Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
15

Wachowski Kardeşlerin sinema tarihine adını kazıdığı muhteşem eseri The Matrix… Bildiğiniz üzere Matrix insanlar ve yapay zekâya sahip robotların savaşını anlatıyor. Morpheus’tan dinlediğimiz kadarıyla; güneş enerjisini kaybeden makineler, insanların vücudundaki ısıyı ve elektrik enerjisini hayatta kalmak için kullanıyor. İnsanları ise Matrix adında bir sanal gerçeklik programında sadece zihniyle var olmaya mahkum ediyorlar. Peki nasıl çıldırdı bu makineler? Bu sorunun cevabını Warner Bros’un yayınladığı “Animatrix” serisinde buluyoruz.

İnsanlık robotları icat etti, onları geliştirdi hatta onlara yapay zeka bile kazandırdı. İlk dönemlerde öğrenme yeteneğine sahip bu robotlar insanların hizmetçisi olarak çalışıyor, dünyayı öğrendikçe daha fazla iş yapabilir hâle geliyordu. İnsanların da işine geliyordu robotların, makinelerin yüklerini almaları. Her şey çok güzel gidiyordu, ta ki hizmetçi bir robot efendisini öldürene kadar… Bu olay; makineler için bir uyanış, yükseliş olmuştu. Hizmetkâr sahibine isyan etmiş, onu öldürmüştü. İnsanlık bunu büyük bir tehdit olarak gördü, artık bu öğrenebilen makineler düşmanlarıydı.

Bir robot kıyımı başladı. İnsanlar potansiyel düşmanlarını öldürüyor, öldürdükleri düşmanlarını ise denizlere döküyordu. Bu kıyımdan kaçmayı başarabilen makineler, Afrika’da kendilerine bir şehir kurdular. Burada üretim yapmaya, kendilerini geliştirip teknolojik anlamda devrimler yaratmaya başladılar. Çok kısa sürede şirketlerinin hisseleri tavan yaptı, insanlık öldürülmekten daha büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunu düşündü. Ekonomik üstünlüğü kaybetmek…

Dünyanın önde gelen ülkelerinin başkanları acil bir toplantı düzenledi, konu başlığı tabii ki de makinelerin yükselişini durdurmaktı. Makineler bu toplantıya sürpriz elçiler yolladı, barış içinde geldiklerini ve insanlarla birlikte yükselmek istediklerini söylediler. Bu durum insanların pek hoşuna gitmedi ve derhal gelen elçileri imha ettiler. Bu durum insanların hoşuna gitmedi. Toplantıdan çıkan karar; tüm dünyanın bir arada makinelere savaş ilan etmesi oldu.

İnsanlar açısından oldukça yıkıcı bir savaş süreciydi. Zira savaş makinelerine güç yetirmek ne insanın doğasınca ne de ekonomik anlamda mümkün değildi. Savaşın galibi çoktan belli olmuştu aslında. Ülke başkanları tekrar bir toplantı düzenledi. Geleceklerine karar vereceklerdi. Bir fikir çıktı toplantıdan. Robotların enerji kaynağı güneş ışığını yok edersek robotları da yok edebilirizdi bu fikir. Bu fikir kabul gördü, aynı gün birçok ülkeden atmosferi karartacak bombalar bırakan uçaklar yükseldi. İstedikleri olmuştu, dünya artık karanlıktı ama makinelerin pes etmeye pek niyeti yoktu.

Güneş enerjisini kaybeden makineler; çözümü insan bedeninde buldu. İnsanların bedenindeki ısı ve elektrik enerjisi bir füzyonla birleştirildiğinde makineler için pile dönüşüyordu. İnsanlar artık makinelerin avıydı ama makineler yine barışçıl bir yol seçti. İnsanlara bir anlaşma götürdü. Kendi bedenlerini teslim etmeleri karşılığında insanların zihnini Matrix adında bir sanal gerçeklik evreninde yaşatabileceklerini söyleyen bir anlaşma. İnsanlık pes etmişti, imzaladı anlaşmayı. Evet, insanları Matrix’e götüren yine insanlar olmuştu.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
15

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here