü. Ardından yine 1984 yılında Çetin Tekindor ve Hülya Koçyiğit’in başrollerini paylaştığı “Yavrularım” adlı filmin yönetmenliğini yaptı. “Kaşık Düşmanı” filmiyle Creteil Kadın Filmleri Festivali’nde “Jüri Büyük Ödülü”nü ve “Basın Özel Ödülü”nü kazandı.

Bilge Olgaç 1994 yılında “Bir Yanımız Bahar Bahçe” isimli filmi neredeyse tamamlamıştı. Yeni taşındığı evinde uyuya kalması, ve içtiği sigaranın yere düşmesiyle başlayan yangında 54 yaşında hayatını kaybetti. Planladığı birçok film ve belgesel projelerini hayata geçiremedi.

Bilge Olgaç… Sinemamızın ilk ve en çok film üreten kadın yönetmeni. Toplumsal sorunlara duyarlılığı, cesareti, yaratıcılığı ve hemcinslerine açtığı yollarla her zaman hatırlanması gereken bir yönetmen ve önemli bir figürdür.

bilge olgaç ile ilgili görsel sonucu

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here