Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!


Aranızda sıkı Beatles fanları varsa, mutlaka bu şehir efsanesini araştırmış ve delilleri şaşkınlıkla incelemiştir. Çünkü “Paul is dead” hakkında bugün bile birçok Beatles hayranı şaşkınlıkla, zaman zaman ürpertiyle söz eder.

60’ların sonlarına doğru patlak veren bu söylenti, başta birkaç üniversite öğrencisinin yayınladığı iddialardan ibaretken, bir anda tüm dünyada yankı buldu. Şarkı kayıtlarından ve albüm kapaklarından çıkarılan çarpıcı ipuçları öne sürüldü.

Teoriye göre 1966’da grubun basçısı Paul McCartney, bir akşam stüdyoda grup arkadaşlarına sinirlenir. Öfkeyle kendini dışarı atan Paul, o anki dalgınlıkla trafik ışıklarını görmez ve trafik kazasında ölür.
Grubun neredeyse her bestesinin altında imzası olan, John Lennon’la birlikte Beatles’ın beynini oluşturan Paul’un ölümü, diğer üyeleri ve yapım şirketini şoka sokmuştur. Masaya oturulur ve Beatles’ın yoluna nasıl devam edeceği hakkında uzun uzun konuşulur. Konuşmalar sonucunda Paul’un yerine bir benzerini alma fikri ortaya atılır ve kabul edilir.
Hemen bir seçme düzenlenir ve tıpkı Paul gibi solak bas çalabilen, müzik kulağı ve beste yeteneği oldukça üst düzeyde olan ve aynı sese sahip William Campbell adında birisi gruba dahil edilir. Fakat bunlar çok gizli yapılmıştır, çünkü Paul’un öldüğünü onlardan başka kimse bilmemelidir.
Bu ani ölümle yıkılan grup üyeleri ise kimseye anlatmadan, adeta göz yaşlarını içlerine akıtarak devam ederler. Daha sonra zaman geçer, ve bu acıyı yaptıkları işlerle dışa vurmak isterler. Bu sebeple bazı şarkılara küçük mesajlar gizleyerek, dinleyenlerine Paul’un öldüğünü ima ederler.
Bazı mesajlarsa, yalnızca şarkılar tersten çalındığında ortaya çıkmaktadır.

Paul McCartney solaktı. Görseldeki bir sağ gitar.

Şimdiye kadar okuduklarınızdan sonra gerçekten de Beatles’ın çok kısa bir sürede Paul’a ayırt edilemeyecek kadar benzeyen, onun gibi solak bas çalan, yine ayırt edilemeyecek ölçüde ses benzerliği olan birini gizlice gruba dahil edebilmesi inandırıcı gelmiyor elbette.

Yine de o yıllarda insanlar öyle bazı deliller öne sürmüş ki, başlarda herkes gibi “Ulan acaba…” diye düşünmedik değil.

Şimdi o ipuçlarından bazılarına bakalım:

1.“I buried Paul”

1967 çıkışlı bir Beatles klasiği olan “Strawberry Fields Forever”ın sonunu dikkatle dinlediğinizde John Lennon’ın “I buried Paul” (Paul’u gömdüm) dediğini duyabilirsiniz.
Fakat kendisi bu dedikodulara son vermek amacıyla, o kısımda “cranberry sauce” dediğini söylemiştir.
Belki de “I’m very tall”, kim bilir?

2. Abbey Road albüm kapağının anlamı ve “28 IF”


Paul McCartney’nin ayaklarının çıplak olması Hint kültüründe ölümü simgelemekteymiş. Ringo’nun cenazeci gibi giyinmiş olması, John’un beyazlar içinde olması da diğer detaylar.

Görseli yakınlaştırıp soldaki aracın plakasına bakarsanız “28 IF” yazdığını göreceksiniz. Bazılarına göre bunun anlamı şu: “Paul eğer ölmeseydi, bugün 28 olacaktı.”

Görsel 1969 yılına ait; aslında 28 değil, 27 olacaktı.

3. “Paul is a dead man, miss him!”

“I’m So Tired” isimli şarkı, 1968 tarihli efsanevi White Album’da bulunan güzel bir Beatles şarkısı. Fakat bu şarkının sonunda olanlar sıra dışı. Daha doğrusu, bir şey anlamak mümkün değil. Çünkü John Lennon, cümleleri tersten kaydetmiş.
Şarkıyı ters çevirip dinlediğinizde John Lennon’ın “Paul is a dead man, miss him, miss him, miss him.” (Paul ölü bir adam, onu özlüyoruz, özlüyoruz, özlüyoruz) dediğini duyabilirsiniz.

https://vimeo.com/37414519

4. Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band albüm kapağındaki ipuçları

Bu albümün Beatles’ın en iyi albümü olduğu konusunda birçok dinleyici hemfikir. Çok sayıda ünlünün fotoğraflarının bulunduğu albüm kapağı da oldukça farklı ve güzel.
Ve iddialara göre bu görselde birden çok ipucu var.

Çiçeklerle yazılmış “Beatles” yazısının altında yine çiçeklerle bir bas gitar yapılmış. Ayrıca ilk bakışta orada “Paul” yazdığını da görebilirsiniz. Yine buradaki bas gitar 4 yerine 3 telli; bu da artık bir kişi eksik olduklarını ifade ediyor.
Kapakta yine bir cenaze konsepti olduğu göze çarpıyor. Beatles üyelerinin genç hallerinin üzgün yüz ifadeleriyle mezara baktığı görülüyor.
Ortasında “Lonely Hearts” yazan davula tam ortasından bir ayna tutulduğunda ise ölüm tarihi ve “HE DIE” yazısı görülebilir.

Bir başka örnek: “A Day In The Life” isimli parçada Paul’un ölümünün anlatıldığına inanılır. (Parça aynı zamanda harika bir John Lennon klasiğidir, dinlemeye değer.)

Kimileri, bunları bizzat Beatles’ın ve şirketin ticari kaygılar güderek sansasyon yaratmak amacıyla ortaya attığını öne sürerken; bunun zorlama ve komik bir söylenti olduğunu düşünenler de var.

Ve tabii, hala inananlar da var!

Bunlar, yüzlerce iddiadan yalnızca birkaçıydı. Keyifle araştırabileceğiniz ve derinine inebileceğiniz bir konu olduğu kesin.
1969 yılında Paul McCartney, Life dergisine verdiği “Paul is still with us” başlıklı röportajda iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu ifade etti.

1993 yılında Paul McCartney, konser albümü “Paul Is Live”ı yayınlayarak bir zamanların fenomenini alaycı bir şekilde ele almıştı.

Eğer Paul gerçekten öldüyse bile Let It Be, Sgt. Pepper, Hey Jude, Helter Skelter, Blackbird, Junk, Here Today ve daha sayısız birçok hit şarkıya imza atan; 70 küsür yaşında hala sapasağlam konserler veren yeni “Paul” da McCartney kadar başarılı!

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here