Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
62

Abel Makkonen Tesfaye ya da onu tanıdığımız adıyla karşınızda R&B/Hip-Hop türünün duygusal ama bir o kadar da asi çocuğu: The Weeknd

Yeni nesil onu kuşkusuz 2015 yılında patlayan ve öznel bir değerlendirme yapmamız gerekirse belki de şu ana kadar ki en iyi albümü “Beauty Behind The Madness” bünyesinde bulunan “Can’t Feel My Face” ile tanıdı. Bu şarkının müzik kanallarında sık sık yayınlanması ile birlikte Abel, daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmayı başardı. Aradan geçen bir yıllık sürede ise The Weeknd, onu tam anlamıyla zirveye çıkaran, popülaritesine popülarite ekleyen o malum şarkı Starboy‘a imza attı. 2016 yılında çıkan albüme de ismini veren bu şarkıda sanatçı, elektronik müzik ikilisi Daft Punk ile çalıştı. İddialı sözleri ve farklı tarzıyla çoğumuzun kalbini çalan Starboy, Abel’a bir Grammy Ödülü de kazandırarak 2016 yılının en iyi hitlerinden biri olduğunu kanıtladı.

Sanatçımızın müzik yolculuğunu en başından anlatmak gerekirse bundan yedi yıl öncesine gidelim. The Weeknd, müzik dünyasına ilk adımını “Get In There” isimli şarkısını kaydederek attı. Daha sonra ise kendisi gibi Toronto’da yaşayan yapımcı Jeremy Rose ile tanıştı. Rose’un “Karanlık R&B” olarak nitelendirilen müzik türü için “The Weeknd” isimli bir projesi vardı. Bu proje için önce Curtis Santiago ile çalışan yapımcı, daha sonra Abel Tesfaye’den dinlediği bir freestyle sonucu Santiago ile yollarını ayırdı ve Abel ile albüm çalışmalarına başladı. Jeremy Rose ve Tesfaye, birlikte aralarında “What You Need”, “Loft Music” ve “The Morning” de bulunan şarkılara imza attılar.

Bir süre sonra Abel, “The Noise” isimli bir R&B grubuna katıldı. Bu sırada Jeremy Rose da onu şarkılarında cinsellik, uyuşturucu gibi konulardan bahsetmesi konusunda cesaretlendirdi. İkili bu süreç içinde iş ortaklığının yanı sıra iki yakın arkadaş oldu. Ancak daha sonra Rose’un The Weeknd’i “club müziği” yapması konusunda ikna etmeye çalışması ancak sanatçının bunu kesin bir şekilde reddetmesi sonucu ikilinin yolları ayrıldı.

24 Ocak 2011 tarihinde The Weeknd kendi açtığı “xoxxxoooxo” adlı YouTube kanalına “House of Balloons”, “Thursday” ve “Echoes of Silence” mixtapelerini yükledi. 2012 yılının Nisan ayında Amerika’da düzenlenen Coachella Festivali‘nde sahne alan sanatçı, Eylül 2012’de ise Public Records ile bir anlaşma sağlayarak kendi müzik stüdyosu XO‘yu kurmak için ilk adımı attı.

 

Yine 2012 yılının Ekim ayında ise  “High For This”, “What You Need” ve “House of Balloons” şarkılarından oluşan toplama albümü “Trilogy”yi yayınlayan The Weeknd, müzik hayatının başlarından beri Drake, Wiz Khalifa gibi başarılı müzisyenlerle çalıştı. Sanatçımız, “Kiss Land” albümünü ise bundan bir yıl sonra yayınladı ancak bu albüm Tesfaye’nin diğer işleri kadar etki yaratmadı.

Onun ününe ün katan albümü “Beauty Behind The Madness” ise aradan geçen üç yıl sonunda dinleyicilerinin beğenisine sunuldu. Lana Del Rey ve Ed Sheeran gibi isimlerle yaptığı düetleri bünyesinde barındıran bu albümde aynı zamanda sanatçının “Grinin Elli Tonu” filmi için yaptığı “Earned It” şarkısı da bulunuyor. Albümdeki “Often” şarkısının başında Nükhet Duru‘nun “Ben Sana Vurgunum” adlı eserine ait olan “Seneler sürer her günüm/Yalnız gitmekten yorgunum” sözlerinin olduğu kısmın sample olarak kullanılması, dinleyenleri şaşırtan bir ayrıntıydı.

Gelelim The Weeknd’i tam anlamıyla “yıldız” yapan o meşhur “Starboy” albümüne. Önce albüme adını veren ve aynı zamanda 2016 yılının hit şarkılarından biri olan “Starboy”, daha sonra yine Daft Punk işbirliğiyle yapılan “I Feel It Coming”, The Weeknd’i zirveye taşıyan şarkılardan. Bu albümde Daft Punk dışında yine Lana Del Rey, Future, Kendrick Lamar gibi müzik dünyasının zirve isimleriyle çalışılması da albümün kalitesini arttıran etkenlerden biri olarak değerlendirilebilir. Sanatçının bu albüm ile “En İyi Çağdaş Urban Albüm” dalında Grammy Ödülü aldığını da söylemeden geçmeyelim.

2018 yapımlı Marvel filmi “Black Panther” için hazırlanan Kendrick Lamar yapımı “Black Panther The Album Music and Inspired By” projesinde “Pray For Me” ile yer alan The Weeknd’in en son imza attığı işi ise sanatçının son yıllardaki ruh durumunu yansıtan depresif albümü “My Dear Melancholy”.

Bu albümdeki “Call Out My Name” şarkısına çektiği karanlık klip ve şarkının hem isyan dolu olan hem de bir o kadar hüzünlü sözleri, The Weeknd’in iç dünyasını başarılı bir şekilde yansıtıyor.

Müzik hayatına tam gaz devam etmesini umduğumuz ve severek dinlediğimiz sanatçıyı sizin de keşfetmeniz için yazımızı en güzel The Weeknd şarkılarıyla sonlandırıyor ve keyifli dinlemeler diliyoruz.

 

 

 

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
62

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here