Cumartesi, Ağustos 19, 2017

1644 yılında İtalya, Cremano’da dünyaya gelen Antonio Stradivari, 12 yaşında dönemin ünlü keman ustası Nicolo Amati’nin yanında çırak olarak çalışmaya başlar. Amati’den öğrendiklerinin üstüne eklemeler yaparak, kendisinden başka kimsenin tam olarak nasıl olduğunu bilmediği kemanlar yapmaya başlar ve kendi imzasını da ekler. Günümüze gelen ve imzası bulunan kemanlar arasında en genci 1666 yılında yapılmıştır. Ayrıca atölyesinden çıkan enstrümanlar arasında çello, viyolonsel, viyola, ud, gitar ve arp da bulunur. Yaşamı boyunca yaptığı çalgıların sayısının 1100’ü geçtiği söylenir ve bunların 512’si kemandır. Günümüzde ise 650 kadar Stradivarius enstrüman olduğu bilinir.

Stradivari’nin kemanlarının yapılışının üstünden yüzyıllar geçmesine rağmen onun ses kalitesinin üstüne çıkılamamıştır. O kemana son hâlini vermiş bir ustadır ve elinden çıkan kemanlar günümüzün en değerlilerindendir. Tahta yapımından verniğine kadar büyük bir özenle çalıştığı söylenir. Turuncuyla kırmızı arasında değişen bir rengi bulunan verniğin bileşimi araştırılmaya devam edilmektedir. Kemanların eşsiz bir ses güzelliği olmasındaki sebep genellikle kullandığı köknar ağacı mıdır yoksa benzersiz geometrik oranı mı? Bu gibi soruların yıllardır araştırılan sonuçları vardır elbette. Kısaca şöyle sıralayabiliriz; “Proceedings of the Royal Society” dergisinde yayımlanan araştırma, Stradivarius kemanlarının üretim sürecindeki bir hata sonucu kendilerine özgü güçlü ve tok sese kavuştuğunu söyler. Stradivari’nin f deliklerini %2’lik bir hatayla uzun yaptığını belirtir. ABD’li bir doktor ve Hollandalı bir keman yapımcısından oluşan ikili ise anfizem hastalarının akciğerlerinin yoğunluğunu ölçmekte kullanılan bilgisayarlı tomografi yöntemiyle kemanların yoğunluğunu ölçmüş ve Stradivari’nin kemanlarında ağacın yoğunluğunun her yerde eşite yakın olduğunu, bunun da ses titreşimlerini olumlu etkilediğini söylemişlerdir. Ünlü ustanın ağaçlarını özel mahzenlerde suda beklettiğini veya yaşadığı bölgedeki rutubetten maddelerin kimyasal yapısının değiştiğini öne sürenler de olmuştur. Son olarak Texas Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaların sonucu kemanlarda kimyasal madde olarak boraks kullanıldığı açıklanmıştır. Bu araştırmalar uzun süreler devam etmiş olsa da henüz Stradivari’nin elinden çıkmış bir kemanı gölgede bırakabilen olmamıştır.

Peki sizce ne kadar değerlidir bu kemanlar? Bundan da kısaca örneklerle bahsedeceğiz. Rusya, Sovyetler Birliği döneminde devlet kararıyla Avrupa’da satılan bütün Stradivari yapımı kemanları toplamıştır. Daha sonra ülkelerinde önemli keman virtüözlerine ölene kadar kalması şartıyla bu kemanları hediye etmiştir. 2011 yılında internetten yapılan bir açık artırmada 15.9 milyon dolara satılan Stradivarius keman dünyanın en pahalı çalgılarından biri olmuştur. Klasik keman ustası David Garret’in bir konserinde yanlışlıkla Stradivarius kemanını kırması üzerine tamiri için 100 bin euro ödediği bilinir. Ayrıca Stradivarius kemanını çaldıran sanatçıların da olduğu bilinir.

Ülkemizde de ünlü keman virtüözümüz Ayla Erduran’ın konserlerinde kullandığı Stradivarius bir kemanı olduğu bilinir.

