Öncelikle Japonya’da olmanın farklı bir dünyaya adım atmak olduğunu söylememiz gerek. Oradaki kültür, alıştığımız Amerika ya da Avrupa kültüründen oldukça farklı. En güzel yanı ise bu kültürlerin hiçbirinin birbirinden üstün olmaması. Sadece farklı bir kültür işte. Eğer anime izliyor ya da Japon kültürü ile ilgiliyseniz alışmanız çok zor olmayacaktır.

Kültürel ve toplumsal yaşama dair notlar

  • Tokyo’daki metro sistemi oldukça kolay. Her durağın hatlara göre rengi ve numarası oluyor. Renk ve sayıları takip ederek kolayca metronuzu bulabiliyorsunuz. Ayrıca Japonların kullandığı bir metro uygulaması da mevcut. Ama İngilizcesi var mı, onu bilemeyiz.
  • Japonya’da bahşiş bırakmak hoş karşılanmayan bir şey. Yemek konusundaki farklılıkları sadece bu da değil. Chopstickleri kullanmanın bile bazı kuralları var. Dolayısıyla gezinizden önce bu kuralları bir araştırmanızı tavsiye ediyoruz.
  • Japonya’da arabaların yolun sol tarafından kullanıldığını duymuşsunuzdur. Bu kural sadece arabalar için geçerli değil. Bisiklet kullanırken ya da yürürken de bu şekilde davranmanız gerekiyor.
  • Tokyo’da sokakta sigara içmek yasak. Sigara içmek için ayrılmış özel alanlar var. İnsanlar bu alanlarda sigara içebiliyorlar.

Peki nereleri gezmeli Tokyo’da?

Akihabara

Akihabara tam bir “geek/nerd” cenneti. Elektronik, anime/manga, oyunlar ve figürler üzerine bir semt olduğunu düşünün. İşte Akihabara tam olarak böyle bir yer. Akihabara’da kaçırılmaması gereken yerler ise şöyle:

  • Sega Binaları: Şehrin birçok yerinde Sega binaları bulunuyor. Evet; dükkanları değil, binaları. İçerisi ise bir arcade dünyası. Sizi çocukluğunuza döndüreceğine emin olabilirsiniz.
  • Maid Kafeler: Japonya’nın bence en enteresan şeylerinden biri maid (hizmetçi) kafeler. Bu kafeler şirinlik üzerine kurulmuş yapılar. O kadar şirin ki bazen kendinizi boğmak istiyorsunuz. Kafelerde şirin hizmetçi kostümünde garsonlar var. Hepsi ince ve şirin bir sesle konuşuyorlar. Yemek sipariş etmek için bile şirinlik yapmanız gerekiyor. Bir de sipariş verilen şeylere göre bazı aksiyonlar gerçekleşiyor. Müzik çalmaya başlıyor, herkes çocuk gibi şarkı söylüyor gibi. Çok farklı bir deneyim olduğundan denemenizi tavsiye ederiz. Ama sadece bir kere yapılabilecek bir şey. Daha fazlasına ciğer dayanmaz.
  • Gundam Café: Gundam adlı animeye adanmış bir kafe. Eğer ziyaret ederseniz mutlaka tuvalete girin ve üzerinde “Start Engine” yazan düğmeye basın.
  • Tokyo Anime Center: Tokyo’da Anime üzerine bir sergi olmasa şaşırırdık sanırım.
  • Mandarake: 8 katlı bir dükkan Mandarake. İçerisinde bir geek’in aradığı her şey var. Animelerden mangalara, eski oyuncaklardan figürlere her şeyi bulmak mümkün.
Shibuya
  • Shibuya Crossing: Hani şu filmlerde görülen, renkli ve kalabalık bir cadde var ya, işte Shibuya orası. Sürekli canlı olmayı başaran bir yer kendisi. Alışveriş yapmayı sevenler için bu civarlar şahane.
  • Harajuku: Harajuku Japonya’nın moda merkezi olarak adlandırılabilir. Harajuku modası denilen şirin ve çılgın tarza ilginiz varsa burayı mutlaka ziyaret etmelisiniz.
  • Meiji Shrine: Japonya’ya gelip de bir tapınak gezmemek olmaz. Burası konumu gereği en kolay ziyaret edebileceğiniz tapınaklardan. İmparator Meiji ve eşinin ruhlarına adanmış bu tapınağı gezerken aşırı hareketlerde bulunmamakta fayda var. Kutsal bir yapıda bulunulduğu unutulmamalı.
  • Kiddyland: Adından ötürü Hello Kitty’ye adanmış gibi gözükse de aslında Harry Potter’dan Star Wars’a her türlü figürü/hediyelik eşyayı bulabileceğiniz şahane bir dükkan kendisi. Turistik olduğundan azıcık pahalı tabii ki. Ancak hediye almak istiyorsanız burada çok seçeneğiniz var.
Diğer
  • Tokyo Imparatorluk Sarayı – Chiyoda: Bu sarayın en güzel yanı bahçesi. Bahar aylarında ziyaret edildiğinde pespembe açan ağaçları (cherry blossom) görmek mümkün.
  • Tsukiji Balık Pazarı – Ginza: Tokyo’nun günlük yaşamına bir göz atmak istiyorsanız buraya uğramanızı tavsiye ederiz. Pazarda dolaşırken ikram edilen yeni tatları deneyebilir ya da ucuza geleneksel çay seti gibi parçaları alabilirsiniz.
  • Tokyo Kulesi – Minato: Bir iletişim kulesi olarak inşa edilmeye başlanan Tokyo Kulesi, günümüzde Tokyo’nun simgelerinden biri olmuş durumda. Eiffel kulesinden ilham alınarak tasarlandığı düşünülen kule Tokyo’nun en uzun yapısı konumunda.