Tüm zamanların en ikonik parçalarını baştan sona saysam, sanırım karakter sayısı değil, sayfalar yetmez. Günümüze kadar pek çok tasarımcı işlevsellik, güzellik veya kullanılabilirlik açısından birbirinden ikonik parçalara imza attı. Ancak dünyaca kabul edilen ve bugün hala üzerimizde benzerlerini bile taşıdığımızda bizi ikona çeviren 10 ikon parçadan bahsedeceğim. Hazırsanız başlayalım!

Chanel 2.55

Coco Chanel olmadan sanırım herhangi bir parçanın ikonikliğinden söz etmeye başlayamayız. Listenin en başında ve belki de yine bugüne kadar herkesten çok ikon parçaya hayat vermiş olan bu tasarımcının önünde saygıyla eğiliyor ve bugün hala en ikon olan çantasından başlıyorum.

Coco Chanel, ilk çantasını 1929’da tasarladı. Çanta o yıllarda yaşayan üst sınıf kadınlar tarafından kullanıldı ancak çantanın sapının olmamasından kaynaklı olarak çanta hep elle taşındı ve hantaldı. Coco Chanel, 1955 yılında omuzda taşınan halini tasarladı, piyasaya sürdü ve çanta böylece tamamen şekil değiştirdi. Yüksek statüye sahip kadınlar ilk kez omuzlarında bir çantayı taşımayı kabul etmişlerdi. Gece çantalarından ilham alarak çantaya zincir ekleyen Chanel, kapitone dış yüzeyini ise ceketlerinden ilham alarak tasarlamış.

YSL Le Smoking Tuxedo

Yves Saint Lauren, 1966 yılında o dönemde yaşayan kadınların pek de alışık olmadığı bir stili dünyaya armağan etti. ‘Le Smoking’ bir ceket ve bir pantolondan oluşan bu takım, daha önce kadınların pantolon giyinmesini bile uygunsuz bulan bir dönemde tüm kuralları çiğneyerek kadın modasına bambaşka bir boyut kattı.

Beyaz fırfırlı bir gömlekle giyilen saten yan çizgili bir smokin. O dönemde bu güzel smokini giyen kadınlar gittikleri restoranlara alınmadılar. Sosyalist Nan Kempner, New York’taki Le Côte Basque restoranından geri çevrildiğinde pantolonunu çıkardı ve blazer‘i mini bir elbise olarak giydi, kurumun tarihi kıyafet koduyla tek başına alay etti ve modern bir Saint Laurent kadının güvenini özetledi.

Hermes Birkin Çanta

Hermes’in Birkin modeline sahip olmak geçmişte olduğu gibi günümüzde de biz faniler için oldukça zor olsa da (ama imkansız değil) hepimiz bu çantayı bir yerlerde gördük ve biliyoruz. 1980’lerden bu yana modası hiç geçmeyen ve Hermes’in en ikonik çantalarından biri Birkin modeli.

Çantanın hikayesini ben ilk duyduğumda Jane Birkin kadar şanslı olsam yeter diye düşünmüştüm; çünkü 1980’lerde Jean Birkin, Hermes’in CEO’su Jean-Louis Dumas ile birlikte Paris’ten Londra’ya uçarken eşyalarının dağınıklığı ve onları bir türlü çantasına sığdıramadığını anlattıktan sonra yanında oturan kişinin kim olduğunu bilmeden hayallerindeki çantayı anlattı. İşte bu rüya çanta, Dumas’a ilham oldu ve Jane Birkin kendisine yazılmış bir not ile bu hayallerindeki çantaya kavuşmuştu. Bugün hala günümüzde Birkin modeli Hermes’in en çok satılan modellerinden biri olmakla beraber dünyanın yakından bildiği en ikonik parçalardan biri olma özelliğini taşıyor. Ne demiştim? Jane kadar şanslı olsam yeter.

Manolo Blahnik Ayakkabıları

Bir Carrie Bradshaw hayranı olarak, onun da hayranı Manolo Blahnik’ten bahsetmeden tabii ki de yazıyı bitiremezdim. Sex and The City izlememiş olsanız bile, bugün Instagram‘a girdiğinizde taşlı, saten birbirinden zarif ama bir o kadar da modern ayakkabılara denk geliyorsanız (ben geliyorum çünkü) bilin ki karşınızda Manolo Blahnik imzası var.

1970’lerde başlayan moda serüveni Manolo Blahnik’in pek de aklında olan bir şey değilmiş. Arkadaşı Paloma Picasso’nun o dönemde Vogue Amerika’nın genel yayın yönetmeni Diana Vreeland ile tanıştırması ile başlamış. 70’li yıllarda eski filmlerden özenerek vintage ayakkabılar tasarlayan ve bu ayakkabılara Londra’daki ilk mağazasında yer veren Blahnik, farkında olmadan hepimizin hayran kalacağı o ikonik güzel ayakkabılar ile adını moda tarihine yazdırdı.

Bir Türk gazetesine verdiği röportajda, çalıştığı sırada Tarkan dinlediğini söylemiş. Hayran olmak için bir sebep daha!

Burberry Trençkot

Trençkot, yıl 2200 de olsa (doğru yazdım 2020 değil) hala giyilebilecek bir parçaymış gibi geliyor. İkonik parçalar içerisinde günü, anı ve tarzı bu kadar kolay toparlayan ve size bambaşka bir hava katan başka bir parça göremiyorum (yazar burada abartıyor). Burberry’nin bu klasikleşmiş trençkotu, sahip olduğu tasarımlar içerisinde en bilenini ve belki de en çok tercih edileni olabilir.

Burberry trençkot, Thomas Burberry tarafından 1912 yılında askerleri ve memurları soğuk ve rüzgarlı hava koşullarından korumak amacıyla tasarlandı. Başlangıçta ordu için tasarlanan trençkot, sırtına eklenen detaylar ile paltonun altına suyun geçmesini engellerken askerlerin rütbesini göstermek amacıyla apoletler eklenerek de kullanılıyordu.

Subaylar için tasarlanmasına rağmen kolayca ayırt edilebilen Burberry trençkotu, film yıldızları, sanatçılar tarafından popülerlik kazandı ve bugün, çok yönlülüğü nedeniyle A listesi arasında bir stil ikonu. Her şeyle uyum sağlayan ve mevsimler arası hepimizin kullanmayı çok sevdiği bir parça haline geldi.

E hani ondu, burada beş tane parça var diyorsanız, İkonik Parçalar Bölüm I’in sonuna geldik. Eğer sevdiyseniz (bu beni çok mutlu eder) sizi ikinci bölüme bekliyorum!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here