Yaşamı esnasında da üne kavuşan Antonio Stradivari 18 Aralık 1737’de hayatını kaybetmiştir. Ölümünden sonra işini sürdürmek isteyen oğulları başarısız olmuştur çünkü Stradivari hayatının sonuna kadar kendi işini kendi yapmıştır. Oğullarına ikinci derece önemsiz işleri gösterdiği, tam olarak kemanlarını nasıl yaptığını öğretmediği söylenir. Ölümünün ardından, Stradivarius markalı oğullarının ürettiği kemanların yanı sıra bu isimde birçok marka piyasaya çıkmıştır. Ancak 1957’de bu markalara ‘kopyasıdır’ ibaresi eklenmiştir ve bu yüzden günümüzde Stradivarius markalı kemanların hepsi Stradivari’nin elinden çıkmamıştır.

Stradivari ustanın dünyadaki en iyi kemanları yapmasının sebebi sadece yetenekli oluşu ve para kazanmak istemesi midir? Yoksa bazı anlatılan hikayelerde olduğu gibi sesinin kötülüğünden ve keman çalamadığı için duyduğu kederden midir? Ya da çırak olduğu
atölyede yaptığı %2’lik hata ve tesadüf sonucu mudur? Kendini en iyisini yapmaya adamış, sırrını oğullarıyla bile paylaşmamış, üne ve paraya kavuşsa bile kendi işine kimseyi karıştırmayıp ölene kadar çalışmayı sürdürmüş bu gizemli dehanın motivasyonuna hayran olmamak elde değil. Mutlaka bu motivasyonun onun için derin bir sebebi olduğuna ama bu sebebin yalnızca ona ait olduğuna, öyle de olması gerektiğine inanıyoruz.

0 Comments

Leave a Comment

POPÜLER YAZILAR

Game of Thrones’un “Gece Nöbetçileri” IKEA’dan Giyiniyor!
Türk Balesinin Zarif Kurucusu Ninette De Valois
Tüketim Anlayışımızı Yüzümüze Çarpan 20 İllüstrasyon
Filmlerinden Efsane Sahnelerle Edward Norton
Hayali Dünyalara Yeni Bir Geçit
Romantik Piyanist ve Ünlü Besteci Sergei Rachmaninoff
Dünya Tarihinden Çarpıcı Anların Fotoğrafları
Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm
Her Biri Ayrı Hikayeye Sahip 15 Fotoğraf
Mindhunter’ın Yayın Tarihi Açıklandı
Ünlü Eserleri Yumurta Kabuklarına İşleyen Sanatçı: Süreyya Noyan
Düzenin İronik Ölümsüz Senaryosu ve Brecht
Ruhumuzun Melankolik Blues Gitaristi: Yavuz Çetin
Moonlight: 3 Dönem Tek Yüz
Lana Geri Döndü: Bir Arzu Nesnesi Olarak Lust For Life
September Kimdir?

September Kimdir?

14 Ağustos 2017
Sewp: Seksi ve Ölümcül Dövmeler
19. Yüzyılda Akıllara Takılan Soru: 2000’lerde Neler Olacak?
Loving Vincent Filminden Taze Fragman
13 Ağustos 1997: South Park Yayına Başladı
Film, Dizi ve Oyun Dünyasının En Güçlü Silahlarını Yapan Demirciler
Asi ve Özgür: Şebnem Ferah
Son Zamanların En İyi Dizisi The Handmaid’s Tale İzlemek İçin 5 Sebep
Son Zamanların En Havalı Film Müzikleri
Sanatçı Tatsuya Tanaka’dan Minyatür Fotoğraf Projesi
Ciddi Miktarda Spoiler İçeren Game Of Thrones 7. Sezonun Sızan Senaryosu
Will.i.am ve Nicole Scherzinger Louvre Müzesi’ndeki Klibini İzleyin
Hannibal Geri Dönüyor!
21 Maddede Bilinmeyenleri İle Robin Williams
Fotoğraf Sanatına Damgasını Vurmuş 11 Fotoğrafçı