Bilimsel adı KüblerRoss Modeli olan ve halk arasında daha çok Yasın 5 Aşaması olarak bilinen, insanların bir acı olay sonrasında veya acı bir haberi almanın akabinde, onu kabullenişinin psikolojik aşamalarını ifade eder ve her evrede geçirilen süreler insandan insanda farklılık gösterse de, evrelerin sırası genelde pek değişmez. Peki nedir bu evreler? İnkar, Öfke, Pazarlık, Depresyon ve Kabulleniş.

Bunun Tepedeki Ev dizisi ile bağlantısı ne derseniz, dizideki Crain Kardeşler’den her biri, bahsettiğimiz aşamalardan birinde sıkışmış haldedir. 5 aşama ve 5 çocuk: Steven, Shirley, Theo, Luke ve Nell. Çocukların doğum sıralamaları bile aşamaların sırası ile doğru orantılıdır. Ama nasıl mı? Hadi hep beraber bunu aydınlatalım. İzlemeyenler için uyarı, içerik spoilerdan oluşmaktadır.

1. İnkar – Steven

Bu aşamada acı olayı yaşayan ya da haberi alan kişi öncelikle bu durumu inkar eder, asla kabullenmez, kendine yakıştıramaz. Kişiden kişiye gider ve bu olayın doğru olmadığına kendini inandırır. örneğin bu durum bir hastalıksa doktor doktor dolaşır.

Steven evin en büyük çocuğudur ve ilk başta kendi kardeşlerinin daha sonrasında ise tanımadığı insanların yaşadığı doğa üstü deneyimleri toplayıp kağıda dökerek bir yazar olmuştur. Lakin yazdığı tek kelimeye bile inanmaz. Hatta kardeşleri ve babası, ona yaşadıkları doğa üstü deneyimleri, gördükleri hayaletleri anlattığında, onlara hiçbir şekilde inanmaz. Alay konusu yapar.

Annesinin akli dengesinin yerinde olmadığına ve babasının da delirdiğine inanır. Hatta genetik olarak geçtiğine inandığı bu akli denge hastalığına o kadar inanır ki, çocuk yapmaktan bile kaçınır. Keza kardeşi Luke ile Nell’in problemlerinin nedenini geçin, varlığına bile inanmaz.

İlk bölümün sonunda Nell’in hayaletini görmesine rağmen bile buna inanmaz, inkar eder. Daha sonraki bölümlerde ise babası tarafından, büyüdüğü evde gördüğü sandığı kişilerin aslında var olmadığının kendisine söylenmesi üzerine durumun yavaştan farkına varır. Son bölümde ise, eski evlerine döndükten sonra yaşadıkları ve gördükleri şeylerden ile birlikte artık inkar etmeyi bir kenara bırakır ve ancak o zaman özgür olur.

2. Öfke – Shirley

Bu aşamada artık durum ortadadır, örneğin tanı konmuştur ve kişi artık her şeye kızgındır. “Neden o kadar insan varken bu illet beni buldu!” , “İlk gittiğim kişi neden anlamadı bende ne olduğunu!” gibi isyanlara başlar.

Shirley, Steven’dan sonra evin en büyük kardeşidir. Tepedeki evde yaşanan olayların bir kısmının farkında ve bilincindedir. İnkar aşamasını atlatmış lakin çocukluğundan beri öfkede takılı kalmıştır. Bununda asıl sebebi çevresinde olan biteni aslında tam olarak anlayamamasıdır.

Kendisi en başta babasının, annesini evde bırakarak kaçmasına içerlemiş ve kızgınlığı ömrü boyunca devam etmiştir. Devamında ise Steven’ın ailenin trajedisini bir kitap yaparak dünyaya duyurmasına ve ailesini rezil etmesine kızmış ve bu nedenle kardeşi ile bir daha görüşmemiştir.

Luke’un bağımlı olmasına ve Nell’in problemleri ile kimsenin ilgilenmemesine ve yardımcı olmamasına kızgındır. Hatta Nell’in ölümüne o kadar kızmıştır ki, annesinin ölümünden sonra bunu onlara nasıl yaptığını düşündükçe kızgınlığı artar.

