Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
31

2019’un oyunları yavaş yavaş belli olurken, sizlere, 2014’te sadece 6 gün içinde tasarlanıp, oyun hayatına sunulan ve kısa hikayesiyle birlikte Cyberpunkjam ödülüne layık olmuş bir oyundan söz etmek isteriz. The Last Night, ütopik evreni ve sanat eseri niteliğindeki sahne görüntüleriyle adeta yeniden yaratılmış bir şekilde tekrardan karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

Oyunda hikayeyi besleyen birkaç mekana –1991 yılı Hong Kong’u gibi– , ilk oyuna ithafen, fazlasıyla flashback göreceğimizi düşünüyorum. Kaldı ki ana hikaye oldukça ileri bir tarihte geçiyor. Ama daha ilginci, oyunun şuan ki haline ulaşmasının ardında yatan öyküsü bunların çok daha ötesinde.

Oyunun İlk Çıkış Hikayesi

Oyunun yaratıcısı Tim Soret, The Last Night’ı diğer oyunlardan farklı kılmalarını sağlayacak unsurları, çocukken izledikleri filmler ve oynadıkları oyunlardan ilham alarak başardıklarını ve oyunun içinde de bu parçalardan oldukça fazlaca bulabileceğimizi söylemiş. Örnek vermek gerekirse; Cyberpunk türündeki en eski filmlerden olan 1982 yapımı Blade Runner (Soret’in favori filmi) ve Mamoru Oshii’nin ünlü animesi 1995 yapımı Ghost in the Shell, ki filmi de oldukça ses getirmişti, bu oyunun başlıca ilham kaynakları arasında yer alıyor.

Sonuç olarak, Tim Soret, minik bir ekiple birlikte 6 günde oluşturdukları oyunu insanlara sunduktan sonra, bir gün uyanmalarıyla birlikte 259 oyunu kapsayan Cyberpunkjam ödülünün sahibi olduklarını fark ederler. Tabii ki de medyanın gözle görülür etkisiyle birlikte daha fazla insanın ilgisini çekmeyi başarıyorlar ve insanlardan olumlu geri dönüşleri sayesinde büyük yapımcıların da dikkatlerini üzerine topluyorlar.

‘‘Eğer 6 günde böyle bir oyun çıkartabildiysek, daha fazla zaman içinde neler yapmayız ki?’’ -Tim Soret

Yeni uğraşlar yerine bu oyunu çok daha ileriye taşımak isteyen ekip, her şeylerini arkalarında bırakıp oyun işine odaklanırlar. Bunu yapmak için Paris’ten Londra’ya taşınıp yeni bir oyun stüdyosu kurarlar. Odd Tales.

The Last Night’ın yeni haline ulaşmasını sağlamak için yaptıkları ilk dövüş oyunu olan “Garou: Mark of the Wolves” ‘ın sahip olduğu estetiksel arka planlarından da oldukça yararlanmışlar. Ve oyunu hem nostaljik hem de modern bir havaya sahip olması için de 2D ve 3D görüntülerini birbirine harmanlamışlar.

Bütün bunlar olurken stüdyolarına destekler gecikmez. İlk desteği Xbox indie oyun programları ortağı ID@Xbox’tan, hemen ardından İngiliz hükümetine bağlı UK Game Fund’dan ve son olarak yeni bir yayımcı olan Raw Fury’dan alırlar. Ve en sonunda, bütün destekçileri sayesinde ilk gösterimlerini E3’e çıkartmayı başarırlar.

The Last Night, küçük bir fikirden büyük bir oluşuma gelebilmenin en büyük örnekleri arasında yer alırken birçok Indie oyun yapımcısının da hayallerini süsleyen bir geçmişe sahip. Dileriz yeni oluşumların yolları tıpkı bu küçük oyun stüdyosu gibi açılmaya devam eder ve biz de farklı tatları deneme şansına erişebiliriz.

Merak edenler için, oyunun 2014’te yayınlanmış olan ilk halini buradan oynayabilirsiniz.

Steam sayfasına ise buradan erişebilirsiniz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
31

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here