Martin Scorsese‘nin muhteşem bir anlatım diline sahip olan ve Türkiye’de Köstebek adıyla vizyona giren filmi The Departed‘ın incelemesi ile karşınızdayız! Scorsese’nin kurgu anlayışı, her filminde olduğu gibi bu filmde de anlatımın akıcılığını muazzam kılmıştır. Yönetmenin bu yapıtını diğerlerinden ayıran kilit nokta ise sinemanın efsane oyuncularından biri olan Jack Nicholson ile çalışılmasıdır. Jack Nicholson, başrolleri Matt Damon, Leonardo DiCaprio, Alec Baldwin, Martin Sheen ve Mark Wahlberg ile paylaşmaktadır. Filmin senaryosunu oluşturan kadroda ise William Monahan, Alan Mank ve Felix Chong gibi isimler yer almaktadır. (Alan Mank ve Felix Chong, The Departed’ın Çin versiyonun senaristleridir.)

Karakterler özelinde psikolojik devinimlere de değinmeyi ihmal etmeyen senaryo, duygusal yönden doyurucu olmayı başarmıştır. Filmin diyalogları, aksiyon mizansenleri ve müzikleri de oldukça ilham vericidir. Bu büyüleyici müziklerin bestecisi ise Yüzüklerin Efendisi serisi ile müzik dalında Oscar kazanmış Howard Shore‘dur. Ayrıca Çin yapımı Kirli İşler üçlemesinden uyarlanan film, bir yeniden çevrim olması nedeniyle de eleştirilerin hedefi hâline gelmiştir. Bu, Çin versiyonun da oldukça başarılı olmasından kaynaklıdır. Ancak The Departed, Martin Scorsese’ye ilk ve tek Oscar ödülünü kazandırarak, eleştirilerin haksızlığını ortaya koymuştur.

Filmin hikâyesi kısaca şöyle; Massachusetts Eyalet Polisi teşkilatı, Boston bölgesine hâkim mafya lideri Frank Costello‘nun (Jack Nicholson) bölgedeki egemenliğine son vermek için yanına bir casus yerleştirir. Fakat her şey karşılıklıdır. Aynı şekilde Frank Costello da polislikten mezun olan manevi oğlunu Eyalet Polisi’nin içine casusu olarak sokar.

Karşılıklı bir savaşa dönen hikâyede, şok edici aksiyonlara ve sonlara hazırlıklı olun ancak yine de sizi şaşırtmayı başaracağını unutmayın. Jack Nicholson’un canlandırdığı Frank Costella’nın “Senin yaşlarındayken derlerdi ki polis de olabilirmişiz, suçlu da. Bense şu an sana diyorum ki, suratına doğrultulmuş dolu bir silah varken, ne fark eder ki?” repliği ise aslında bütün filmi özetler niteliktedir. Polislerin içinde casus bir mafya, mafyanın içinde casus bir polis… Ancak ölüm ikisine de aynı mesafede. Yani Costella’nın dediği gibi, ne fark eder ki?

Film Martin Scorsese’nin, vazgeçilmez aktörü Robert De Niro ile artık yolunu ayırdığının ve yeni aktörünün Leonardo DiCaprio olacağının ilk sinyalini vermiştir. Genel olarak bütün oyuncuların performanslarının oldukça lezzetli ve etkileyici olduğunu belirtmek gerekir.

Film En İyi Yönetmen, En İyi Kurgu, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Film dallarında Oscar ödülüne layık görülmüştür. Ayrıca Mark Wahlberg, The Departed ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülüne aday gösterilmiştir. İlginç olan şudur ki, Wahlberg’ın canlandırdığı Diagnam karakteri orijinal hikâyede yer almamaktadır. Oscar dışında Altın Küre ile Bafta adaylıkları ve ödülleri bulunan film, IMDB TOP 250’de 44. sırada ve puanı ise 8,5’tir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here