Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
63

Bazı filmleri tanımlayabilmek için güzelliğinden bahsederiz. Bazı filmler ise güzelliği tanımlar, güzellik onlara göre şekillenir, onlarla anlam bulur, onlarla yaşar ve bu filmlerin zirvesinde kocaman batık bir gemi yer alır.

Jack ve Rose’un efsanevi aşkını anlatan film, Titanic. Bu satırları okuyor olup da filmi izlemeyen sanırız ki yoktur. Film, dram-romantik türlerinde akıllara gelen ilk film ve şüphesiz bir başyapıttır. Yönetmen James Cameron ve ekibi, şu anda okyanusun derinliklerinde yatan Titanic’in gerçek atmosferini yansıtabilmek için elindeki tüm olanakları seferber etmiş. Mesela geminin halılarını temin eden şirketi, şirket battığı halde bulup halı ve dekorasyonları gerçeğe en yakın şekilde yaptırarak kullanmış. Ayrıca, Titanic filminin tarihin en yüksek bütçeli 3 filminden biri olduğunu belirtelim. Sonuç olarak, 1997 yapımı Titanic filmi o yıl içinde sayısız ödül kazanarak maddi-manevi tüm yatırımlarının karşılığını almıştı. Mükemmeliyetçi ve titiz kişiliğiyle tanınan yönetmen James Cameron  da o yıl Oscar’da tüm ödülleri toplamıştı.

Filmin konusundan bahsetmek gerekirse, dünyanın hatırlamak istemediği türden felaketlerden olan “Titanic faciası”, dev prodüksiyonların yönetmeni James Cameron tarafından çekilen görkemli bir film. Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. Titanic adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu “Düşler Gemisi”nin yolcuları arasında Avrupa’da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika’ya dönmekte olan Jack adlı genç bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia’ya giden Rose adlı genç bir kız da vardır. İki genç, şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın yakınlaşacaklardır. Bu sırada da doğa, insanoğlunun günden güne artan kibrine bir nokta koymayı planlamaktadır.

Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912’de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bularak hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır. İşte bizler de James Cameron’un, seyirciye bir zaman makinesiyle yolculuk ettiği hissini uyandıran, gerçeğe yakın filmden aklımıza kazınan replikleri sizin için derledik.

Keyifli okumalar.

“Sen sıcak yatağında yaşlı bir kadın olarak öleceksin Rose, şimdi değil, burada değil… Bana söz ver!”

“Bir bilet kazandım, Rose. Hayatım boyunca başıma gelen en güzel şeydi. Bana seni getirdi.”

“Müzikle birlikte boğulacağız, burası kesin 1. sınıf.”

“Bir kadının yüreği, sırlarla dolu bir okyanustur.”

“Bende resmi bile yok… O sadece hafızamda.”

“+Peki gerçekte nerede yaşıyorsunuz Bay Dawson?
-Evet şu anda adresim R.M.S. Titanic.
-Ondan sonra Tanrı’ya kalmış.
-Fakat Titanic için biletimi şanslı bir poker elinden kazandım çok şanslı bir elde.
+Ve siz bu köksüz hayattan tat alıyorsunuz?
-Evet madam demek istediğim ihtiyacım olan her şey yanı başımda, ciğerlerim için hava ve birkaç parça beyaz kağıt. Demek istediğim sabahları o gün ne olacağını bilmeden yataktan kalkmayı seviyorum ya da kimle görüşeceğimi nereye gideceğimi. Sadece önceki gece köprü altında uyurken şimdi burada dünyanın en büyük gemisinde siz saygın insanlarla şampanya içiyorum.”

“Tanrının kendisi bile bu gemiyi batıramaz.”

“Senin karın olmaktansa onun fahişesi olmayı yeğlerim.”

“Hiçbir şeyin yoksa, kaybedecek hiçbir şeyin yoktur.”

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
63

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here