Henüz 28 yaşındayken (Emine Çaykara’ya göre 26 yaşındayken) 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını çözerek “tam profesör” unvanı alan Sinanoğlu, bu başarısıyla beraber Batı Dünyasının son 300 yıldır çıkardığı en genç profesör” oldu.

Babası Başkonsolos Nüzhet Haşim Sinanoğlu’nun görev yaptığı Bari, İtalya’da doğdu. İkinci Dünya Savaşının çıkması sonrası ailesi ile Türkiye’ye döndü. 1953’te Ankara TED Koleji’nden birincilikle mezun olan Oktay Sinanoğlu, aynı yıl içerisinde California Institute of Technology‘ye kabul edildi. 3 yıl sonra CalTech’ten Kimya Mühendisi olarak mezun oldu.

MIT‘de yüksek lisansını tamamladığı sene Sloan Ödülü’ne layık görüldü. Berkeley‘de ‘Kuramsal Kimya’ alanında doktorasını yapan Sinanoğlu daha sonrasında Yale Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Yale Üniversitesi Kuramsal Kimya bölümünün kurucusu olarak tarihe geçti. Akademisyenlik hayatı boyunca ODTÜ ve TUBİTAK’ta danışmanlık görevlerini yürüttü. Yale’den emekli olduktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi’nde çalışmalarına devam etti. İki kez Nobel’e aday gösterilen Sinanoğlu Kuantum Mekaniği teorilerinin geliştirilmesinde çok önemli rol oynadı. Hilbert uzayının topolojisi ve içerdiği yüksek simetrileri‘ problemini çözerek tüm bilim dünyasının takdirini kazanmıştır.

Sinanoğlu’na “Türk Aynştaynı” yakıştırmasını yapan ve onun hayatını bir biyografi haline getiren Emine Çaykara şöyle söylüyor: “Bir çocuğun meraklı ve ayrıntıları kaçırmayan gözleri; bir sanatçının doğaya, insanlığa ve özgürlüğe âşık ruhu; bir bilgenin tevazu ile yoğrulmuş derin hayat bilgisi; bir vatanseverin kültürüne, kimliğini araştırıp ondan aldığı güçle duyduğu gururu; bir dâhinin şaşırtıcı ve keskin zekâsı.. Oktay Sinanoğlu’nu düşününce ilk anda aklıma gelen ve aslında onu anlatmakta yetersiz birkaç tasvir…

Modern Quantum Chemistry‘ ve ‘Sigma Molecular Orbital Theory‘ gibi akademik kitaplarının yanı sıra, hayatı boyunca en çok önemsediği konu olan ‘Türk Dili’ üzerine de ‘Bye Bye Türkçe‘ ve ‘Hedef Türkiye‘ gibi eserlere imza atmıştır. Türkçe ile ilgili politik görüşlerinin yanında bilimsel olarak da bazı kelime ve kelime öbeklerinin Türkçeleştirilmesine katkıda bulunmuştur.

Bye Bye Türkçe‘ isimli eserinde Türkçe’nin abartılı yabancı hayranlığı sebebiyle itilip kakılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren ünlü bilim insanı, Türkçe’nin herhangi bir sömürge devlet dili gibi basitleştirilip ikinci sınıf görülemeyecek kadar teknik ve köklü bir dil olduğunu söylemektedir. Ayrıca Matematik alanında yaptığı çalışmalara dayanarak Türkçe’nin somut Matematik diline en uygun dillerden biri olduğunu savunmuştur.

İşte Sinanoğlu’nun bazı kelimelerin kullanımına ilişkin tavsiyeleri:

  • Fast Food: Tezyemek
  • Turizm: Gezim
  • Fuel Oil: Yakıtyağ
  • Psikoloji: Ruhbilim
  • Turist: Gezgin
  • İnternet: Örütbağ
  • Biyoloji: Dirilbilim
  • Medya: Basın-yayın
  • Üniversite: Evrenkent
  • Rüştiye: Ortaokul
  • Petrol: Neft

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here