İlk bölümü geçtik! Bu yüzden bundan sonra spoiler serbest ilan ediyorum! Şimdi siz Star Wars severler ve ben baş başayız. Öyleyse biraz kurtlarımızı dökebiliriz. Star Wars severlerle The Mandalorian inceleme zamanı geldi. Güç bizimle kalsın!

The Mandalorian’ın, Star Wars fanlarını fazlasıyla tatmin ettiğini düşünüyorum. Çünkü bunca zamandır istediğimiz buydu. Fazla ve detaylı işlenmemiş, birsürü karakterin olduğu Star Wars filmlerinin haricinde, daha az karakteri daha fazla detayla işleyen güzel bir yapım görmek istiyorduk. Bunu da The Mandalorian’da fazlasıyla bulduk. O yüzden bu diziyi bölüm bölüm incelemek bizim için fazlaca keyifli olacak.

Küçük Yoda da Ne?

Yoda’nın türü bunca zaman Star Wars evreninde en az bilgiye sahip olduğumuz ırktı. Sanırım bu, diziyle biraz değişecek. Ufaklık Yoda’nın -bu çocuğa bir isim verilene kadar böyle hitap edeceğim- gücü kullanması çok dikkat çekici. Hele ki o Mudhorn’u kaldırdığı an bütün gücünü yardım etmek için tüketmesi kendisini bu bölümün kahramanı yaptı. Bakalım bu karakterin daha ne gibi bilmediğimiz yönleri ortaya çıkacak.

Kuiil, Sen İyi Bir Yardımcısın!

The Mandalorian hikayeleri ile büyümüş ve sonunda bir Mandalorian görüp, ona yardım etmiş bir adam… Bir çoğumuz küçüklüğümüzden kalma bir hayali bu adam gibi gerçekleştiremedik. Şaka bir yana, gerçekten ilk bölümden beri, kafasındaki Mando’dan, farklı bir Mando gördüğü için onu ana karakterimizi yoluna sokmaya yönelik tavırları çok eğlenceliydi.

Star Wars Episode V‘de ilk kez gördüğümüz, Onaught türüne mensup bu adam gerçekten de ana karakterimize çok yardım etti. Tüm karşılığı ise bir Mandalorian’a ev sahipliği etmiş olmaktı. Jawalar gibi vahşi hırsızları, anlaşmaya ikna etmiş olması takdire değer bir başarı.

Jawalar’dan Beklenen Hareket

Geçimlerini bu şekilde sağlıyorlar, tamam. Ancak sonunda biri bu minik hırsızları mantıklı bir anlaşmayla ikna etti. Çaldıkları malları bile takas karşılığında verecek kadar pis bir ırk. Yanında çocuğu olan bir adam, Mudhorn önüne atılır mı hiç? Sırf yumurtasını yemek için bir de. Ne desek boş. İflah olmaz kötüler! Ancak Mando’nun silahlarını bıraktırmadan onunla görüşemeyecek kadar da korkak bir ırk. Kötülerin cesareti olmaz!

Peki, Mando Bundan Sonra Ne Yapacak?

Bu konu benim kafama takıldı. 50 yaşında bir avı vardı, ancak o avın çocuk olması beklenen bir durum değildi. Kendisinin de hayatta kalmasını sağlayan bu çocuğu, götürüp ödül için teslim edecek mi? Yoksa bunu yapmamak için çabalayacak mı? Karakterimizi anlamak çok zor. Dinine silahını bırakmayacak kadar bağlı olan bu adam, ödül için bir çocuğu teslim edecek mi? Açıkçası bu karakterin ne yapacağını tahmin etmek zor. Tamam, çocuğu öldürmesin diye Suikast Droidi’ni vurdu. Peki bunu gerçekten çocuk olduğu için mi yaptı? Yoksa görevinin, bu çocuğu canlı teslim etmek olması yüzünden mi? Bakalım, dizi bize nasıl bir hikaye sunacak?

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here