Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
123

Bir amaca ulaşmayı denerken her yolu denediğimizi zannedip bıraktıktan sonra bir anda oluverdiğine tanıklık ettiğimiz çokça olmuştur. Veyahut (bir noktada ne kadar biraz sonra bahsedeceğim felsefeden uzak olsa da aslında onunla ilgili olan) bir şey hakkında çok düşündükten sonra onun olduğuna da yine aynı şekilde çok fazla tanıklık etmişizdir eminim. Birçoklarımız bu noktada ulvi bir etken veya bünyevi bir durum olduğunu zannederken 5. yy’da Çinli bir düşünür olan Lao Tzu yaşadığımız bütün bu olayları da bir anlamda içerisinde barındıran “Wu Wei” adlı bir felsefe ortaya attı. Spesifik olarak yukarıda söylediğimiz durumlardan bahsetmiyordu elbette Lao Tzu, fakat hayatta her şeyin harmoni içerisinde, kendisi gerçekleştiği mesajını veriyordu. Bazen çok defa deneyip yapamadığımız bir şeyin illa gerçekleşmesi de demek değildir bu. Aslında bazen durmak, doğal sürece teslim olmak gerekliliğinin altını çiziyor Lao Tzu. Eğer bunun pasifist bir tutum olduğunu ve her şeyi bırakıp yan yatmak demek olduğunu düşünüyorsanız, bu noktada fena bir şekilde yanıldığınızı söylemeden edemeyeceğiz. Çünkü bahsettiğimiz şey hiçbir şey yapmadan durarak beklemek ve hayatımızı böyle geçirmek demek değildir. Zihnimizi kapatmak, hiçbir şey düşünmemek demek, hiç değildir. Özünde “Wu Wei” verdiğimiz zihin örneği üzerinden düşünürsek, zihnin işleyişine müdahale etmeden, doğru kararları bulmak için onu zorlamamayı öğütler.

“Wu” Çince’de olumsuzluk anlamı veren bir ektir. Olmamak, bulunmamak anlamına gelir. “Wei” ise eylem, zorlama, harekete geçme demektir. İngilizcede “action through inaction” şeklinde geçen bu tabiri Türkçe’ye çevirirsek “eylem yoluyla eylemsizlik”, daha bilimsel tabirle “çabasız eylem” anlamlarının çıktığını görürüz. Çevirisine aldanıp öğretinin bize tembelliği, kaderciliği öğütlediğini düşünmeyin hemen. Çünkü aslında o bize yaşamın akışı ile uyum içinde olmayı, hayatın doğal ahengine güvenmeyi öğütler. Hem eylemsizliğin tembellik olması fikrinin bize garip gelmesi de tamamen hayatımızın düzeninden kaynaklanan bir yanılgı bile olabilir. Çünkü aslında burada kimilerine göre tembellik olan davranış aslında hiçbir şeyi zorlamamak demektir. Kendiliğinden, çabasızca, oluruna bırakarak kolay olanın doğru olduğu ve her durumu kabul şeklinde ortaya çıkar ve aslında eylemsizlik eylemin ta kendisi haline gelir. Herhangi bir zanaat ustasının eylemi tipik olarak bu duruma örnektir. Usta, sanatını zorlamadan ve çabalamadan uygulayabildiği noktada ustadır. Acemi ise sonuca ulaşmak için uğraştığı ve çabaladığı sürece acemi olarak kalır.

“Wu Wei” zihinsel anlamda oldukça derin bir öğretidir. Zihnin yokluğundan bahseder bize ve bu doğrultuda “Sezgisel bir şekilde, sonuç için endişelenmeden, düşünmeden hareket etme kendiliğinden uyumu doğurur.” der. Bunu bir bisiklet örneğinden kavramaya çalışırsak şöyle düşünebiliriz: Bisiklet sürmek çabasız bir eylemdir. Yani bisiklet sürenler bilirler ki bisikleti düşünerek kullanamazsınız. Öyle kullanırsınız işte ve düşünmeye başladığınız anda hata yaparsınız. Yani bisiklet yalnızca kullanılır, kullanılmaya çalışılmaz. “Wu Wei” de bunu söyler işte bize: Bir şey için çabalama, ol. Uğraş ve gerginlik içerisinde sürdüğümüz yaşamlarımızda çoğu zaman mutlu değilizdir ve yaptığımız birçok eylemi mutluluğa ulaşmak için yaptığımızı zannederken aslında her seferinde ondan adım adım uzaklaşmaktayızdır. Aslında mutluluk basit, kolay olandır ve biz ne kadar kolay olandan uzaklaşırsak mutluluk verenden de o kadar uzaklaşıyoruz demektir bu.

“Wu Wei” öğretisinin en büyük örneği tabi ki doğadır. Doğa’da her şey birbiriyle uyum içerisindedir. Hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve diğer bütün canlılar doğanın sonsuz döngüsü içerisinde dönüp durmaktadır. Ne zaman ki toprağı ekersiniz veya ondan daha çok faydalanmak istersiniz. İşte o zaman doğa orijinalliğini kaybeder. Yani özünden uzaklaşır. Ona müdahale etmeden var olacağına inanmadığımız bu günlerde aslında kendi varoluşumuzdan da ne kadar uzaklaştığımızı anlamışsınızdır eminim. Bizler de bu doğanın bir parçasıyız ve öyle kalmalıyız ona müdahale ederken aslında kendimize de karıştığımızın farkında olmalıyız. Yalnızca doğanın uyumuna dahil olmalıyız ve eminim böylece mutluluğa ve kendimize ulaşacağız.

KAYNAK:1, 2, 3, 4

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
123

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here