Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanan, 1980 yapımı Stanley Kubrick filmi “The Shining”, şüphesiz hepimizin hafızalarında yer etmiştir. Bilindiği üzere film, kışı geçirmek için Overlook Oteli’ne gelen Torrance ailesinin, otelde daha önce yaşanmış olayların etkisi altında kalmalarını konu edinmektedir.

Aile babası ve bir yazar olan Jack Torrance’in (Jack Nicholson) değişimini, diğer bir ifade ile cinnetini nefeslerimiz kesilerek izlemiştik. Ancak filmdeki gerilim yalnız Jack’in sahneleri ile değil, gördüğümüz diğer imgelerle de canlı tutulmaktaydı.

Filmi izleyen herkesin hafızasında yer etmeyi başarmış bu sahneler, ABD’li rock müzik grubu 30 Seconds To Mars’ın The Kill klibinde tekrar hayat bulmuştur.

(The Kill, grubun 2005 yılında yayınladığı “A Beautiful Lie” albümünde yer alan ve belki de dünya çapında bilinirliğini pekiştiren, en kişisel parçasıdır.)

Klibin açılış sahnesinde gösterişli bir yapıyı görmekteyiz. Bu yerin, grup üyelerinin (Jared Leto, Shannon Leto, Tomo Miličević, Matt Wachter) kalacağı otel olduğu, akabinde izleyiciye sunulmaktadır.

Otelin atmosferi ve garipliği The Shining’de olduğu gibi son derece rahatsız edici bir his vermekte. Fakat klibin, filmle bağlantısını anladığımız belki de ilk somut örneği Tomo Miličević’in (gitar) kaykayla otel koridorunda dolaştığı sahnedir. Hatırlarsanız filmde Jack Torrance’in oğlu Danny, koridorda bisikleti ile dolaşmaktadır.

Ardından gelen sahnede ise; otelde bir haftanın geçtiği ve bu süre zarfında Jared Leto’nun (vokal, gitar) daktilo başında sürekli aynı cümleyi yazdığı görülmektedir: “This is who I really am.” (Bu cümle aynı zamanda şarkının içerisinde de yer almaktadır.)

Daktilo başında yazı yazılması ve tekrarlanan cümleler filmdeki sahnelerin birer aynasıdır. The Shining’de tekrarlanan söz ise şu şekildedir: “All work and no play makes Jack a dull boy”

Klipte, Shannon Leto’nun (davul), duştan çıkan kadın ile karşılaştığı sahnenin de çok tanıdık geleceğinden eminiz. Bunların yanı sıra Matt Wachter’ın (bas gitar) barda tek başına oturması, Tomo’nun bir kapı aralığından gördüğü tuhaf manzara da yine filmden özel olarak seçilmiş sahnelerin uyarlamasıdır.

Bütün grup üyeleri klibin sonuna doğru ikizleri ile karşılaşmaktadır. Bu durum, şarkının hikayesinden ileri gelmektedir. The Kill, kişinin kendisiyle olan ilişkisini anlatmaktadır. Jared Leto, şarkının “korkularınızla ve gerçekte kim olduğunuzla yüzleşmek ile ilgili” olduğunu ifade etmektedir. Zaten parçanın sözleri ve Leto’nun içimize işleyen vokalleri ile bu yüzleşmeyi sonuna kadar hissetmekteyiz. Özellikle “this is who I really am” kısmı geldiğinde, tıpkı Leto gibi bağıra çağıra, tüm benliğinize karşı çıkasınız gelir.

Bir filmin nasıl uyarlanabileceğini ders niteliğinde gözler önüne seren bu muhteşem klip, bizim de en sevdiklerimiz arasında yer almakta.