Bu yazımızda, Infinity War‘da düşman olarak karşımıza çıkan ve evrendeki canlıların yarısını toz dumana çeviren Thanos‘un, Sonsuzluk Taşları’nı ele geçirmek için ödediği bedelleri ele alacağız ama ondan önce Thanos’u daha iyi anlayabilmenizi sağlayacağız.

Thanos hakkında unutmamanız gereken ilk şey şu: Thanos diğer süper kötüler gibi değil. Sauron gibi şeytani değil, Joker gibi acımasız değil ya da Voldemort gibi kalpsiz değil. Thanos’un bir kalbi var, bu nedenledir ki onun motivasyonu da, diğerleri gibi değil. Yani o, Ultron gibi insan ırkının soyunu tüketmek istemiyor ya da Grindelwald gibi dünya egemenliğinin peşinde değil. O, yaptıklarını canlıların iyiliği için yapıyor. Kendi çarpık dünya görüşünde, o bir kahraman.

Thanos’un kalbi var demiştik. Eğer buna inanmıyorsanız, Thanos’un, Gamora‘nın ailesini ve insanlarını öldürdüğü sahneyi hatırlayın. O, her süper kötünün yaptığı gibi, Gamora’nın gözü önünde, tüm insanlarını ve ailesini katletmedi. Gamora’nın görmesine ve etkilenmesine izin vermedi.

Ecnebilerin “For the greater good” diye biri lafı vardır. Çoğunluğun iyiliği için yapılan hareketleri haklı çıkarmak için kullanılır. İşte bu tam da Thanos’u özetleyen bir laftır. Yaptığı şeyin, bir bedeli oldu. Ki bunu filmde kainatın yarısını yok ettikten sonra, küçük Gamora ile yaptığı sohbette de, kendisi de kabul ediyor. Hatırlamayanlar için hemen diyaloğu veriyoruz.

+Yaptın mı?

Evet

+Peki neye mal oldu?

Her şeye…

Peki Thanos’un evrenin yarısını yok etmekte ki motivasyonu neydi? Hatırlayanlar vardır, Titan‘da (Thanos’un gezegeni), popülasyon git gide artıyordu ve insanlar açlıktan ölüyordu. Thanos bir çözüm sundu. Tüm gezegen ve içindeki herkes yok olmadan önce, popülasyonun yarısını yok etmek. Böylece gezegen biraz olsun rahatlayacak ve ömrü uzayacaktı. Lakin kimse onu dinlemedi, alay konusu oldu ve “Deli Titan” lakabıyla dışlandı. Sonunda ne oldu dersiniz? Thanos hariç, Titan’daki tüm yaşam yok oldu… Thanos, türünün son örneği… Dolayısıyla Thanos, bir daha hiçbir ırkın başına bu durumun gelmesini istemedi ve bu sefer kendini dinletmeye karar verdi. İnsanlar istese de istemese de, o haklıydı. Çünkü kendisinin dinlenmediği zaman, gezegenine ne olduğunu gördü ve bunu yapabilecek cesarete sahip olan tek kişi olduğunu da fark etti. Bu onun göreviydi, bu onun yaratılış amacıydı! İstediği için yapmadı, mecbur olduğu için yaptı! Thanos, kendi bakış açısıyla gerçek bir kahraman. Tüm ırkların kurtarıcısı. Evrenin devam etmesini sağlayan kişi!

Infinity War’da, nihai fedakarlığı yapan Avengers takımı değil, Thanos’dur. Lakin bunun, ona bir bedeli oldu. Tahmin ettiğinden de büyük ve acı bir bedel. Belki de görevine o kadar odaklıydı ki neler olabileceğini, neleri kaybedebileceğini hesaplamadı. Sadece yaptı. Peki neydi bu bedeller?

1. İlki yolculuğun kendisi. Bazen yol, varış noktasından daha heyecanlıdır. Galaksinin bir köşesinden, diğerine çocukları ile birlikte gitmek. Görevini tamamlamaya çalışmak. Taşları aramak. Şimdi amacına ulaştığına göre ne olacak? Gerçekten bunca yaşanmışlıktan sonra zırhını bir kenara asıp, sakin bir yaşamı yaşayabilecek mi dersiniz?

2. İkinci olarak Thanos varoluş amacını kaybetti. Size demiştik, Thanos, galaksiyi kurtarmayı varoluşunun nedeni olarak görüyordu. Bu, onun hayatta kalma sebebiydi. Çekirdek dürtüsü. Şimdi görevi tamamlandığına göre, hayatta amaçsız ve sevdiği herkesi kaybetmiş bir Thanos var demektir.

3. Çocuklarını kaybetti. Her ne kadar, hiçbiri Gamora gibi olmasa da hepsi onun yancılarıydı. Onun evlatları. Onun için her şeyi yapmaya hazır bir grup insan.

Mesela, onu hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmamış olan Ebony Maw. Ki filmde hatırlayın, Dr. Strange’den Ebony’nin öldüğünü öğrendiğinde, “Bugünün bedelli gittikçe artıyor.” demişti. Ebony’i, sevsin ya da sevmesin onu kaybetmek istemiyordu. Sonuçta Ebony, onun sadık hizmetkârıydı. Onun çocuğuydu. Eminiz ki diğer çocukları içinde benzerini hissetmiştir. Hiçbirini, Dünya’ya ölmeleri için yollamadı. Hiçbirini kaybetmek istemedi.

Keza Nebula, her ne kadar Thanos’tan nefret etse de, bunun sebebi Thanos’un kainatın yarısını yok etmek istemesiydi. Bu amaç, ona bir kızına mal oldu. Amacına ulaşmak için kızının sevgisini kaybetti.

4. En bariz olanı ise Gamora. Bu evrende, Thanos’un, en çok sevdiği şey. Thanos, görevini tamamlamak için bu hayatta en çok sevdiği şeyi yitirdi. Hem de diğer çocukları gibi, başkalarının elinde canını yitirmedi Gamora, Thanos’un kendisi yaptı bunu. Kızını, her şeyden çok sevdiği şeyi, öldürdü ve bu hayatında yaptığı en zor seçimdi.

“Gamora’yı öldürdüyse onu dediği kadar sevmiyordur.” diyenlere cevabımız şu: A) Eğer Gamora’yı her şeyden çok sevmiyor olsaydı, “Ruh Taşı” kendini Thanos’a göstermezdi. B) Unutmayın, bu görev, Thanos’un yaşam amacı. İstediği için yaptığı bir şey değildi. Zorundalıktı. Yapmak zorundaydı. Gamora’yı öldürmek zorundaydı. Hatırlayın, Mantis, Thanos’u etkisi altına aldığında onun acı çektiğini, büyük bir kaybı yaşadığını ve yas tuttuğunu söylemişti.

Emin olun Gamora’da onu seviyordu. Babasını seviyordu, sadece yaptığı şeyleri sevmiyordu. Tipik bir baba kız ilişkisi var aslında aralarında. Hiçbir kız, babası ile muhteşem anlaşamaz. Ama onsuz da yaşayamaz. Zaten bundandır ki Knowhere’de, Gerçeklik Taşı’nın etkisi altındayken, Gamora, babasını öldürdüğünü sandığında yere çöküp ağladı. Rahatlamadan ya da sonunda yaptım düşüncesinden değil. Acıdan.

  • Yani anlayacağınız, Thanos yapması gerekeni yaptı. Görevini tamamladı lakin hiçbir şeyi kazanmadı. Çünkü, her şeyini kaybetmişti bile…

 

Comments are closed.