Shirley maalesef empati ve merhamet yerine hayatının çoğunu ailesine ve başına gelenlere kızgın olarak harcamıştır. Ta ki son bölümde olanların tam olarak farkına varana dek. Böylece Shirley de kabulleniş aşamasına geçmiş olur.

3. Pazarlık – Theo

Sinir aşaması geçtikten sonra kişi inandığı varlıkla veya kendiyle pazarlık yapmaya başlar. İnsanlardan soğur, hafif bir içe kapanma yaşar.

Theo aslında çocukluğunda beri hep grubun dışında olan yalnız insandır. Birine dokunduğunda onun hissettiği her şeyi hissedebilme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle kendini insan temasına kapatır. Hem fiziksel hem de duygusal olarak. Ama aslında istediği tek şey insanlara bağlanabilmektir. Büyüdüğünde de bu durum değişmez.

Theo etrafına hep duygusal duvarlar örer, böylece kendini ailesinden ve onların ‘deliliğinden’ korumaya çalışır. Steven’ın aksine ömrünü sorulara cevaplar arayarak geçirir. Aynı zamanda Shirley’nin aksine hayatı kızgın olarak yaşamayı da reddeder. Lakin aslında tek istediği, tek ihtiyacı olan şey birinin o duvarları aşabilmesidir.

Klasik bir arada kalmışlık vardır Theo’da. Ortanca çocuk klasiği. Dizinin son bölümünde her şeyin tam olarak farkına varır ve kendi elleriyle ördüğü tüm duvarlarını yıkar, böylece kabulleniş aşamasına geçmiş olur.

4. Depresyon – Luke

Buradan sonra her şey ortadadır, yapılacak bir şey kalmaz ve kişide bunalımlı günler, içe kapanma, hayata küsme, normalde yapılan günlük aktivitelerin zevk vermemesi, ölümden korkma gibi duygular baş gösterir. Bu evreden çıkma nispeten zordur. Çevrenin yardımı önemlidir.

Luke gerçekten trajik bir karakter. Keza aşaması da en bariz olan karakter. Çocukluğunda neler gördüğünün ve neler yaşadığının tam olarak farkındadır ama maalesef ailesinden veya çevresinden kimse ona inanmaz ve hep alay konusu olur.

Bu nedenle de acısını ve depresifliğini unutabilmek için uyuşturucuya başvurur. Çevresinden kimse onun yanında olmaz, tek başına tüm sorunlarla boğuşur ve ne yazık ki çoğunlukla kaybeder. Demiştik size çevre önemli bir etmen diye.

Son bölümde yaşadıklarından sonra ise o da kabulleniş aşamasına gelir ve dizinin sonunda 2 yıldır ayık ve temiz olduğunu görürüz.

5. Kabulleniş – Nell

Kişi artık her şeyi kabullenir, hayata daha pozitif bakmaya başlar.

Nell ömrü boyunca geçmişin ve geleceğin hayaletleri tarafından avlanır. Büyüdüğünde bile travmaları hiç değişmez. Ta ki geçmişi ile yüzleşene dek. Eve tekrar gitmesi ile tüm yaşananların farkında varır. Olacakları hiçbir zaman, hiçbir şekilde değiştiremeyeceğini kabullenir ve huzura kavuşur.

Peki Nell madem huzura kavuştu neden öldü diye düşünen olursa bu 5 aşama genelde ölümcül bir hastalığa yakalanan kişilerde görülür. Adı üstünde ölümcül hastalık, sonunda ölüm var. Kabulleniş aşamasından sonra ölüm geliyor.

  • İşte öyle, klasik bir korku-gerilim filminden çok daha fazlası Tepedeki Ev. Psikolojik bir şaheser. Bu aşamaları kişilerin karakterine oturmak kolay olmasa gerek. Herkese diziyi en kısa sürede izlemelerini öneriyoruz.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here